Masal masal matitas

04:00, 02/12/2025, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Masal masal matitas

Kemâlât teferruattan doğar! İnsanlar için de bu böyledir devletler için de. Büyük meselelerini halleden insan ve devletler, başkalarının nazarında küçük gibi görülen meselelere dair irade, teklif, iddia ve nihayet eylem ortaya koyabilirler. Yokluğu kimsecikler tarafından fark edilmeyecek bu nevi hususiyetler, var olduğu anda dışarıdan takdir ve hayranlıkla seyredilir ve buradan bir izzet, vakar ve heybet doğar. Büyük meselelerini halledemeyenler ise teferruat gibi gördükleri hususların ya varlığından bile haberdar değillerdir yahut fark ettikleri nüansları nasıl tatbik edeceklerini bilemez dahası isteseler de buna güç yetiremezler.

Tarih medeniyetlerin resmi geçit mekanı gibidir. Her dönemde farklı bir değerler sistemi yeryüzünün neredeyse tamamını biçimlendirir, renk ve şekil verir. Medeniyetler birbirleriyle enteresan ve ekseriyetle komplekssiz bir alışverişle yaparlar bu işi. Antik Yunan’daki bir tohum Roma’da fidan olur, Çin’de çiçeğe duran bir fide Endülüs’te meyve verir. Biri diğerinden beslenir, öteki yorumladığı berikini daha ileri taşır. Buna bir nevi gök kubbe inşası diyebiliriz sanırım. Gök kubbeyi inşa eden medeniyet, kendi değerler sistemini ulaşabildiği her yere taşır. Kavramlar, düşünce sistematiği, hayat yorumu, kültür ve sanat, teknoloji, ürün, dil, kıyafet, aklınıza ne gelirse. Bu ihraç işini yapış biçimi medeniyetin karakterine dair ip uçları verir bize. Kimisi nâzenin bir eda ile yapar davetini kimisi hoyrat bir icbar ile. Kiminin referansı aşkın olandır, ötelerdir; kimisi menfaatinden bir adım öteye geçemez. Kimisi diğerini de yaşatarak kendisine bir alan açar, kimisi diğerini ötekileştirip hayat hakkı tanımayarak var olmaya çalışır.

Biz vaktiyle kendi gök kubbesini zerafetle inşâ edip yeryüzüne muhabbetle revnâk veren, kemâlâtın her bir hususiyetinde hayranlıkla seyredildiği büyük bir medeniyetin çocuklarıydık. Kaybettik. At sürdüğümüz coğrafyayı, şenlendirdiğimiz beldeleri kaybettik. Hayata bakışımızı, yorumlayışımızı, duruşumuzu, derdimizi, vakarımızı, heybet ve izzetimizi, şahsiyetimizi, ufkumuzu, tefekkürümüzü, iddia ve teklifimizi, sanatımızı, lisanımızı, kıyafetimizi kaybettik. Biz bizi kaybettik, bigâne kaldık biz bize. Aşkla inşa ettiğimiz ve bizi sevmeyenlerin bile altında nefes almaktan memnun olduğu gök kubbe çöktü üstümüze, altında nefessiz kaldık. Üstümüz başımız toz toprak, kaşımız gözümüz yara bere, içimiz dışımız allak bullak, kala kaldık öylece.

Bu büyük sarsıntıdan uyanıp kendimize geldiğimizde başka bir değerler sisteminin inşa ettiği gök kubbenin altında uyandık. Madde boşluk kabul etmiyordu. Başkalarının kavramlarıyla kendimiz gibi düşünmeye, başkalarının kıyafetleriyle kendimiz gibi yürümeye, başkalarının şehirlerinde kendimiz gibi yaşamaya, başkalarının sisteminde kendimiz gibi var olmaya, başkalarının kelimeleriyle kendimizi tarif etmeye çabaladık ama beyhûde! Kalkamadık işin içinden! Bu dilemmanın orta yerinde biz bizi yitirdik.

Büyük meselesini halledemeyenler kervanına katıldığımız o günden itibaren küçük meseleleri hepten fark etmez olduk. Derken vaktiyle büyük olan meselelerimiz de küçülmeye başladı gözümüzde. İnsanın meselesi kadar büyük olduğu bu yangın yerinde ne kendimiz kalabildik ne başkası olabildik bir de baktık ki kendimize yabancı olmuşuz kendimiz.

Yıllar yılları kovaladı, az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik ve bir sabah uyandık ki Papa cenapları ziyaret etmiş ülkemizi. Ayinlerde mutadı olan kırmızı pabuçlarının yerine, bu toprakları kaybetmelerine ağıdın nişanesi olarak yorumlanan siyah pabuçlarıyla yönetmiş İznik’teki ayini. Ortaçağdan kalma ilkel kıyafetli Papa ve heyetini modern takım elbiseleri ve kravatlarıyla karşılamış hocalarımız. Külliye’de ilahi söyleyen hânende hanım kızlarımızın kılık kıyafetinden sâzendelerimizin ahvaline, seçilen repertuardan yorumun kalitesine kadar her bir şey ne bize benziyormuş ne de bir başkasına. Gökten üç elma düşmüş derken; birisi serencamı bilmeden neticeyi garipseyenlerin başına, birisi bu işlerin başladığı yeri idrak edip gittiği yere tahammülü olmayanların başına, birisi de masal masal matitas!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026