Aslında ilk bu köşede okumuştunuz. Lübnan’daki
BM misyonu UNIFIL’in
görev süresi yıl sonunda doluyor. BM gücü oradan çekilirse -ki geçtiğimiz yıl alınan kararla görev süresi son kez uzatıldı- İsrail’in işgali ve saldırıları altındaki kırılgan ülke bir başına kalacak. Ankara bu kapsamda uluslararası bir gücün Lübnan’da tutulması
için arayış içerisindeydi. Bazı Avrupa ülkeleriyle temas kurulmuştu (Bknz. NATO’dan Ankara’ya kritik teklif ve Lübnan için arayışlar
, 10 Nisan.) Söz konusu Avrupa ülkelerinin bu konuda adım atmaya istekli olmadığını da yazmıştım (Bknz. İran dosyası kapanırken İsrail yeni cepheyi nerede açacak?
16 Haziran.)LÜBNAN İSRAİL İÇİN SIÇRAMA TAHTASI
Yıl sonu yaklaştıkça bu konuda yeni bir hareketlilik yaşanıyor. Bir. İsrail Lübnan’ı işgal hevesini sürdürse de ülkeden çekilmesi için üzerindeki baskı artıyor. ABD’nin telkinleriyle
İsrail ve Lübnan bir çerçeve anlaşma imzaladı
. Buna göre, İsrail ordusu, Lübnan’da “yeniden konumlanma” adı altında iki bölgeden çekildi (Stratejik yerleri ve saldırı özgürlüğünü elinde tutuyor. Kötü olan Lübnan’ın bunu kabullenmesi.) İsrail askerinin çekildiği iki alana Lübnan ordusu konuşlandı. ABD ve İsrail, Lübnan hükümetine Hizbullah’ı silahsızlandırması için baskı yapıyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Avn
ve Başbakan Salam
, Hizbullah ve İsrail arasında sıkışmış durumda.Gazze’de ikinci aşamanın başlaması için önemli mesafenin kat edildiği (Hamas’ın silah bırakması ile İsrail ordusunun çekilmesi eş güdümlü bir şekilde aşamalı yürütülecek) şu günlerde Lübnan’da da tıkanıklık görece gevşeyebilir. Ancak bu İsrail’in duracağı anlamına gelmez. Netanyahu, Lübnan’ın güneyinden çekilmemek için elinden geleni yapıyor. Sebebi,
Lübnan’ı Suriye için bir sıçrama tahtası olarak görmesi
. Bu kapsamda uluslararası bir güce şiddetle karşı çıkacaktır. Kabul edebileceği marj, hedeflerini engellemeyecek unsurların Lübnan’da bulunmasıdır. Gazze İstikrar Gücü’nde olduğu gibi
(Not: ABD-İsrail makası açılıyor. İsrail’in ABD savunma gücüne bağımlılığını azaltmak için F35 dışında yerli, yeni nesil savaş uçağı üretim kararı
alması büyük haberdir.)ULUSLARARASI GÜCÜN GÖREV TANIMI
İki. Suriye, Irak ve Lübnan’ı ilgilendiren
yeni bir bölgesel mimari
var. Türkiye, ABD ve bölge ülkeleri (özellikle R4) bunu uzun bir süredir istişare ediyor. Buna göre İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi gerekiyor. Lübnan da oluşan bu yeni mimarinin parçası olmak istiyor. Irak ve Suriye’nin imzaladığı Kerkük-Banyas petrol boru hattının Trablus’a uzatılmasını istiyorlar
. ABD de bunu destekliyor ama ikircikli bir politika izliyor. Bir yandan Suriye’nin Hizbullah’a karşı adım atması için Şara’yı teşvik ediyor. Bundan hala geri adım atmış değil (Bu hamlenin İsrail’i rahatsız edeceği açık.) Öte yandan, Hizbullah’ın silahsızlandırılması sürecinde uluslararası bir gücün Lübnan’ın istikrarına destek olması gerektiğini düşünüyor. Bir yandan da İsrail’in talebiyle Lübnan’ın gelişmiş silah almasının önüne geçiyor. Zayıf bir Lübnan ordusu ülkede güvenliği nasıl sağlayacak?İSRAİL’İN ENTERNE EDİLME POLİTİKASI
Üç.
Lübnan Cumhurbaşkanı Josef Avn
, UNIFIL sonrası oluşturulacak gücün görev tanımını aşağı yukarı tarif etti: “Bu güç Lübnan ordusunun güney bölgelerini temizlemesine, patlamamış mühimmatı kaldırmasına ve İsrail ile üzerinde anlaşılan Çerçeve Formülü uygulamasına eşlik edecek.” Avn aynı zamanda bu gücün Avrupalı ülkeler tarafından oluşturulmasını
istedi.Dört.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
“Türkiye’nin güvenliği Şam ve Beyrut’tan başlar” (10 Haziran) çıkışı -perde arkası yürütülen çalışmalar bir noktaya gelince- Ankara’nın açıktan konuşmaya başladığı
anlamına geliyordu. Bu çıkış İsrail’de çok yankı uyandırdı. Çünkü Ankara’nın ne yapmaya çalıştığını gördüler. Türkiye; İsrail’in bölgesel kaos politikasını Lübnan ve Suriye üzerinden enterne etmek istiyor
. Erdoğan bu kapsamda Ankara’nın yaklaşımını ilk kez Avn’ı ağırladığı basın toplantısında dile getirdi. “Lübnan’ın egemenliğinin temini için başlatılacak tüm girişimlerde Türkiye olarak yer almak istiyoruz” dedi.LÜBNAN’DA OLASI FORMÜLASYON
Peki, Lübnan’da yıl başından itibaren nasıl bir formülasyon ortaya çıkar? Öngörüm: ABD’nin İsrail’i rahatlatmak ama aynı zamanda Tel Aviv’i kontrol etmek için Lübnan’a doğrudan kendisinin asker konuşlandıracağını düşünüyorum. Ancak tüm sorumluluğu üstlenmemek için bu misyonu uluslararası güç formatına dönüştürecektir.
Peki, Türk askerinin durumu? İsrail, Gazze’deki uluslararası güce Türkiye’nin katılımını engellemek için çok çabalamıştı. Türkiye ateşkesin dört garantör ülkesinden biriydi ancak Netanyahu Trump’ı bir şekilde ikna etmişti. Tel Aviv, Türk askerinin Gazze’de konuşlanmasının onu hedeflerinden saptıracağını biliyordu. İş “kontrolünden çıkabilirdi.” Benzer bir sürecin Lübnan’da da yaşanması beklenir. Lübnan’daki uluslararası gücün ne olacağına ilişkin tartışmalar olgunlaşırken
İsrail Türk varlığına yeniden itiraz edecektir.
Ancak Lübnan’ı Gazze’den ayıran önemli bir fark var: Türk askeri UNIFIL kapsamında zaten orada. Bu kez Ankara’nın eli güçlü.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.