Gözyaşları, şimdi sevinçten

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 11/06/2025, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Gözyaşları, şimdi sevinçten

Suriye’de tam 24 yıl (2000-2024) devam eden Beşşâr Esed rejiminin sivil halka yönelik vahşet ve gaddarlığının en sembol isimlerinden biri, başına gelen korkunç akıbetle tüm dünyanın vicdanını yaralayan Hamza el-Hatîb idi hiç şüphesiz:

Hamza, ailesiyle birlikte Der’â’nın güneyindeki Cîze köyünde yaşayan sevimli bir çocuktu. Akranları gibi köy ortamının masum alışkanlıklarına sahip olan Hamza, özellikle güvercin beslemeyi ve uçurmayı çok seviyordu. Kısacık ömrü boyunca siyasetle tek ilgisi, Der’â’nın rejim tanklarıyla kuşatılmasından 4 gün sonra, 29 Nisan 2011’de düzenlenen protesto gösterisine katılmak oldu. Der’â yolundaki Saydâ kasabası yakınlarında, Suriye ordusu kalabalığın üzerine ateş açmaya başlayınca oluşan panik ve kargaşada Hamza ortadan kayboldu. Birkaç gün sonra, Baas’ın acımasız istihbarat örgütü Muhâberât tarafından tutuklananlar arasında olduğu belirlendi.

Ailesi, bütün çabalara rağmen ne Hamza’yı geri alabildi, ne de hakkında sağlıklı bir malumat edinebildi. Nihayet, 25 Mayıs günü Hamza, eski bir battaniyenin içinde ailesine teslim edildi. Manzara korkunçtu: Cesedi birkaç parçaya ayrılmış, derisinde sigara söndürülmüş, penisi kökünden kesilmişti. Kararmış cesette, elektroşok işkencesine uğradığına dair izler vardı.

Hızlı bir şekilde milyonların gündemine giren bu trajik olay, Suriye halkı için artık zembereklerin boşalması anlamına geliyordu. Küçücük bir köyde sıradan bir çocuk olarak hayatına başlayan Hamza el-Hatîb, 13 yıllık ömrünü talihsiz bir şöhretle tamamlamıştı. On yıllardır Baas rejiminin sebep olduğu türlü mahrumiyetlere dişini sıkan Suriyeli sessiz çoğunluk için, Hamza artık bir semboldü. Sınırları ve tanımları aşan bir sembol… Öyle ki, rejim yanlıları Hamzacığın kabrine bile saldıracak, mezar taşını kırarak ondan sözde “öç” almaya çalışacaktı.

Rejim, Hatîb ailesine bir acı daha yaşattı: Hamza’nın ağabeyi Ömer de bilahare tutuklanmış, ancak kendisinden hiçbir haber alınamamıştı. Aile, Ömer’in başına ne geldiğini, ancak 2024’ün son günlerinde, Baas rejiminin düşüşünden sonra öğrenebildi. Mahkûmlara uygulanan insanlık dışı muamelelerle şöhret bulan Saydnâyâ Hapishanesi’ne götürülen Ömer el-Hatîb uzun süre işkence gördükten sonra içeride hayatını kaybetmişti. Hapishanede ele geçirilen doküman ve fotoğraflar, Ömer’in de kurbanlar arasında olduğunu gösteriyordu.

İki oğlunu acı biçimde Baas rejimine kurban veren anne Semîra el-Hatîb, yıllar boyunca hiç konuşmadı, hatta röportaj ve görüşme taleplerini de ısrarla geri çevirdi. Acısını içine attı, sabretti, bekledi. Esed’in düşüşüne elbette ondan daha fazla sevinen olamazdı Suriye’de. Nitekim sevincini açığa vurdu, konuştu, röportaj isteklerini artık geri çevirmedi.

Semîra el-Hatîb, birkaç gün önce yine kameralar karşısındaydı. Gözünde yine yaş vardı, ancak bu kez sevinçten. Suriye’nin yeni yönetimi kendisine küçük bir jest yapmış ve hacca göndermişti. Mekke-i Mükerreme’de, sağ kalan tek oğlu Süraka ile gazetecilere açıklama yapan Semîra Anne, merhum ve mazlum oğlu Hamza’nın adının nerden geldiğini anlattı: “Eşim, 30 sene kadar önce yalnız başına hacca gitmişti. Medine-i Münevvere’de Hz. Hamza’nın kabrini ziyaret ederken çok duygulanmış. Kabrin başında, eğer bir erkek evladı daha olursa, adını Hamza koymaya niyetlenmiş.” Nitekim Hatîb çifti, kısa süre sonra dünyaya gelen bebeklerine Hamza adını vermişler.

Hatîb ailesinin, çocuklarına isim koyarken yaptığı tercihler, dinî ve manevî şuurlarının da göstergesi mahiyetinde: Ömer, Hamza ve Süraka. Ömer, Hz. Ömer’den. Hamza, Hz. Hamza’dan. Süraka da, sahabenin meşhurlarından Süraka bin Mâlik’ten. Bu bilgilerin üzerine, Der’â bölgesinin Hz. Ömer tarafından fethedildiğini, Süraka bin Mâlik’in de İran’ın fethine katılan isimlerden biri olduğunu ekleyelim. Tarih ve coğrafya, insanı doğuruyor ve yoğuruyor. İnsan malzemesindeki kalite, tarihin ve coğrafyanın beraberce kardığı hamurun teknesinde şekilleniyor.

Hac için Mekke-i Mükerreme’de toplanan iki milyondan fazla insan içinde, nice böyle yanık yürek ve dağlanmış bağır vardı. Keşke, öykülerinden en azından bir kısmını kayda geçirebileceğimiz bir derleme yapma imkânımız olsaydı…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026