Öyle rakamlar vardır ki, arkasındaki stratejik vizyonu doğru okumak gerekir. Ancak bu coğrafyada vizyoner adımların kaderi hiç değişmez: Önce “istemezükçüler”, ardından haksız ve abartılı karalamalar…
İGA İstanbul Havalimanı
için daha proje aşamasındayken, temel atma sırasında ve açıldığı ilk günden itibaren her tür tezvirat denendi…O koronun seslerini hatırlayalım:
CHP
’den Aykut Erdoğdu
: “Proje kamu zararı doğuracak; Bataklığa para gömülüyor" , AirportHaber
yazarı Ali Kıdık
: “Yürüme mesafeleri çok uzun”, İYİ Parti
’den Aytun Çıray
: "Ölü bir yatırım" , THY eski Yönetim Kurulu Başkanları Hamdi Topçu
: "Binali Yıldırım'ın gereksiz projesi" ve Candan Karlıtekin
: " Yeni Havalimanı yapmak gereksizdir, kaynak israfıdır" .TMMOB
'a bağlı, Çevre Mühendisleri, Mimarlar, Şehir Plancıları, İnşaat Mühendisleri ve Jeoloji Mühendisleri Odaları da ayrı ayrı davalar açarak konuyu yargıya taşımışlardı.Çiğdem Toker, Uğur Dündar, Mustafa Sönmez, Ege Cansen, İbrahim Kahveci, Erdal Gülmez, Bekir Coşkun, Fatih Altaylı, Prof. Dr. Kaya Özgen, Doğan Hasol gibi isimlerin köşe yazılarının yanı sıra
Deutsche Welle, BBC, Voice of Amerika, Euronews
gibi bazı yabancı yayın organları da 2014-2018 arasında benzer konularda iç ve dış basında karalama kampanyaları yürütmüşlerdi. Avrupalı çevre örgütleri ve bazı yabancı finans kuruluşları "
ekolojik denge
" kılıfıyla kredileri engellemeye çalıştılar. Frankfurt, Londra Heathrow ve Charles de Gaulle gibi Avrupa hub
’ları, İstanbul’un bu dev hamlesiyle liderliklerini kaybedeceklerini biliyorlardı, herhalde.Projelendirme aşamasından itibaren yükselen eleştirilere bizzat,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
çok net ve kararlı söylemlerle yanıtlar vermişti. Erdoğan, bu projeyi sadece bir ulaşım yatırımı değil, "Ülkemizin yüz akı, bir Zafer Anıtı
" olarak tanımlamıştı. Erdoğan, muhalefetin Yap-İşlet-Devret modeline ve bütçe eleştirilerine "Bunlar bütçe mantığından, gelirlerin çeşitlendirilmesinden anlamazlar; sadece kuru sıkı atarlar" diyerek projenin devlete yük olması bir yana devasa bir gelir kaynağı olacağını da vurgulamıştı. ‘Yanlış yer seçimi’ iddialarını ise küresel bir vizyonla cevaplamıştı: "Tarihi İpek Yolu’nu havacılıkta yeniden canlandırarak kısa sürede uluslararası havacılığın en önemli merkezi haline geleceğiz."
Bugün geriye dönüp baktığımızda zamanın, Sayın Cumhurbaşkanı’nı adım adım haklı çıkardığına şahitlik ediyoruz.
Jeopolitik şoklar ve bölgesel çatışmalar nedeniyle önemi daha da artan İGA İstanbul Havalimanı’nın yıllık yolcu kapasitesini, bugün
%95,56
’sı kullanılan 90 milyondan 120 milyona
yükseltecek 4. Pist
, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
’ın katılımıyla düzenlenen görkemli bir törenle hizmete alındı. Kısa süre önce faaliyete geçen JETEX-İGA Özel Havacılık Terminali
ile Hilton İstanbul Airport
ve perşembe günü tanıtımı yapılan, yerli ve yabancı lüks tasarım markalarının da yer aldığı Türkiye’nin ilk yabancı ortaklı outlet köyü olan Florentia Village
dahil, son dönemdeki yatırım hacmi 1.3 milyar avro
iken, bunun içinde sadece 4. pistin maliyeti 890 milyon avro
’yu bulmuş. 2030
yılına kadar ayrıca 1,2 milyar avroluk
bir yatırım daha planlanıyormuş. Öte yandan bağımsız araştırmalara göre İGA İstanbul Havalimanı ekosisteminin yıllık ürettiği katma değer
21 milyar avro
’ya ulaşmış. Toplam ekosistemde 300 bin
kişi istihdam edilirken 2030
’da hedef 450 bin kişi
imiş.Geçen yıl Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne yapılan ödeme tam
1 milyar 160 milyon avro
olmuş (En çok vergi veren kurumun ödediğinin iki katı).İGA, geçen yıl
2 milyon tonun
üzerinde hava kargo elleçleyerek yılların lideri Frankfurt’u geride bırakmış ve Avrupa’nın 1
numarası olmuş. İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu
törende şöyle konuştu: “İstanbul Havalimanı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye için ortaya koyduğu büyük vizyonun eseridir. Bizler de var gücümüzle çalıştık. 42 ay gibi rekor bir sürede İstanbul Havalimanı’nı tamamladık. Küresel belirsizliklerin arttığı, çatışmaların devam ettiği bir dönemde uluslararası şirketlerin Türkiye’yi ve İstanbul Havalimanı’nı yatırım için tercih etmeleri son derece anlamlıdır.”15 Temmuz Şehitler, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprülerine, Avrasya Tüneli’ne, İGA İstanbul Havalimanı’na itiraz edenlere, karalama kampanyalarına öncülük eden
tezviratçılara
, ünlü polisiye yazarı Agatha Christie
’nin de romanlarında çok sık kullandığı bir İngiliz atasözünü hatırlatmakta yarar var: “Eski günahların gölgesi uzun olur.” Bir gün hakikat mutlaka ortaya çıkar ve bu tür makulenin suratında güven sarsıcı şekilde tokat gibi patlar… Tıpkı şu sıra olduğu gibi.Allah hiç kimseyi bu duruma düşürmesin.
İstanbul’a yakışıyor…
İstanbul’un simge organizasyonlarından ve bu şehre çok yakışan
Bosphorus Cup
yelken yarışları tamamlandı. Aileden gelen deniz kültürünü İstanbul Boğazı’na taşımak hedefiyle yola çıktığını söyleyen millî yelkenci
Orhan Gorbon
’un öncülüğünde 2002’de başlayan yarışların 25. yılı, yarısı yabancı 45 ekibin kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Caddebostan ve Adalar etabının ardından yapılan bugünkü Boğaz Yarışı’nı, Çırağan Palace Kempinski’nin güzel atmosferinde izledik. Türkiye Turizm Tanıtımı ve Geliştirme Ajansı
’nın katkı sunduğu, TRT Spor Yıldız
’dan naklen yayınlanan ve yaklaşık 5 milyon kişiye ulaştığı belirtilen bu organizasyona THY
, Audi
, Bilyoner
ve Türkmedya
destek vermiş. Gorbon’un belirttiğine göre 25 yılda 20 bini aşkın yelkenci yarışmış, 15 milyondan fazla kişi yarışları yerinde izlemiş. Rakamlar dikkat çekici.
İstanbul’un dünya markası algısına katkıda bulanacak bu tür organizasyonların arkasında durmanın ülkemizin yumuşak gücünü pekiştirmek adına doğru adımlar olduğuna inanıyoruz.

