Yazarlar Camdan kapalı oda

Camdan kapalı oda

Rasim Özdenören
Rasim Özdenören Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Duvarları camdan yapılmış, altı yüzeyi de dışarıya kapalı fakat saydam bir oda tasarlıyorum.

Bu, Platon’un mağara metaforundan farklı…

Platon’un mağara metaforunda insanlar sırtları mağaranın kapısına dönük, elleri birbirine kelepçeli, dışarıyı görmeleri engellenmiş, sadece dışarıdan gelen ışıkla karşı duvara düşmüş kendi gölgelerini görebiliyorlar. Ve hakikati de duvarda kımıldayan gölgelerden ibaret sanıyorlar.

Benim tasarladığım camdan odanın altı yüzeyinden de dışarısı görünüyor. Ancak dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya ses iletilemiyor. Odada kapalı kalmış kişi sadece dışarıdaki görüntüleri görüyor.

Sesleri işitmediği için salt gördüklerini biliyor. Telefonda konuşan birini görüyor ama ne konuştuğunu bilmiyor.

Bir de bu kapalı odanın camlarının dışarıyı göstermeyenini tasarlayalım. Dışarının sadece sesleri duyuluyor fakat görüntü görünmüyor. Bu defa da konuşulanlar salt lafız olarak algılanıyor fakat lafızların anlamına ulaşılamıyor. “Görürsün” diye duyulan ses bir tehdidi mi, bir muştuyu mu, yoksa sadece bir haberi mi kastediyor, bilinmiyor.

İnsan kendini bu iki odadan birinde hapis tuttuğunda dış gerçeklikle ilişkisini koparmış olur.

Cam oda tasarısı sadece bir metafor… Gözünü veya kulağını dış dünyaya kapalı tutan kimse, kendini bu odalardan birine kapamış demektir.

Onlar için sadece dünyada gerçek gezintinin değil, zihinsel gezintinin yolu da tıkanmış olur.

Zahiren dışarıda gezer ama gördüğü veya duyduğu görüntünün, sesin anlamını ve amacını kavrayamaz.

Sorum şu: Acaba ben kendimi bu odalardan birine veya ikisine birden kapamış mıyım?

Muhatabımın ne söylediğini duyuyorum ama onu anlıyor muyum?

Veya muhatabımı görüyorum, onun jestlerini, mimiklerini izliyorum fakat onların anlamını idrak edebiliyor muyum?

Odada kapalıyken dış dünya hakkında görüp işitilen zandır (doxa). Zan bilgi değildir…

Gerçeğin kendisiyle temas için odadan dışarıya çıkmak gerekiyor. Odalardayken kişinin görüp işittiklerine yüklediği anlam, onun önyargısı veya sabit fikri hükmündedir. Onlarla gerçeğe temas imkânı kısıtlıdır veya yanlış algıyla temas demektir.

Günümüz medya dünyasında veya televizyon ekranlarında veya gündelik tartışmalarda birbirini anlama yerine suçlamayı tercih edenlerin tartışmaları tam da böyle bir tabloyu resmediyor. Günümüz insanının tipik tutumu: Muhatabını anlama yerine kendini öne çıkarma çabası…

Dış dünyayı ve başka insanları tam anlayabilmek ve algılayabilmek, kendini hapsettiği camdan odanın dışına çıkmakla imkân dahilinde... Değilse, dışarının sesleri ve görüntüleri işitilip görülebilir ama anlamına nüfuz edilemez.

Bu nedenle:

Slogan: Zihinsel prangalarınızı parçalayın!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.