Davutoğlu’na şu yazıklanana bakın hele

Salih Tuna
Salih TunaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 18/06/2016, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Davutoğlu’na şu yazıklanana bakın hele
Bundan iki yıl mukaddem üç ünlü ırkçı Siyonist,
Abromowitz
,
Edelman
ve
Misztal
seçimle işbaşına gelen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni devirmesi için
Obam
a'ya çağrı üstüne çağrı yapmışlardı.


ABD'nin iki eski Türkiye Büyükelçisi

Morton Abramowitz

ve

Eric Edelman

birkaç ay evvel Washington Post'ta, “

Erdoğan ya reform yapmalı ya da istifa etmeli

” diyecek kadar küstahlaşmışlardı.



Şimdi de,

Dick Cheney

'nin ulusal güvenlik danışmanı

John Hannah

tozutmuş ki o kadar olur.



Ne ki, elemanın, “

Foreign Policy

” adlı haber sitesindeki yazılarına bakıyoruz; Türk matbuatında Erdoğan takıntılı yazıların hülasası mesabesinde.



Kürtler konusunda da en az malum eşhas kadar duyarlı mübarek. Elbette ABD'nin “

kara kuvvetlerimiz

” dediği Kürtler konusunda.



Diğer Kürtler mi?



Onların alayı “

AK Parti”nin Kürtleri

” veya “

cahş

” olmuş oluyorlar.

Cengiz Çandar

da vaktiyle

Orhan Miroğlu'

na cahş demişti hani. Hem Kürt hem de PKK muhibbi olmayınca bu kafaya göre “

hain Kürt

” oluyorsun. Neyse...



ABD ne istiyor peki?



Suriye

'nin kuzeyinde, bir başka ifadeyle, güney sınırlarımızın ötesinde kuracakları (malum enerji koridorunun jandarması mesabesindeki) “

İkinci İsrail

” devletine ses çıkarmamamızı…



Bunun için de,

PKK

'yla behemehal masaya oturmamız gerekiyor. Zira mahut devleti “kara kuvvetlerimiz” dedikleri PKK'nın Suriye koluyla gerçekleştirmeye çalışıyorlar.



Bu durumda biz de (havada uçuşan haritalara uygun şekilde) bölünmek parçalanmak için sıramızı beklemiş olacağız.



Türkiye işte bunu kabul etmiyor.



Etmeyince de (John Hannah'ın bir önceki yazısında dile getirdiği üzre) despotizme yuvarlanmış, demokrasiden uzaklaşmış oluyoruz.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan

da “diktatör,” veya “otokrat” oluveriyor.



Bunda da aslında şaşacak bir şey yok:



İlaç ambargosuyla binlerce

Iraklı

çocuğun ölümüne neden olan

ABD

'nin Irak'a nasıl “

demokrasi

” getirdiğini, daha doğrusu, işgali demokrasi diye nasıl yutturduğunu biliyoruz.



İşgali demokrasi diye yutturma maharetine sahip olanların Türkiye'nin bağımsızlık ve özgürlük rotasına girmesini “despotizme yuvarlanmak” olarak sunmasında da hiçbir zorluk olmasa gerektir.



John Hannah

söz konusu haber sitesindeki son yazsında Türkiye'deki Erdoğan karşıtlığıyla malul hale gelen yazarlarla büsbütün aynı dili konuşuyor nerdeyse.



Despotlukla suçladığı Erdoğan, ABD ve Avrupa ülkeleri için “

tehlikeli kişiymiş.



Sayın Erdoğan'ın, mülteciler konusunda Avrupa'nın ikiyüzlülüğünü yüzlerine vurmasına da, “

yüzsüzlük

” ve “

utanmazlık

” diyecek kadar da zıvanadan çıkmış.



Erdoğan'ın ABD için nasıl ve neden bir tehlike olduğu sadedinde de, Obama'nın bir dergiye verdiği söyleşiye vurgu yapmış. Mezkur söyleşide, Erdoğan'ın otoriter kişi olduğunu, Doğu ile Batı arasında köprü görevini ifa edecek bir lider olarak görmelerinin hata olduğunu Obama kabul etmiş.



Çünkü…



Erdoğan'ın Türk ordusunu Suriye'de “süregelen karışıklığı” neticelendirmek için kullanmak istememesini Obama çok yadırgamış.



Demek ki, Erdoğan'ın “otoriter” olması, ABD'nin Ortadoğu çıkarları için Mehmetçiğin maceraya girmesine karşı çıkmasından, Doğu ile Batı arasında köprü vazifesini yerine getirmemesi de, ABD işgaline köprü olmaya karşı çıkmasından kaynaklanıyormuş.



Zaten başka ne olabilirdi ki.



Ortadoğu'da demokrasi iddiasında olmayan krallıklara bile despot, otoriter, diktatör demeyen,

Mısır

'da gündüz gözüyle yapılan darbeyi darbe olarak mahkum etmeyen ve

Sisi

'yi bile diktatör ilan etmeyenlerin çıkarlarından başka bir değer var mıdır ki?



ABD'nin politikalarına muntazaman uyum gösterdiğin takdirde “despot” olsan da “demokrat;” uyum göstermediğin ve hatta karşı çıktığın takdirde gelmiş geçmiş en büyük demokrat da olsan diktatör” olmaktan kurtulamazsın.



Er ya da geç bir hesaplaşma gününün gelmesi muhtemel. ABD, zararı hafifletmek için şimdiden hazırlık yapmaya başlamalı

” ifadesiyle mahut yazısını nihayete erdiren

Foreign Policy

yazarı bir de Davutoğlu'na öyle yazıklanıyor ki, sormayın gitsin.



Suçu günahı yokken görevden alınması kabul edilemezmiş falan filan.



AKP'li fırıldaklar

ne derler bilmem, ama, bence Sayın Davutoğlu'na bundan daha büyük hakaret olamazdı.




Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026