Obama bu yalanı söylemek zorundaydı

Salih Tuna
Salih TunaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 04/04/2016, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Obama bu yalanı söylemek zorundaydı
Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti vesilesiyle
Obama
'dan öğrendik ki
ABD
demokrasiyi, özgürlükleri hele de basın özgürlüğünü
çok önemsiyormuş
.


Gerçi

Mısır

'da darbeyi ve darbecileri daha çok önemsemişlerdi, ama, olsun,

Türkiye,

nasıl derler, bir

Mısır değil...



Ne ki,

Türkiye

'de de vaktiyle (28 Şubat döneminde) “

demokrasiye tanklarla balans ayarı

” verenleri önemsemişlerdi.



Bu konuda,

Sevgili Çandar

'ın, “

ABD post-modern darbeyi destekledi

” ifadesinin ardından söylediklerini

: “

Meğer 28 Şubat'tan iki hafta sonra, 12 Mart cumartesi günü Washington'da Dışişleri Bakanı Albright'ın çağrısıyla bakanlığın yedinci katında, Türkiye toplantısı yapılmış. Bernard Lewis, Paul Wolfowitz, Richard Perle hepsi orada. Türkiye'ye ilişkin olarak ne yapılmalı, o gün konuşulmuş. Toplantıdan çıkan sonuç, 'doğrudan
askerî bir darbe olmadan bu hükümet gitmeli' olmuş…



Malumunuz, “

doğrudan askeri darbe

” olmadan hükümetin alaşağı edilmesine de “

post-modern darbe

” denildi.



Peki, Türkiye'de doğrudan darbe yapıldığında, ABD demokrasi ve özgürlükler adına nasıl tepki göstermişti?



12 Eylül darbesi

, dönemin Başkanı

Jimmy Carter

'a, “

Bizim çocuklar işi bitirdi

” (Our boys have done it) mesajıyla iletilmişti.



Diyeceksiniz ki, ne 28 Şubat post-modern darbesinde ne de

12 Eylül Kenan Evren

darbesinde Obama yoktu.



Haklısınız, yoktu.



Lakin “

paralel örgüt

” Türkiye'ye “çökerken” vardı.



Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ

, “

silahlı terör

örgütü” kurmak iddiasıyla müebbede çarptırıldığı haberini aldığında Başkan Obama'nın tepkisi acaba ne olmuştu?



Ne oluyor lan, Türkler çıldırdı mı?


Hayır başkanım, bizim mülâaneci çocuklar işi bitirdi…



Sahi, paralel yapı “işi bitirirken” ABD, demokrasi ve özgürlükler konusunda nasıl bir duyarlık göstermişti?



İlhan Selçuk'tan

Mustafa Kaplan

'a,

Nedim Şene

r'den

Erol Manisalı

'ya kadar derdest edilirken,

Prof. Türkan Saylan

kovuşturulurken ne yapmışlardı?



Mesela,

Erdoğan

'ın gıyabında, “

Demokrasi vaadiyle geldiğini kendisine hatırlattım”

deme gereği duymuş muydu

Obama

?



Uzun lafın kısası, “

otonom yapı

” yargıya hakimken, yani, istediklerini istedikleri anda istedikleri gerekçeyle içeri atarlarken ABD'den herhangi bir uyarı gelmiş miydi?



Neden susuyorlardı?



Yargı bağımsızlığına inandıkları veya yargı kararlarına saygı duydukları için mi yoksa “taşeron yapıları” yargıya hakim olduğu için mi?



Hayır yani, o vakit yargı bağımsızdı da şimdi mi AKP'nin eline geçti?



O dönemde, söz gelimi

Can Dündar'ın kalemini Pensilvanya

kıracaktı da,

Anayasa Mahkemesi

malum kararı verecek, o mahkeme de tutuksuz yargılama yoluna sapacaktı ha?



Anayasa Mahkemesi'nin taa

kozmik odasına

kadar girerler, tutuksuz yargılama kararını veren mahkemeyi de anında

Ergenekon Terör Örgütüne

(ETÖ) yazıp mavi gökyüzünü dar ederlerdi



Uzun lafın kısası,

mülâaneci

çocuklar

17- 25 Aralık'ta işi bitiremedi

, haliyle iş, 12 Eylül'de işi bitiren çocuklara kaldı.



Onun için

Michael Rubin

, “

Türkiye'de darbe olması durumunda ABD darbecilerle çalışmaya devam edecek…

” şeklinde sinyal verdi.



Onun için

liberal postuna bürünmüş işbirlikçi aydınlar

darbe yollarına taş döşemeye başladı.



Bu aydınların hülasası mesabesindeki “

eleman

” tevekkeli, “

demokrasi darbeyle de gelir

” dememişti.



Demokrasi götürmek uğruna

Irak

'ı işgal eden

ABD

'nin “demokrasi duyarlığının” da çok “

değişik

”, yani, kendi hesaplarına çok “

işlevsel

” olduğunu biliyoruz.



Bu bakımdan…



Erdoğan

'ın, “

Gıyabımda o tür bir açıklama yapıld

ığını duyunca üzüldüm (…)

Bana o türden bir şey söylenmiş değil...

” şeklinde tepki gösterdiği

Obama

'nın, “

Demokrasi vaadiyle geldiğini kendisine hatırlattım

sözü
ü

zerine adamakıllı düşünmek zorundayız.



Koskoca ABD Başkanı gündüz gözüyle neden yalan söyleme gereği duymuştur?



Üstelik

bu yalanını yüzüne vurmaktan çekinmeyecek bir lidere karşı…



Bizim

Akif Emre

'nin geçenlerde dile getirdiği bir örnek bu konuda da bence gayet açıklayıcı.



Rauf Denktaş

'ın

Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyetini

ilan etmesi üzerine, dönemin Dışişleri Bakanı İlter Türkmen,

ABD Başkanı Reagan

'la görüşmek üzere kabul edilir.

Türkmen

, çok olumlu bir görüşme gerçekleştiğini,

Kıbrıs

konusunun hiç gündeme gelmediğini,

ABD Başkanı

'nın Türkiye'nin büyük devlet olduğunu dile getirdiğini sevinçle

Ankara

'ya bildirir. Ne var ki çok geçmeden

Beyaz Saray

basın sözcüsü,

Türkiye'nin

Kıbrıs konusunda attığı adımların kabul edilemez olduğunun söz konusu görüşmede dile getirildiğini zehir zemberek bir bildiriyle basına duyurur.



Devamını

: “Bunun üzerine İlter Türkmen'in Beyaz Saray'da tanıdığı diplomatı arayarak, böyle bir açıklama yayınlandığını ancak Başkan'ın görüşmede bu tür ifadelerin hiçbirini söylemediğini belirtmesi üzerine verilen cevap, işlerin nasıl işlediğini, her şeyi açıklayan bir cümledir: ''

Olsun, Başkan Reagan'ın söylemesi gerekirdi…



Demek ki,

Başkan Obama

'nın da mahut yalanı söylemesi gerekiyormuş!



Erdoğan ve Türkiye aleyhine yürütülen algı faaliyetinin geldiği aşamayı göstermesi bakımından bu yalan gerçekten de çok önemli.



Haklı olmanın hiç bir şey ifade etmediği, sadece gücün ve güçlünün geçer akçe olduğu bu dünya düzeninde ABD'yle polemik yapmanın alemi yok.



Yapılacak tek şeyi tekrar etmek makamındayım: İçerde milli ittifakları genişletmek, dışarda

Rusya

başta olmak üzere bölge ülkeleriyle sağlam ve sağlıklı ilişki kurmak…



Başka yol yok.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026