15 Temmuz: Bir gecede bin yıllık mücadelenin tarihidir. O gece yaşanan mucize neydi? Ve sadece on yılda, Türkiye nasıl bir dünya gücü oldu?

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 15/07/2026, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
15 Temmuz: Bir gecede bin yıllık mücadelenin tarihidir. O gece yaşanan mucize neydi? Ve sadece on yılda, Türkiye nasıl bir dünya gücü oldu?
On yıl önce bugün,
15 Temmuz
’da, Türkiye siyasi tarihinin
en ağır saldırısı
yaşandı.
Tarih yapıcı
milletimiz, Anadolu’daki
bin yıl
ı boyunca hiç tanık olmadığı,
en alçak ihanet örneği
ile yüzleşti.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kullanılarak ülkemize açık bir saldırı yapıldı. Elli yıl boyunca Batılı istihbarat teşkilatları tarafından korunan, beslenen, devlet içine yerleştirilen, dünya genelinde örgütlenen bir yapı, bir terör örgütü, Türkiye Cumhuriyeti’ni rehin almaya, ülkemize diz çöktürmeye çalıştı. Milletin ve devletin imkanları kullanılarak milleti, ülkeyi ve devleti yok etmeye çalıştı.


HEDEFLERİ İÇ SAVAŞTI. TÜRKİYE KÜÇÜLECEKTİ!

Etki altına aldığı her Anadolu çocuğunu bir vatan hainine dönüştüren FETÖ’yü sahaya süren güçler, PKK ve diğer terör örgütleri ve diğer ihanet çetelerini işgal girişimi için harekete geçirmişti. Hedef; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirip, devleti işlemez hale getirmek, ardından milleti birbirine kırdırmak ve Türkiye’yi küçültmekti.

Aslında Türkiye darbe görünümlü işgal ve iç savaş senaryosu ile yüz yüzeydi. Siyasi tarihinde sayısız savaşlar ve mücadeleler yaşamış, bütün iklimlerde iz bırakmış milletimiz, Birinci Dünya Savaşı’na Osmanlı’nın parçalanması gibi bir yok oluşa mahkûm edilmek istendi.

Suriyeleştirme süreci başlatılıyor, FETÖ üzerinden “Türkiye cephesi” açılıyordu.


SUİKAST, İNFAZ, TOPLAMA KAMPLARI PLANLANMIŞTI.

Tanklar kışlalardan çıkmış, ordu içindeki vatan hainleri sokaklara salınmış, köprüler tutulmuş, ülkenin Cumhurbaşkanı için suikastçılar gönderilmiş, binlerce kişilik infaz listeleri hazırlanmış, on binlerce insan için toplama kampları belirlenmişti. Milletin Meclisi bombalanmış, sivil insanlar tanklarla ezilmiş, sokakta insanlar kurşun yağmuruna tutulmuş, bir katliam başlatılmıştı.


AMA BİR MUCİZE BAŞLADI.

Ama onların hesap edemediği, efendilerinin hesap edemediği bir mucize gerçekleşti. Milletimiz birkaç saat içinde, büyük bir öfke ile vatan ekseninde birleşti. Türkiye’nin her köşesinde yüz binler sokaklara aktı. Kitleler tanklara, kurşunlara karşı yürüyordu. Dünya tarihinin görmediği bir coşku, cesaret örneği sergileniyordu.

Yaşlılar, gençler, kadınlar, yürekleri sağlam insanlar tarihi değiştiriyor, hayatlarında silah görmemiş insanlar kurşunlara meydan okuyordu. Haçlı Savaşları’ndan bu yana, mücadele geleneği ile tarih yapan milletimiz, Çanakkale ruhu ile yeniden ayağa kalkmıştı.


BİR DEVRİM YAŞANIYORDU VE İŞGALCİLER ŞOKTAYDI.

