
Bugün hepimizin bildiği ve üzerinde hem fikir olması gereken konu; ülkelerin geleceği, zenginleşmesi, refahı için tek yol eğitimdir. Özellikle çağımızda ekmek kadar su kadar önemli olan eğitim ve onun yarattığı katma değer ülkeler için hayati önemde. Bu yüzden başta gelişmiş ülkeler olmak üzere bu sürecin farkına varan ülkeler, eğitim yoluyla üretim temelinde; STEM, kodlama, robotik, sanatsal beceriler, sosyal insan yaratma ve en önemlisi çift dilli eğitim gibi kavramları öne çıkararak eğitim sistemlerinde muazzam değişimler yaratıyor. Bizde ise durum biraz farklı biz son on beş yılda eğitime ayrılan bütçe, kaynak, yaratılan olağanüstü fiziki yapılar var. Ama maalesef bizim eğitim sonuçlarımız pekte iyi değil. Hal böyle olunca da ülke olarak bu çağın gerisinde kalma riskimiz her geçen gün artıyor. Çünkü çağın ekonomisinin ama teması olan “dijital dönüşüm ve endüstri 4.0” a göre üretim yapacak insan gücünü yetiştirememiş oluyoruz. Söylemek istediğim eğitimde yeni şeyler yaparken aklın ve bilimin gösterdiği yolu denememiz herhalde hepimizin tercihi olur. Hepiniz biraz geriye dönüp düşünür müsünüz? Son yıllarda eğitimde aldığımız kararlar maalesef sahada aynı sonucu vermiyor.
Ben size birkaçını sıralayayım; her ile bir üniversite dedik iyi fikir ama üniversiteye benzemeyen öğrencilerin yüzüne bakmadığı 50 tane yüksek lise yarattık. Oysa mesele mevcut üniversitelerimizi üreten yapılar haline getirerek daha faydalı iş yapabilmek, bulundukları illerde ve çevrede inovasyon yaratmaları idi. 4+4+4 sistemini getirdik (oraya bir şey demiyorum ama) 5 yaşında çocukları okula başlatmaya çalıştık birileri bu yanlış dedi bakanlık bürokratları ısrarlı doğru dedi sonra bir nesli kaybettik. Daha sonra geri adım attık ama bazı çocuklarımız için çok geçti. Bir başka konu sınavlar; lise giriş yap boz halinde devam ediyor. Üstelik bu sınavı neden yaptığımızı bilen yok. Üniversite sınavlarına giren öğrenci sayısı 2,6 milyon, sınava girdiği halde tercih yapmayan 700 bin her yıl. Üstelik üniversiteler öğrenciler için tek umut kapısı ama kayıt sildirme ve terk sayıları da çok arttı. Yetmedi; dershaneleri kapattık bu kararı ben kesinlikle destekledim ama dershaneler kalkınca kaçak sınav merkezleri, kurslar ne olduğu belirsiz yerler doğdu. En önemlisi de çağa uygun diye getirdiğimiz bence de en önemli değişim olan yapılandırmacı öğretim modeli maalesef okullarda uygulanmadı ya da eksik uygulandığı için işe yaramadı ve oda “mış” gibi oldu. Yeni bakanımızla başlayan ve toplumda umut olan süreç var. Ama fikirsel değişim talebi ne kadar karşılık bulacak bilen yok.
Peki 15 yılda eğitimde neden Fen ve Teknoloji liseleri açmayı, yabancı dil öğretmeyi, STEM temelli eğitimi, bütçeden ayırdığımız kaynakla daha yapısal düzenlemeler yapamadık, neden eğitimde dönüşüm atağını yapamadık. Sanırım biz anlamak istemiyoruz; üniversite mezuniyeti “memur yaratmamalı” girişimci yaratmalı, milyonlarca genç KPSS ile memuriyet hayalleri kurmamalı iş kurmalı, okullarda kavga değil spor, proje ve müzik aleti sesleri duyulmalı. Bu ülkenin gencecik çocukları girişimcilik, yaratıcılık, startup gibi kavramlar yerine memur olmayı hayal ediyorsa bu memleket nasıl lider ülke olabilir. Sözün özü şudur; eğitimi yönetenler bu ülkenin geleceğini tek yolunun eğitim olduğunun farkına varmak zorundalar. Bu işin ülke için varoluş sorunu olduğunu anlamamız lazım. Tek umut kaynağımız olan gençleri iyi yetiştiremezsek maalesef ilerlememiz mümkün olmayacaktır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.