‘Çekirgeyi hayladılar yazıya’

04:0029/04/2023, Cumartesi
G: 29/04/2023, Cumartesi
Ömer Lekesiz

Bir cevabı temellendirmek kastıyla sorulan öyle sorular vardır ki, asıl maksadını da aşarak, hiç arzulanmayan önemli bir açıklamanın bizzat kendisi oluverirler. Örneğin İP Başkanı’nın geçtiğimiz çarşamba günkü “…bizden, cesaretimizden, samimiyetimizden dürüstlüğümüzden korkuyorlar. Biz dürüst, cesur, samimi, ihlaslı insanlar bir araya geldik” açıklamasına temel oluşturan “… Aynı anda hem FETÖ’cü hem kafir oldum. Aynı anda hem faili meçhulcü oldum hem PKK’lı oldum. Niçin hep bize yapıldı bunlar?”

Bir cevabı temellendirmek kastıyla sorulan öyle sorular vardır ki, asıl maksadını da aşarak, hiç arzulanmayan önemli bir açıklamanın bizzat kendisi oluverirler.

Örneğin İP Başkanı’nın geçtiğimiz çarşamba günkü “…bizden, cesaretimizden, samimiyetimizden dürüstlüğümüzden korkuyorlar. Biz dürüst, cesur, samimi, ihlaslı insanlar bir araya geldik” açıklamasına temel oluşturan “… Aynı anda hem FETÖ’cü hem kafir oldum. Aynı anda hem faili meçhulcü oldum hem PKK’lı oldum. Niçin hep bize yapıldı bunlar?” sorusu bunun son tipik örneklerinden biri olarak medya kayıtlarına girdi.

Aynı kişinin “Ben ki hacıyım, ben ki yedi yaşımdan beri beş vakit namaz kılarım amma velakin beni kâfir ilan ettiler” şeklinde bir açıklama yaparken, bununla kendisi hakkında onlarca sorunun üretilmesine bizzat sebep olması da yine son derece ilginç bir durum olarak kayıtlara girmiştir.

Bunlar son tahlilde ciddiyetin değil siyasi mizahın konusu olarak ele alınabilecek şeylerdir. Ancak mezkûr örneklere esas davranışların gerçek sebebi göz önüne alındığında mizahi yönü çok zait hale gelmektedir.

Nedir işin gerçek sebebi?

Başkan Erdoğan’a benzeyerek siyaset yapma, ancak onu taklit etmekle var olabilmektir.

Yeni siyasetteki bu şart, İP Başkanı dahil yedili masayı oluşturanların kimyasını bozmuştur. Bu sebeple siyasi tutumlarında ve ferdi davranışlarında aşırı bir dengesizliğe maruz kalarak kendi yol, siyasi kimlik ve kişiliklerini kaybetmişlerdir.

İP’teki aşırı oy kaybının “Merkez parti olup olmama konusunda zigzaglar”a bağlanması bu bahiste çok manidar olduğu gibi, İP Başkanı’nın yukarıda zikrettiğimiz şekliyle açıklamalarını soruyla tahkim etmesi veya açıklamasını soruların kuluçkası haline getirmesi bakımından da söz konusu bozulmanın etkisini ele vermektedir.

Buna göre İp Başkanı FETÖ’cüdür; PKK sevicidir; başka partilerin seçmenlerine şirinlik yapandır; kabadayıdır; korkaktır, kahramandır; eziktir; erken öten horuzdur, terk ettiği masaya tüyleri yolunarak oturtulandır; hacıdır ama imanını başka merkezlerde tazeleyendir vs., vs…

Aslında bunların hiçbirisini onun adına bizzat ekleyen hiçbir kimse yoktur. Ancak İP Başkanı, kendi siyasi ayak oyunları, endazesizliği, ilkesizliği, densizliği ve düzensizliği… hakkında verdiği şahsi bilgiyle, zikrettiği tarzdaki çelişkili, kirli, bulanık fotoğrafın içine kendisini bizzat kendi elleriyle yerleştirmiştir. Nasrettin Hoca fıkrasındaki şekliyle bunların hepsini elleriyle toplamış siyaset torbasına doldurmuş, sonra da onlara bakarak siyaset kürsüsünden mağduriyet ağıtları yakmaya başlamıştır.

İP Başkanı,
Başkan Erdoğan gibi halk içinde halk için siyaset yapma
usulünü benimseyip, taklit edeyim derken, kendisi gibi kalamadığı, Erdoğan gibi de olamadığı için, kimyasının bozulmasını sinesine çekmek zorunda kalmış, ama bundan duyduğu zihni baskıyı da zikrettiğimiz tarzda dışa vurmaktan geri duramamıştır. Oysaki malum davranışlarıyla ve mezkûr açıklamalarıyla gelip dayandığı yer şu Yozgat türküsündeki gibidir:

Çekirgeyi hayladılar yazıya

Ot koymadı koyun ile kuzuya

Hoplayıver çekirge

Zıplayıver çekirge

Ağrı da hotlu çekirge

Sivri de hotlu çekirge


Çekirgenin ayağında nalini

Ben de sandım kaymakamın gelini


Hoplayıver çekirge

Zıplayıver çekirge

Ağrı da hotlu çekirge

Sivri de hotlu çekirge

Yukarıda da zikrettiğimiz üzere aslında kimyası bozulan sadece İP Başkanı değildir, yedili masadakilerin tamamıdır, İP Başkanı sadece konunun iyi örneklerini bizzat sunması bakımından öne geçmiştir. Kısaca ilgili sonuç CHP, SP başkanlarıyla, yemek yedikleri sofraya tüküren iki küsurat partisi başkanı için de geçerlidir.

Bunun örneği de, CHP Başkanı’nın “Ben Aleviyim” çıkışını, “Ben Sünniyim” çıkışıyla tahkim ederek, güya “Yedili masa tüm dinlerin ve mezheplerin buluşma zeminidir” mesajını ortakları adına vermeye çalışan ilgili kişinin durumundaki gibidir.

Daha düne kadar bu kişinin CHP Başkanı’nı adam yerine koymadığı, CHP Başkanı’nın da onu en çapsız adam ilan ettiği hatırlanırsa, kimyalarındaki bugünkü bozulmaların derecesi kendiliğinden ortaya çıkacak, canciğer kuzu sarması sahtekarlığıyla birlikte sergilemek istedikleri Alevi-Sünni dayanışmasındaki samimiyetsizlik yine kendiliğinden ortaya dökülecektir.

Bu üç kişiden verdiğimiz “Ben ki hacıyım, ben ki yedi yaşımdan beri beş vakit namaz kılarım”; “Ben Aleviyim”; “Ben Sünniyim” örneklerini alt alta yazdığımızda oluşuveren mizah da zaten tek başına her şeyi açıklamaktadır:

-Sen neymişsin be hanım abla!

-At at, atmaktan kim ölmüş!

-Kuyruk olan sallanır!

Sonuçta ‘Çekirgeyi hayladılar yazıya.’

#FETÖ
#PKK
#CHP
#Alevilik
#Ömer Lekesiz