Darbeciler de onları yöneten küresel efendileri de çokuluslu müdahaleyi planlayanlar da şoktaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla milyonlar Türkiye’nin kaderine el koydu. Darbe ve işgale karşı bir devrim gerçekleşiyor, dünya tarihinde tanık olunmayan bir destan yazılıyordu.

O gece, yüzyılın mücadelesi birkaç saate sığdırıldı, küresel güç haritaları altüst oldu. O gece şehit olan, gazi olan, sakat kalan, yetim kalan, dua eden, öfkesini sokaklara taşıyan, cümlelere taşıyan, Allah’ın kalplerine müjdeler indirdiği, korkuyu unutturduğu herkes bu ülke için, bu millet için kutsaldı.

O gece bütün Türkiye’de; selalarla kendine gelen, ezanla dirilen, dualarla korunan bir millet vardı. O gece, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük saldırı geri püskürtüldü.


SON KALE DİRENDİ, SAPASAĞLAM KALDI.

Bu yüzden 15 Temmuz, Yeni Türkiye’nin, Büyük Türkiye’nin kuruluş tarihidir. Vesayetin olmadığı, kendi yolunu çizen, kendi geleceğini kuran, bir daha bileği bükülemeyecek olan ülkenin kuruluş ilanıdır. Bizim için “Son İstiklal Savaşı”dır. Son cephenin kazanılmasıdır, 21. yüzyılın zaferler sayfasının açılmasıdır. Son Kale, bütün gücüyle sapasağlam olduğunu göstermiştir.


Peki Türkiye imha edilecekken küresel güce nasıl dönüştü? Ve bizler bu “büyük tarih sıçraması”nı ne kadar algılayabildik?

O gece, Osmanlı tarihi dahil, bilinen Anadolu isyanlarının çok daha ötesinde bir şey gerçekleşiyor, 21. yüzyılın eşiğinde Anadolu’yu parçalayıp Türkiye’yi küçültme senaryosu uygulanıyordu.

Bu bir imha saldırısıydı. Türkiye’nin önüne açılan büyük güç alanı fark edilmiş, bu boşluk doldurulmadan önce harekete geçilmiş, Anadolu ve coğrafyanın bu yüzyıldaki tarihine müdahale ediliyordu.


BU BİR “DARBE” GİRİŞİMİ DEĞİLDİ!

Milletler tarihinde örneği az görülen, bizim sadece bin yıllık Anadolu tarihinde bile örneğine tanık olmadığımız bir vatana ihanet örneği, Türkiye’nin bütün düşmanları ile ortak bir saldırı halinde gerçekleşiyordu.

Mimarları ve içerideki ortakları aslında bir Türkiye ve coğrafya tasarımı planlamış, bunun içi de önce Türkiye’yi devreden çıkarmanın şart olduğunu biliyor ve ona göre hareket ediyordu.

Bu bir darbe girişimi değildi. Bu, Türkiye’de daha önce yaşadığımız darbe girişimlerinin hiçbiriyle aynı değildi.


DEVLET DAĞILMIŞ, KURUMLAR DAĞILMIŞ, İSHİHBARAT KÖRLEŞMİŞ, TANKLAR KÖPRÜYÜ TUTMUŞTU!

Devlet dağılmış, kurumlar dağılmış, ordu parçalanmış, istihbarat körleştirilmiş, ülkeyi ayakta tutması gerekenler kendi derdine düşüp kayıplara karışmış, “yabancılar” içeriden operasyon yönetmeye başlamış, millet büyük bir şoka uğratılmıştı.

Tanklar “Köprü”yü kapatmış, Anadolu’dan Avrupa’ya geçişler yasaklanmış, Avrupa tarafı ve Trakya’yı boşaltma planları uygulanmış, savaş uçakları hareketlenmiş, memleketin hassas kurumlarını bombalamaya başlamış, askerler ve tanklar sivil katliamlara girişmişti.

