Depremde kaç kişi öldü?

00:0011/12/2012, Salı
G: 6/09/2019, Cuma
Mehmet Şeker

Japonya''da birkaç gün önce 7,3 büyüklüğünde deprem oldu. Neredeyse bizim 17 Ağustos 1999''daki Marmara depremi kadar.Arada bir gıdım fark var.Kaç kişi öldü diye merak edip baktık ki hiç ölen yok.On beş yirmi yaralı var sadece.Bizimkindeyse onbinlerce insan hayatını kaybetmişti.Resmi raporlara göre 18 bin ölü, 25 bin yaralı; resmi olmayan bilgilere göreyse daha fazla.Ölen ve yaralanan sayısının aslında iki katı olduğu iddiası var.Abartma tozunu fazla kullananlarsa "Kesin üç katıdır" diyor.*Bu farklılığın

Japonya''da birkaç gün önce 7,3 büyüklüğünde deprem oldu. Neredeyse bizim 17 Ağustos 1999''daki Marmara depremi kadar.

Arada bir gıdım fark var.

Kaç kişi öldü diye merak edip baktık ki hiç ölen yok.

On beş yirmi yaralı var sadece.

Bizimkindeyse onbinlerce insan hayatını kaybetmişti.

Resmi raporlara göre 18 bin ölü, 25 bin yaralı; resmi olmayan bilgilere göreyse daha fazla.

Ölen ve yaralanan sayısının aslında iki katı olduğu iddiası var.

Abartma tozunu fazla kullananlarsa "Kesin üç katıdır" diyor.

*

Bu farklılığın mevcudiyeti bile başlı başına vahim bir durum.

Bir deprem yaşanıyor...

Ölenler, yaralananlar, sakat kalanlar, evlerini kaybedenler...

Devlet hepsini kayda geçirip halkı bilgilendiriyor.

Diyor ki şu kadar ölü, şu kadar yaralı var.

Biz ne yapıyoruz?

"Hadi canım" diyoruz, "Çocuk mu kandırıyorsun? Mutlaka çok daha fazla insan ölmüştür de, sen hepsini açıklamıyorsun!"

Devlet ne yapsın?

Yemin mi etsin?

"Ekmek Mushaf çarpsın hepsini kayda geçtik, açıkladığımız sonuçlarda bir noksanlık yok" diye kitaba el mi bassın?

*

Resmi açıklamalara inanmamak, vatandaşın devlete güvenmediğinin işareti.

Ardında yatan sebebi bulmak için, arkeolojik kazı yapmaya gerek yok.

Devlet de tarih boyunca vatandaşa güvenmediğini defalarca gösterdi.

En iyisi, "Lütfü gelsin telgrafın başına", işin doğrusunu cümle âleme bildirsin.

"Musul''daki gardaşlar" dâhil.

FATİH SULTAN ATA TERS BİNER Mİ?

Büyük Dünya Tarihi belgeseli.

BBC yapımı.

İsme bakınca, heybetinden prangalar eskitmek mümkün.

Yayınlandığı kanal ise ciddiyetiyle maruf: NTV.

Canlandırma sahneleri de var.

Çekimler ustalıkla yapılmış, açılar güzel, ışık iyi, oyuncular hakkını veriyor.

Derken bir bakıyoruz, İstanbul''un fethi söz konusu olduğu kısımda, Fatih Sultan Mehmet ata ters yönden biniyor.

Nasreddin Hoca''nın eşeğe binişi gibi değil, sağdan biniyor Fatih ata.

Bugüne kadar ata o şekilde binen hiç kimseye rastlamadım.

Ne gerçek hayatta, ne filmlerde.

Ata soldan binilir, sağ ayak üstten atılır.

Solak da olsanız böyledir, sağlak da.

Atla ilgili bir kitap dolusu bilgi ortaya konulacaksa, ilk madde bu şekilde binmektir.

Öyle büyük bir hata ki, belgeselin bütün havasını çivi batmış lastik gibi bir anda söndürüyor.

Bütün övgü sözlerimi geri alıyorum.

BİR REKLAM

"Kiefci ekstrim menü ile ekstrem doyumu yaşa!"

Diliniz yüzünden bütün eşek arıları fazla mesaide.

Ayıptır, yazıktır, günahtır.