
Harekât daha ilk haftayı tamamlayamadan, ABD Başkanı ve İsrail Başbakanı’nın ağzından ilan edilen “rejim değişikliği” hedefi, İran’ı bombalamaktan, İran’a kara operasyonu gibi marjinal uçlara savrulmaya başladı…
Asıl dramatik olan, ABD’nin ne yapmak istediğini ve bunu başarıp başaramayacağını bilip-bilmediği konusunda şüpheler bulunması. Konvansiyonel başarı bir noktaya kadar ve stratejik hedef ve başarı?..
Askerler ise daha konvansiyonel hedeflere razı görünüyor ve Beyaz Saray yüzünden rezil olmamak arzusunda gibiler; ABD Genelkurmay Başkanı’nın izahlarına bakarsanız saldırıların nihai hedefi; İran’ın balistik füzelerini, üreten sistemleri ile donanmasını yok etmek…
Bu hedefleri hayata geçirmek için de, tüm Ortadoğu’yu kelimenin tam anlamıyla askerî, enerji, ulaşım yolları, ‘Aramco dahil’ petrol-doğal gaz tesisleri, 8-9 ülkeyi cayır cayır yakıyorlar…
Yine harekâtın 4’üncü gününe gelindiğinde kayıplar da yaşandı. Üç ABD savaş uçağının düşmesi, daha doğrusu “dost ateşiyle” düşürülmesine herkes gülmüş olmalı. 4 uçak oldu ve insan kayıpları da yükseliyor. Mesele miktarları değil. Daha artacak, hem Washington hem Pentagon gelecekteki zayiatın altını hazırlıyorlar zaten. Hâkim görüntü ise şu; İran her yeri vuruyor…
***
Yine ABD yönetimi, “Daha ağır saldırılara başlamadık bile, turpun büyüğü heybede” mealinde açıklamalar yaparken, bir yandan da İran’la görüşmelere yol vereceklerini de resmen söyledi. Trump nükleer müzakerelere damadını göndereceğini duyurdu…
Ankara da bunun o derece farkında ki, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanlığı ve İletişim Başkanı ortak ağızdan ve aynı gün içinde, Türkiye’nin arabuluculuk, müzakerelerin toparlanması girişimlerine el vermeye hazır olduğunu duyurdular…
İran’ı hiç sormayın. Tahran’a bakarsanız, yeni göreve gelenler, “bir daha asla” noktasındalar ama ABD ile mesajlaşmayı sürdürüyorlar. Sadece, “varsayılan mesaj süresi”ni açık tutuyorlar. Tahran stili budur…
Amerikalılara göre savaş bundan çıktı zaten. “Top çeviriyorlardı, baktık kafamız karışacak, savaşa bağladık” anlamındadır söyledikleri…
İsrail’in, “Bu savaşın hazırlıkları aylar öncesinden başladı/hazırdı” lafına da kulak asmayın. Mikrop aklı bu; ABD’yi küresel kamuoyu önünde savaşa ve kendine daha bağlamak içindir…
***
Trump şöyle demişti: “Biz işimizi bitirdiğimizde hükümeti devirip, ele geçirin. Tek şansınız bu. Hep bizden yardım istediniz ama alamadınız. Artık istediğinizi veren bir ABD Başkanı var.”
Bunun İran’da bir karşılığı yok.
***
Hakan Fidan; “Bölgede birinci savaşta da benzer bir kıpırdanmanın emaresini görmüştük. Şimdi bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz. Farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek ittifak kurduklarını görüyoruz. Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar, ne hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz”…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.