Bu öyle bir plandı ki, karşı çıkan herkes yok edilecekti. Millet, devlet yok edilecek, bir örgüt devleti kurulacak, Avrupa Yakası Anadolu’dan koparılacak, güney sınırları boşaltılacak, bir tür Sevr Haritası dereye alınacaktı.


“ERDOĞAN’I DEVİR, TÜRKİYE’Yİ DURDUR…” “TÜRİYE DÜŞERSE COĞRAFYA DA DÜŞECEK”Tİ.

Bu sadece FETÖ’nün içeriden saldırısı değildi. Bu sadece Erdoğan’ı devirme girişimi değildi. Bu devletin iktidar alanını malum oligarşik yapı için yeniden restore etme girişimiyle sınırlı değildi. “Erdoğan’ı Devir, Türkiye’yi Durdur” sloganı ile hareket ediliyordu.

Bunların hepsi vardı ama daha öte bir şeyler planlanmıştı. Türkiye-Coğrafya eksenli bir harita çalışılıyordu. “Türkiye çökerse coğrafya çöker” diyenler önceden beri endişe ettiğimiz en vahim senaryoyu uyguluyordu.

Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir grup, ABD, İsrail ve Avrupa istihbarat teşkilatları ile birlikte doğrudan bu vatana, bu devlete, bu millete saldırıyordu. Tanklarla, uçaklarla kendi kalkına, kendi ülkesine saldırıyordu. Ülkenin emniyet güçleri, sivil alanları bombalanıyordu.

Birinci Dünya Savaşı sonrası Anadolu işgallerinin bir benzeri kendi askerlerimiz ve tanklarımızla gerçekleştiriliyordu.


TARİH; TEK BİR EMİRLE, TEK BİR LİDERLE, TEK BİR CÜMLE İLE DÖNER.

Çünkü, kuruluşundan bu yana bir imtiyazlı grubun yönetiminde olan Türkiye Cumhuriyeti, ilk kez kendi vatandaşlarının kontrolüne geçiyordu ve bunun Batı dünyası için barındırdığı tehlikenin frakındaydılar.

Bu irade ve siyasi genetiğin imparatorluklar doğurduğunu, Osmanlı’nın çöküşünden sonra yüz yıl geçse bile hâlâ aynı niyetleri barındırdığını biliyorlardı.

Gece yarısına doğru umutlar bitmişti. “Darbe başarılı oldu” bildirileri yayınlatmaya başladılar. Bizler bunun darbe ile kalmayacağını, ülkenin paramparça olacağını, bir gün sonra o ajandayı harekete geçireceklerini biliyorduk.

Ama tarih, kader bazen tek kişi ile, bazen tek cümle ile, bazen tek bir tercihle döner ve yüzyıllar böyle donatılır.


O GECE YÜZBİNLERİ SOKAKLARA AKITAN NEYDİ? İMPARATORLUKLAR KURAN SİYASİ GENETİK BU!

Öyle de oldu. Yüzbinlerce insan sokaklara aktı. Türkiye’nin en doğusundan en batısına sivil kitleler tanklara, uçaklara, kurşunlara karşı yürüdü.

Tek bir kişinin tek bir bedenle bir tankın önünde dimdik durduğu görüntüler milletler tarihinde çok az görülmüştür. O gece Türkiye’de bunun yüzlerce örneğine tanık oldu.

Şok olma sırası onlara gelmişti. Bir anda birbirinden habersiz yüzbinlerce insan akın akın, dalga dalga nasıl böyle organize olup harekete geçebilmişti.

İşte mucize buradaydı. Bunu hiç bilemediler. Bilemezler de. Bunu sadece, büyük imparatorluklar inşa eden bir milletin siyasi genetiğini anlayanlar kavrayabilirdi.


VE ONLAR DEVLETİ EHLİNE TESLİM EDİP SESSİZCE KÖŞELERİNE ÇEKİLDİ...

Ve gece yarısı saldırı püskürtüldü. Türkiye yeni bir istiklal mücadelesi vermiş, iç ve dış tehditleri yenmiş, üstelik bunu “sivil ondular” eliyle yapabilmişti. Dünyada bunun başka da bir örneği yoktu.

