Perspektiften imgenin tiranlığına

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 29/08/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Perspektiften imgenin tiranlığına

Önceki yazımızda perspektifin görüleni olduğu gibi nakleden bir ayna olmadığını; bilakis gözün görme yerini sabitlediğini, buna göre nesneleri büyüttüğünü ya da küçülttüğünü ve mekânı belirli bir bakış noktasından hareketle ölçülebilir hâle getirdiğini söylemiştik.

Böylece görünür dünya, gözün karşısında kendiliğinden duran bir varlık alanı olmaktan çıkarak belirli bir merkeze göre yeniden kurulur. Aynı zamanda ölçüye sokulan sadece mekân değil, görmenin kendisidir; daha doğrusu görme, matematik bir tertibin içine alınır.

Bu tertip, nesnel olduğu iddiasıyla ortaya çıksa da özünde seçilmiş bir gözün hükmünü genelleştirir. Yani her şeyi tek bir noktadan görünür kılarken, o noktanın dışında kalan görme imkânlarını hakikatin dışına iter. Böylece gözün tabii cilvesi, gözün iktidarına dönüşür. Yakındaki şeyin büyük, uzaktaki şeyin küçük görünmesi artık sadece bir görme hadisesi değildir; yakınlığı ve uzaklığı, büyüklüğü ve küçüklüğü, merkezi ve çevreyi tayin eden bir düzenin ilkesi hâline gelir.

Panofsky, perspektifle ilgili çatışan tutumları dengeleme gayretine rağmen tartışmanın özünü gizleyemez. Deyim yerindeyse baklayı, perspektifin dinî sanatla ilişkisini açıklarken ağzından çıkarır: Ona göre sanatsal nesnelliğin fenomenal olanın alanına taşınmasıyla perspektif, dinî sanata büyüsel ve dogmatik-simgesel alanların kapılarını kapatmış; buna karşılık görsel ve psikolojik olanın alanını açmıştır. Mucize artık sanat eserinin kurduğu görünür mekâna girerek izleyicinin dolaysız deneyimine dönüşmekte ve son sığınağını eserde temsil edilen insanların ruhunda bulmaktadır.

Bu değişme, ilk bakışta dinî sanatın daha canlı, daha tesirli ve insan tecrübesine daha yakın hâle gelmesi olarak da okunabilir. Ne var ki aynı hareket, ilahi olanın yerini de değiştirir. Mucize artık kendi hakikatiyle değil, gaybın tamamen dışa itilmesi suretiyle, artık insanın onu görebildiği, tecrübe edebildiği ve ruhunda taşıyabildiği ölçüde görünür olur. Dolayısıyla sanat eserindeki merkez, ilahi hakikatten onu seyreden yahut resim içinde tecrübe eden insan bilincine doğru kayarak dünyevileşir.

Nitekim Panofsky, perspektif mekân anlayışının “ousia’yı (gerçeklik) phainomenon’a (görünüş) dönüştürerek, ilahi olanı insan bilincinin basit bir içeriğine” indirger gibi göründüğünü söyler. Fakat aynı anlayış, tersinden, insan bilincini genişleterek onu ilahi olanın kâsesine de dönüştürmektedir. Bu sebeple -ona göre- perspektif, sanatın gelişiminde iki defa başarı kazanmıştır: Antik dönem teokrasisi çökerken bir sonun, modern antropokrasi yükselirken ise bir başlangıcın göstergesi olarak…

Perspektifin teokrasinin çözülüşünde bir son, antropokrasinin yükselişinde bir başlangıç olması ve giderek dijitalleşen görselliğin hâkimiyetine dönüşmesi, yine de söz konusu çatışmayı, tartışmaları bitirebilmiş değildir. Örneğin ikon, kutsal ve resim ilişkisi üstüne düşünen Jean-Luc Marion’a göre imge, alımlanmasının şartlarından -sezgi ve sonluluktan- ziyade üretilmesinin şartları, yani gösteri, mesaj ve yayım tarafından yönetilmektedir. Böyle bir imge doğrudan ve kökten idol olarak ortaya çıkmakta, hatta bu sıfatı kendisi bizzat talep etmektedir. (Görünürün Kesişimi, Ketebe)

Marion’un burada teşhis ettiği şey, imgenin bir nesneyi göstermekle yetinmeyip bakışı önceden karşılaması ve yönetmesidir. Dijital görsellikte imge artık kendisine yönelen gözü beklemez; gözün önüne çıkar, onu kuşatır, uyarır ve kendi dolaşım şartlarına bağlar.

Böylece perspektifin sabit bakış noktası ortadan kalkmış gibi görünse de bakış üzerindeki hâkimiyet kaybolmaz. Tam tersine, tek bir merkezin yerini sayısız ekran, ileti ve görüntü alır; perspektif bir çizim tekniği olmaktan çıkarak perspektivizme, yani neyin, nereden ve hangi değerle görüleceğini tayin eden yaygın bir düzene, yani bir dispozitife dönüşür.

Görünmezin görünürde ikonik gösteriminin doğurduğu paradoksun Mesih’i, onu dine küfür suçlamasıyla yeniden çarmıha germeden kabul etmeye imkân verdiğini söyleyen Marion, bu paradoksun anlaşılması için ikonun imgenin tiranlığından, dolayısıyla onu gören gözün de bu tiranlığa teslim olmuş bakıştan kurtarılması gerektiğini vurgular. Zira şeyin, bakışın ve “görünmez Tanrı’nın görünmezliğinin” yeniden düşünülmesi ancak böyle bir adımla mümkün olabilir.

Bu yaklaşımda kısmen bir hakikat payı vardır: İkon, bakışın tükettiği bir nesne olmaktan çıkarılarak bakışı geri çeviren, görünürde tükenmeyen, görünmeze işaret eden bir hadise olarak düşünülmektedir. Ne var ki Marion, bakışın örgütlenmesi olarak perspektivizmin ürettiği sosyal / siyasal sorunları ele almak yerine, onların arkasından dolaşmayı seçer.

Nasipse buradan devam edelim.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026