Yazarlar Dispozitif ya da yeni normalin neliği üstüne

Dispozitif ya da yeni normalin ne’liği üstüne

Ömer Lekesiz
Ömer Lekesiz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Gündelik hayatımıza yeni giren, kontrollü sosyal hayat deyimi esasında yeni bir dipozitifin artan ayak seslerini duymanın tezahürlerini konuşmaya başlayacağız ve kuşkusuz bu konuşmanın başında dispozitifin ne olduğunu ya da bizim ondan ne anladığımızı bildirmemiz gerekecek.

Giorgio Agamben, mezkur soruyu ona mahsus bir risaleyle ele alarak bizim işimizi kolaylaştırmış (Dispozitif Nedir / Dost, çev.: MonoKL Yayınları, çev.: Ekin Dedeoğlu, İstanbul 2012).

Bu risalede terimi ilk kullanan olarak önce Michel Foucault gösteriliyor, ardından onun kullanışının hocası olan Hyppolite’in pozitif kelimesine yüklediği yeni içerikten kaynaklandığı belirtiliyor.

Şöyle ki, Hegel tefekküründe yazgı ve pozitive’nin iki anahtar kelime olduğunu ileri süren Hyppolite, bunu pozitivite teriminin Hegel’de doğal din - pozitif din arasındaki karşıtlıkta has bir yer tutmasıyla teyit ettikten sonra, kendisi de bu karşıtlığa yaslanarak doğa – pozitivite arasındaki karşıtlığı özgürlük – zor / baskı; akıl – tarih arasındaki diyalektikte temellendiriyor.

Agamben’in söyleyişiyle bu karşıtlık durumu Foucault’nun “gözünden kaçmamış olsa gerek” ki kendisi de hocasının tercihine yaslanarak ‘70’lerin ortasında dispozitif terimini kullanmaya başlıyor, ama Agamben’in de alıntıladığı 1977 tarihli şu söyleşisinde dispozitif konusunda onun zihninin hâlâ mülemmalı olduğu görünüyor:

“(Dispozitif) adı altında araştırdığım, her şeyden önce söylemler, kurumlar, mimari yapılar, tüzel kararlar, yasalar, idari önlemler, bilimsel önermeler; felsefe, ahlak ve insanseverlik düsturları gibi son derece heterojen unsurları içeren bir bütündür. Yani, hem sözel unsurları var dispozitifin, hem de sözdışı. Dispozitif bu unsurlar arasında örülen bir ağdır. (...)

Dispozitifin ifadesinden ne mi anlıyorum? Belli anlarda acil bir duruma tepki vermek gibi temel bir işlevin biçimlendirdiği ‘oluşum’ diyelim. Yani dispozitifin önemi temelde stratejik olmasından gelir. (...)

Bunu söylerken de şöyle bir varsayımım vardı: Dispozitif, iktidar ilişkilerinin belli bir doğrultuda güdümlenmesidir, hesaplı kitaplı, akılcı bir müdahale şeklidir. Bu güdülenme ve müdahale bazen iktidar ilişkilerinin belli bir istikamette gelişmesini sağlamak, bazen önlerini kesmek, bazen de ilişkileri istikrara kavuşturup kendi yararına çevirmek maksadını güder. Bu yüzden dispozitif her zaman bir iktidar oyunu çevresinde yer alır. Ne var ki, aynı zamanda bilme biçimlerimizi sınırlayan kurallara da işaret eder. Bilgiye şeklini dispozitif verir, fakat bilgi de dispozitifi biçimlendirmekten geri durmaz. Hah, işte dispozitif budur, yani bazı bilme biçimlerine dayandığı gibi, bu bilme biçimlerine dayanak da teşkil eden iktidar ilişkisi stratejileridir.”

Hyppolite’in, Hegel üzerinden pozitif esasında doğal ve pozitif din’e, Foucault’nun ise dispozitif esasında iktidar ilişkilerine ve bu ilişkilerin stratejisine yaptıkları vurgulara bakarak, CHP’nin muhtelif şer güçleriyle işbirliği içinde, yine İngiltere destekli yeni darbe umutları beslemesinin, öte yandan Covid-19’la mücadelede şu ana kadar büyük bir başarı gösteren iktidarı yıpratmak için doğrudan doğruya Erdoğan ailesine saldırmasının ve yalan haberlerle, iftiralarla toplumu iktidara karşı kışkırtmasının nedenlerini gayet açık bir şekilde anlayabiliriz.

Çünkü Covid-19 nedeniyle tıpkı diğer ülkelerdeki gibi Türkiye’de de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı artık biliniyor ve kendisini modern Türkiye’nin kurucusu olma vehmine kaptıran ve bu psikolojiyle 79 yıl bu millete kan kusturan CHP, yeni dönemin dispozitifini de yine kendisi belirlemek istiyor ki, bir yüzyıl daha bu millete kan kustursun!

Bu son şeyleri istitraden söyledim. Bu bahiste aydınlatmak istediğim şey, kirli siyasetin CHP eliyle işleyişi değil, önceki yazımda da zikrettiğim üzere yeni dispozitifin tahakkuk şeklidir.

Dispozitif nedir sorusunun cevabını daha da somutlaştırması bakımından, Agamben’in Fransızca bir sözlükten yaptığı şu alıntıyı da paylaştıktan sonra, asıl onun Hristiyani teslis, oikonomia / ekonomi ve özneleştirme ile ilişkisi üzerinde durmak istiyorum:

“a)Hukukta kullanılan dar anlamı: ‘Bir mahkeme hükmünde gerekçelerden sonra gelen, mahkemenin neye hükmettiğini gösteren kısım.’ (...)

b)Teknolojide kullanılan anlamı: ‘Bir makine yahut düzeneğin parçalarının tertip edilme şekli ve genel anlamda düzeneğin kendisi. (...)

c)Askeriyede kullanılan anlamı: ‘Bir plan çevresinde yapılan düzenlemelerin tümü.”

Sonraki yazımızda devam edelim inşallah.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.