O gecenin kahramanları devleti ehline teslim etti, şehitlerini uğurladı ve sessizce köşelerine çekildi.

Anladık ki, devletin, kurumların, askerin, polisin, istihbaratın dışında görünmez ordularımız da vardı.


ASIL SÜRPRİZ YENİ BAŞLIYORDU. TÜRKİYE 10 YILDA NASIL KÜRESEL GÜCE DÖNÜŞTÜ!

Türkiye’yi parçalamaya gelenler asıl büyük sürprizi bundan sonra yaşayacaktı. FETÖ’nün, PKK’nın, Avrupa’nın, İsrail’in, ABD’nin içerideki gücü asıl bundan sonra kırılacaktı. Kırıldı da. Tek tek, zaman ayarlı biçimde kırıldı.

Ama Türkiye, 15 Temmuz’dan sonra savunmadan saldırıya geçti ve bu durdurulamaz. Saldırının hemen ardından Fırat Kalkanı ile harekete geçen tarihi siyasi genetik, on yılda Türkiye’yi bir küresel güce dönüştürdü.

Libya’dan Karabağ’a, Irak’ın kuzeyinden Suriye’ye, Hint Okyanusu’ndan Akdeniz’in bütün köşelerine, İsrail’le yüzleşmekten Avrupa savunması için umut olmaya, içerideki istihbarat artıklarını temizlemekten PKK’nın silah bırakmasına kadar; devletin merkez gücü güçlendirilirken dünya Türkiye’nin jeopolitik adımları karşısında şaşkına döndü.

15 Temmuz ile yıkılmak istenen Türkiye, kuruluşunu tamamladı ve yükseliş dönemini, bölgesel ve küresel süper güç dönemini başlattı. Yirminci yüz yıl kapandı, “21. Yüzyılın Sürprizi Türkiye” ortaya çıktı.


SEÇUKLU, OSMANLI GİBİ BİR GÜCÜN ORTAYA ÇIKIŞI…

Şimdi ise Avrupa zayıflarken, ABD küreselden bölgeselleşmeye dönerken Türkiye küresel iktidar alanını formatlayan en etkili güzlerden biri haline geldi.

Bugünleri anlamayanlar yarının tarihini öngöremeyecek. Geçmişi, o siyasi genetiği kavrayamayanların bugün Türkiye’nin yürüdüğü yolu kavrayamaması gibi…

Oysa bugün Selçuklu’nun, Osmanlı’nın tarih sahnesine çıkmasından çok daha büyük bir şeyin temelleri atılıyor.


15 TEMMUZ’DA ÜÇÜNCÜ BÜYÜK GÜÇ İLAN EDİLDİ!

15 Temmuz Anadolu’yu ikinci kez istila etme projesiydi. O geceki direniş ise İkinci İstiklal Savaşı’ydı. Bin yıllık Anadolu tarihine ikinci bin yılı işleme kararıydı.

O gece gerçekten de bizler, yedi düvele karşı mücadele ettik. Ve kazandık. O gün bizi imha etme planları yapanlar bugün “Gelin bizi de savunun!” diyor. Ve bu, sadece on yılda oluyor!

Artık yüzyıllık savunma dönemi kapanmıştır. On yıl önce Üçüncü Büyük Güç ilan edilmiştir. Bu, Türkiye’nin Süper Güç olmasıdır ve bugünün dünyası bunu satın almıştır.

Bu yolda, coğrafya formatlama, tarih inşa etme devam edecektir. Bu yolda “Acımasız mücadele” devam edecektir. Bu, 15 Temmuz 2016’da bütün dünyaya ilan edilmiştir. Ve o günden bu yana, her yıl dönümünde cümlelerimiz asla değişmemiştir.

NOT: Bu metin, 15 Temmuz’un yıl dönümünde yazılan yazılardan bir derlemedir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026