1953 yılında ABD-İngiltere ortaklığında İran’da Muhammed Musaddık yönetimine karşı planlanan darbenin mimarı CIA ajanı Kermit Roosevelt, üçüncü denemeden sonra amacına ulaşabildi. İlk iki denemedeki başarısızlığın ardından merkezden ülkesine dönmesi istenen Roosevelt, söylenenin aksine Musaddık’a karşı üçüncü hamlesini yaptı.
Bugün en ağır sonuçlarını yaşadığımız İran kaynaklı bölge sorunlarının arkasında işte bu müdahaleci anlayış yatıyor. ABD ve İngiltere, İran’ın petrolünü millileştiren seçilmiş başbakanı devirerek, Roma’ya kaçan Muhammed Rızâ Pehlevî’yi ülkenin başına getirdi.
CIA direktörü Roosevelt, hangi yöntemle üçüncü denemesinde başarılı oldu… Bu yöntemi hiç unutmamak gerekir. Her toplumsal olayda kulağımıza küpe olması lazım. Roosevelt, aylardır parayla içeriden adam satın alarak darbeye kalkıştı. Kimleri satın almamış ki! Gazeteci, editör, din adamı, politikacı ve sözde kanat önderi...
KARANLIK DEHLİZLERİNDE HAİN PLANLARINDAN VAZGEÇMEYECEKLER
Bu satın almalara rağmen amacına ulaşamayınca, en korkunç yönteme başvurdu. Çetelerle iş birliğini devreye soktu. Tahran’da ABD Büyükelçiliği’nin karanlık dehlizlerinde darbeyi yöneten Roosevelt, son denemesinde iş tuttuğu iki ajanı çağırarak, yeni girişimini anlatmış. Ajanlar, korkularından kabul etmemişler, para teklif etmiş yine de kabul etmemişler, sonunda ABD ile çalışan ajanları ölümle tehdit ederek ikna etmiş.
Plan neydi?
Bu ajanlar sokağa çıkacak, iki çete oluşturacak, çetenin biri Musaddık taraftarıymış gibi davranıp, sloganlar atacak, sağa-sola saldıracak, diğer çete Şah yanlısı, Musaddık karşıtıymış gibi davranacak, ona göre slogan atacak, sağa-sola saldıracak. Böylece büyük bir kaos ve iç karışıklık çıkacak.
Bu karışıklık neticesinde satın alınmış bir başka isim General Zahidi sahaya inecek, Musaddık devrilecek, Şah geri getirilecek. Roosevelt’in son planı tuttu, çeteler sokağa döküldü, farklı sloganlar attı ancak aynı amaca hizmet etti. Neticede darbe başarılı oldu. General Zahidi Başbakan, Muhammed Rızâ Pehlevî de Şah oldu. Ülkenin anahtarını Kermit Roosevelt’e teslim ettiler, ABD’ye uğurladılar.
HER DÖNEM KAOSA TEŞNE OLANLAR ŞİMDİ DE İSRAİL’E HİZMET İÇİN SAHADA!
Türkiye “Terörsüz Türkiye” ile ülkemiz ve bölge için çok büyük bir adım attı. Yıllardır coğrafyada büyük kaoslar ve çatışmalar çıkarıp, kandan beslenen Siyonist terör örgütü İsrail, Türkiye’nin bu projesinden büyük rahatsızlık duyuyor.
Süreci engellemek için her türlü yönteme başvuran Siyonist İsrail, gelinen nokta itibarıyla başarısızlığa uğramış görünüyor. Ancak, nasıl ki Roosevelt pes etmediyse Siyonist terör örgütü de pes etmiyor. Türkiye’de her dönem kaos için teşne olanlar bugün de İsrail’e hizmet için sahadalar.
Esed devrilene kadar Türkiye’de ırkçılığı kaosun lokomotifi yapanlar, bugünlerde de Terörsüz Türkiye sürecini baltalamak için yeniden ırkçılık kartını devreye aldı. Dün Suriyelilere karşı kullandıkları dil ve yöntemleri bugün Kürt kardeşlerimize karşı kullanıyor.
Son zamanlarda Süper Lig’in başlaması ve Amedspor’un Süper Lig’de mücadele etmesini de fırsat bilerek, yeşil sahaları karıştırmak istiyorlar. Yurt dışı merkezli trol hesaplar üzerinden toplumda nefret söylemleri yayanlar, statlarda da tahrik edici davranışlar sergiliyorlar...
Görünürde farklı tarafta yer alıp karşılıklı sloganlar atılsa da yöntem tam da Roosevelt’in yöntemine benziyor. Atılan sloganlara değil, söylenen sözlere değil, yapılan davranışlara değil, bu işin arkasındaki Rooseveltlere odaklanmamız lazım.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.