Vahiyden medeniyete: Kutlu sanat

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 04/08/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Vahiyden medeniyete: Kutlu sanat
Titus Burckhardt, İslam sanatının temsilden önce
ayırt etme
yi öğrettiğini söyler. Buna göre sanatın vazifesi, farklı varlık mertebelerini birbirine karıştırmak değil, her şeyi ait olduğu düzlem içinde görünür kılmaktır. Onun Elhamra Sarayı ile Mağrip camileri üzerine yaptığı gözlemler, bu anlayışın mimarideki somut karşılığını gösterir. Bu yapılarda kemerler büyük bir sükûnet içinde durmakla birlikte, sanki ışığın titreşimlerinden örülmüş gibidir. Taş artık yalnızca bir yapı malzemesi değildir; ışığın tecellisini taşıyan bir cevhere dönüşür. Böylece mimari, maddeyi ortadan kaldırmadan onu nurlandırır. İslam sanatının başarısı da tam burada yatar. Zira Burckhardt, bizi buradan temel bir ilkeye daha ulaştırır:

İslam sanatı sûreti ortadan kaldırmaz; onu kendi ontolojik yerine yerleştirir. Çünkü temsil edilemeyecek olan Allah’tır; temsil edilen ise yaratılmış âlemdir. Bu bakımdan İslam sanatının gayesi, görünür dünyaya ilâhlık veya mutlaklık atfetmek değil, görünür olanın ardındaki tevhidî düzeni sezdirmektir.

Onun İslam sanatına atfettiği objektiflik de bu anlayıştan doğar. İslam sanatı, ferdî heyecanların sınırsız dışavurumunu amaçlamadığı gibi, mekanik bir rasyonalizme de indirgenemez. Burada akıl, modern anlamda kendi kendine hükmeden bağımsız bir yeti değil; vahyin gösterdiği hakikati kavramaya elverişli bir meleke olarak anlaşılır. Sanatın ölçüsü bireysel psikoloji değil, eşyanın hakikatidir. Bu nedenle Müslüman sanatkârın soyutlaması, modern soyut sanatın yaptığı gibi bilinçaltından yükselen dürtüleri serbest bırakmaya değil, çokluk içinde Birliği görünür kılmaya mahsustur.

Burckhardt’ın İslam sanatı hakkındaki değerlendirmesi, böylece tasvir yasağını açıklamanın çok ötesine geçer. Ona göre sanatın gayesi, eşyayı yeniden üretmek değil, yaratılmış varlıkta saklı bulunan ilâhî hikmeti açığa çıkarmaktır. Sanat, tabiatı tekrar etmekten çok, maddeyi asilleştirme faaliyetidir. Çünkü her madde, kendi hakikatinde ilâhî güzelliğin görünmesine elverişli bir imkân taşır. Sanatkârın vazifesi de yeni bir hakikat icat etmek değil, var olan hakikatin üzerindeki perdeyi kaldırarak onu görünür hâle getirmektir.

Burckhardt’ın bu kıymetli yorumları, İslam sanatını Hz. Âdem’den beri süregelen tevhid anlayışının tarih içinde kristalleşmiş bir tezahürü olarak okumamıza da imkân vermektedir. Çünkü İslam sanatının ortaya çıkışı, yalnızca önceki medeniyetlerden devralınan biçimlerin tarihine indirgenemez. Onu asıl belirleyen, alınmış biçimlere yeni bir varlık ve hakikat anlayışının kazandırılmasıdır.

İslam sanatı üzerine çalışan Batılıların önemli bir kısmı, onu başka medeniyetlerden devralınan şekillerin devamı olarak göstermiş; özellikle İslam mimarisi ile süsleme sanatlarını büyük ölçüde Bizans, Sasani yahut Helenistik mirasın devamı içinde açıklamaya çalışmışlardır. Bu yaklaşım, İslam sanatının tarihî kaynaklarını ve biçim alışverişlerini belirlemek bakımından bütünüyle değersiz değildir. Fakat onun iç dinamiğini, bir sanat geleneğini kendisi yapan ruhsal ve ontolojik dönüşümü açıklamakta yetersiz kalır. Çünkü büyük bir sanat geleneği, yalnızca devraldığı biçimlerle değil, o biçimlere kazandırdığı yeni anlam ve yönelişle var olabilir.

Burckhardt’ın da içinde yer aldığı Tradisyonalist düşünürler, bu “devralınan şekiller” iddiasına karşı
kutlu/kutsal sanat
(sacred art) kavramını kullanarak konuyu yalnızca biçimlerin kaynağı meselesi olmaktan çıkarmakla kalmamış, tartışmayı daha esaslı bir zemine taşımışlardır.

Buradan itibaren artık temel soru, bir sanatın hangi kültürden etkilendiği değil, hangi hakikat anlayışından doğduğu sorusudur. İslam sanatı da bu bakımdan yalnızca belirli estetik tercihlerin toplamı değil, vahyin şekillendirdiği varlık tasavvurunun görünür dile dönüşmesidir.

Bununla birlikte, bize göre
kutlu sanat
terkibini İslam düşüncesi bakımından ihtiyatla kullanmak gerekir. Çünkü
kutsal
kelimesi, Batı dillerinde belirli bir dinî ve ontolojik ayrımın tarihini taşır. Fransızcadaki
sacré
kelimesi,
profane
olanın karşısında yer alır.
Profanus
ise “tapınağın önünde yahut dışında bulunan” anlamındaki
pro
ve
fanum
kelimelerinden oluşur.

Bu kavramsal yapı, kutsal olanı tapınağın içine, din dışı olanı ise onun dışına yerleştiren mekânsal ve ikili bir tasnife dayanır. Başlangıçta tapınağa ve tanrısal alana ait şeyleri gösteren bu ayrım, zamanla din ile dünya, kutsal ile profan arasında daha kapsamlı bir karşıtlığın temeline dönüşmüştür.

İslam düşüncesinde
kuds
,
kudsî
ve
mukaddes
kelimelerinin anlam alanı ise aynı karşıtlık üzerinden kurulmaz. Yaratmanın ve mutlak tenzihin yalnız Bir olan Allah’a ait olması sebebiyle el-Kuddûs ismi doğrudan Allah’a mahsustur.

Buradan devam edelim inşallah.

Başlıklar :İslamsanatvarlık
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026