Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı
İbrahim Aydın Engin
dün gazetecilerin “neden gözaltına alındınız
” sorusuna, “Cumhuriyet'te çalışıyorum, yetmez mi?
” karşılığını vermiş.Bence asla ve kat'a “yetmez.”
Şayet “
Cumhuriyet
” bir gazeteden ibaretse, neden suç olsun orda çalışmak?
Hele hele “
muhalif
” olmak, iktidarı kıyasıya eleştirmek gözaltına alınmanın nedeni olabilir mi hiç?
Öyle olsaydı…
Bundan birkaç ay evvel aynı yazar, “
kafalarının içi tıklım tıklım tezek dolu bir zihniyet iktidarda
” diyerek, iktidardakilere, eleştiri sınırlarını haydi haydi aşıp hakaret ettiğinde sorun olurdu.
Erdoğan'ı ve hükümeti
eleştirmek veya muhalefet yapmak “sorun” değildir.
Sorun…
Can Dündar
'ın genel yayın yönetmenliği üzerinden
Cumhuriyet gazetesinin
“
hizmete
” alındığı günden beri,
gırtlağına kadar Gürsel Kadri'ye batmasıdır
.
O Gürsel Kadri ki, “
Yabancı liderlerin Türkiye'deki IŞİD terörünün bir numaralı sebebini oluşturan kişiyi arayıp Suruç için başsağlığı dilemeleri utanç verici
” diyecek kadar kendinden geçmişti.
Cumhuriyet gazetesi bu “elemanı” köşe yazarı olarak “hizmete” almakla kalmadı, tuttu bir de “
danışman
” yaptı.
Gürsel Kadri'nin malul olduğu kin ve nefreti biz FETÖ'den gayet iyi tanıyoruz.
Türkiye'yi uluslararası toplum nezdinde terörü destekleyen ülkeymiş gibi göstermek için
MİT TIR'larına
saldırırken de
15 Temmuz
'da halkı tanklarla çiğnerken de hep bu kin ve nefret çalışmıştı.
Cumhuriyet gazetesi de terör örgütlerini bile destekleyecek kadar bu kin ve nefretin merkez üssü haline getirilmişti.
Söz konusu operasyonla alakalı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın
açıklaması da buna işaret ediyor: “
PKK/
KCK ve FETÖ/ PDY terör örgütlerine muzahir olduklarına, 2 Nisan 2013 tarih ve 2013/4 sayılı yönetim kurulu toplantısında alınan vakıf üyeliğine seçim kararının usulsüz olduğuna, 15 Temmuz darbe girişiminden kısa bir süre öncesinde darbeyi meşrulaştırıcı yayınlar yapıldığına dair iddia ve tespitler üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı'mızca 'FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte, örgüt adına suç işlemek suçlarından bir kısım şüpheliler hak
kında soruşturma başlatılmıştır…
”
Arkalandığı veya desteklendiği iddia edilen örgütler hususunda savcılığın açıklamasında eksik var fazlalık yok.
Zira…
Cumhuriyet gazetesi,
Mehmet Selim Kiraz
'ı katleden
DHKP-C
'ye de muzahir olmuştu.
Bir sorulsun, soruşturulsun bakalım…
Cumhuriyet gazetesi “
Türkiye Cumhuriyeti
”ni yıkıp “
Fetullah Cumhuriyeti
” kurmak için 15 Temmuz'da halkımızı katleden
FETÖ
'nün yayın organı gibi neden faaliyet gösterdi?
Mustafa Balbay
'a yazdırmayan,
Ümit Zileli
'ye yol veren
Can Dündar'ın Cumhuriyeti
, Gürsel Kadri'leri neden “hizmete” aldı?
E tabii,
Dumanlı Ekrem
veya
Mehmet Kamış
gibileri yazdıracak değillerdi ya.
Her şeyden evvel kamuflaj değerleri yok. Yani, Cumhuriyet gazetesinin Atatürkçü okurlarını bunlarla “kandırması” mümkün değil.
Sözcü gazetesi için de aynı şeyleri söylemek mümkün.
Gerçi son günlerde kendi kendilerine kayyum atamış gibi yayın yapıyorlar ama keşke orada da
Uğur Dündar
veya
Sonar Yalçın
genel yayın yönetmeni olsa.
Atatürk'ün gözlerini
logoya koyup da
Fetullah'ın gözlerine
bakan yayın çizgileri sadece konjonktürel değil kalıcı olarak tarihe karışsa.
Cumhuriyet gazetesini de
Erdoğan ve AK Parti'ye
baştan beri muhalif olan
Ümit Zileli
veya
Mustafa Balbay
yönetse.
Hülasa, Atatürkçü okur kandırılmasa.
Malum medya taşeron örgütlere müzahir olmadığı vakit inanıyorum ki,
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu
da bu kadar savrulmayacak.
En azından,
ABD Büyükelçisi Bass
'a kulak vereceğine
Atatürkçülere kulak vermek
zorunda kalacak.
Ne bileyim, FETÖ'nün medyasını neden kapattınız veya FETÖ'ye bağlı elemanları neden mağdur ediyorsunuz, demeyecek.
Belki böyle böyle iktidar da olacak.
Fena mı?
Yoksa hangi gazeteye kim genel yayın yönetmeni olmuş bana ne?


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.