Musavvir: Sûretin kemâli ve tasvirin hikmeti

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 28/07/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Musavvir: Sûretin kemâli ve tasvirin hikmeti
Arşiv.

İslam sanatlarında tasvir meselesini yalnızca sanat eserleri üzerinden anlamaya çalışmak bizi eksik bir sonuca götürür. Çünkü İslam düşünürleri, özellikle de İmam Gazzâlî, tasviri estetik bir faaliyet olarak değil, yaratılışın ontolojik düzeni içinde ele alırlar. Bu sebeple o, “el-Hâlık, el-Bârî, el-Musavvir” isimlerini yalnızca birbirini takip eden ilâhî sıfatlar değil; yaratmanın farklı mertebelerini ifade eden isimler olarak birlikte işlemiştir (el-Maksadu’l-Esnâ fî Şerhi Esmâillâhi’l-Hüsnâ - En Güzel İsimler, trc.: Asım Cüneyd Köksal, Ketebe)

İlk bakışta bu üç ilahî isim aynı anlama geliyor gibi görünür. Oysa Gazzâlî, bunların her birinin yaratmanın farklı bir safhasını gösterdiğini belirtir. Ona göre herhangi bir varlığın meydana gelişi tek bir fiilden ibaret değildir. Önce varlığın ölçüsü, mahiyeti ve sınırları belirlenir; ardından bu takdire uygun olarak yokluktan varlık sahasına çıkarılır; nihayet kendisine, ait olduğu hikmeti gerçekleştirecek en uygun sûret verilir. İşte Allah Teâlâ, “takdir etmesi” bakımından el-Hâlık, “yoktan var etmesi” bakımından el-Bârî, yaratılmış varlığı “Kendi hikmetine en uygun sûrette düzenlemesi” bakımından ise el-Musavvir ismini alır.

Bu ayırım, İslam sanat nazariyesi bakımından son derece önemlidir. Çünkü burada tasvir, modern estetikte çoğu zaman anlaşıldığı gibi sonradan eklenen bir şey değildir. Bilâkis tasvir, yaratılışın kemâl merhalesidir. Bir varlığın gerçekten “kendisi” olabilmesi, ancak kendisine ait sûretin tamamlanmasıyla mümkündür.

Gazzâlî bu hakikati bir bina örneği üzerinden açıklar: Bir bina meydana gelmeden önce onun arsası, ölçüsü, yüksekliği, genişliği ve kullanılacak malzemesi belirlenir. Bu safha takdirdir. Daha sonra yapı fiilen inşa edilir; bu da icattır. Nihayet bina iç ve dış görünümüyle düzenlenir, bütün parçaları yerli yerine konur ve tamamlanır. İşte bu son safha tasvirdir. İnsan eliyle yapılan bir binada bu görevler farklı kişiler arasında paylaşılabilir; fakat Allah›ın yaratmasında takdir eden, var eden, sûret veren de aynı Kudret’tir.

İnsanın yaratılışı da aynı ilkeye göre gerçekleşir. İnsanın yalnızca balçıktan yaratıldığı söylenmez; aksine balçığın hangi ölçüde olacağı, hangi mizaca sahip bulunacağı, hangi organların nerede yer alacağı ve bunların birbirleriyle nasıl bir denge kuracağı da ilâhî hikmet tarafından belirlenmiştir. Böylece insanın yaratılışı, maddî unsurların rastgele birleşmesi değil; son derece hassas bir takdir, tertip, tesviye ve tasvirin neticesidir. Gazzâlî’nin dikkat çektiği husus tam da budur: Tasvir, şekil vermekten ibaret değildir; hikmeti görünür kılan düzenin kurulmasıdır.

Buradan hareketle Gazzâlî, “Musavvir” ismini yalnızca insanın yaratılışında değil, bütün kâinatta okumaya davet eder. Ona göre âlem, birbirine bağlı organlardan meydana gelen büyük bir beden gibidir. Göklerin yukarıda, yerin aşağıda bulunması; suyun, havanın, toprağın ve ateşin belirli bir nizam içinde yer alması; canlıların organlarının birbirini tamamlayacak şekilde düzenlenmesi tesadüf değildir. Varlığın bütününde görülen bu uyum, ilâhî tasvirin eseridir. Eğer bu tertip değişseydi, âlemin nizamı da bozulurdu. Demek ki tasvir, yalnızca tek tek varlıklara ait bir özellik değil; bütün kozmosa yayılan ilâhî bir düzendir.

Bu noktada Gazzâlî’nin -mezkur nazariyat esasında- en dikkat çekici katkılarından biri de kulun “Musavvir” isminden nasıl nasip alacağını açıklamasıdır. İlk bakışta bunun güzel eserler meydana getirmek olduğu düşünülebilir. Oysa Gazzâlî bambaşka bir istikamet gösterir: Kulun bu isimden nasibi, önce bütün varlığın sûretini kendi kalbinde kurabilmesidir. Başka bir ifadeyle insan, önce âlemin heyetini, tertibini ve hikmetini idrak etmeli; varlık düzenini kalbinde ilim hâline getirmelidir. Çünkü bilgi, Gazzâlî’ye göre, bilinen şeye uygun olarak nefiste meydana gelen bir sûretten ibarettir.

İşte burada tasvir, estetik bir faaliyetten önce epistemolojik bir mahiyet kazanır. İnsan önce bilir, bilgisi kalbinde bir sûret hâline gelir; ardından bu sûret, davranışına, sanatına ve eserlerine yansır. Dolayısıyla dış dünyada görülen her hakiki tasvirin aslı, insanın iç dünyasında meydana gelen ilmî bir sûrettir. Bu sebeple sanat, İslam düşüncesinde dışarıdan içeriye doğru değil; içeriden dışarıya doğru gerçekleşen bir inşa faaliyetidir.

Ancak Gazzâlî bununla da yetinmez. Allah’ın ilmindeki sûretlerin dış dünyadaki varlıkların sebebi olduğunu, insan zihnindeki ilmî sûretlerin ise dış dünyadaki bu varlıklardan doğduğunu ifade eder. Böylece şu hüküm hasıl olur:

İlâhî ilim varlığın; varlık ise insan bilgisinin kaynağıdır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026