Medeniyet dili ve kutsallık

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 06/08/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Medeniyet dili ve kutsallık

İslam düşüncesinde kuds, kudsî ve mukaddes kelimelerinin anlam alanının, Batı düşüncesindeki gibi din-dünya vb. karşıtlığı üzerinden kurulmadığını, yaratmanın ve mutlak tenzihin yalnız Bir olan Allah’a ait olması sebebiyle el-Kuddûs isminin doğrudan Allah’a mahsus olduğunu söylemiştik.

Zira, bir şeyin faziletli, hürmete lâyık yahut dinî bakımdan kıymetli olması, onun kendiliğinden mukaddes olduğu anlamına gelmez. Sahâbenin faziletiyle ilgili rivayet ve tasnifler onların kutsallıklarını değil, yüksek ahlâkî ve dinî değerlerini bildirir. Aynı şekilde seccade, tesbih veya dinin öğrenilmesine vesile olan âlimler hakkında gösterilen hürmet de onları kutsallaştırmak değildir. Buradan hareketle şöyle bir ölçü kurulabilir: Her mukaddes olana hürmet edilir; fakat her hürmet edilen şey mukaddes değildir.

Kuds ve kutsiyet meselesi İslam ontolojisi, kelâmı ve tasavvufu içinde değerlendirildiğinde, mukaddesiyetin Hıristiyanlıkta görüldüğü biçimiyle din-dünya yahut kutsal-profan ayrımına tâbi olmadığı zaten kendiliğinden anlaşılır. İslam’da halk ve emir âlemleri, görünür ve görünmeyen, dünyevî ve uhrevî alanlar birbirinden ayırt edilmekle birlikte bunlar asla birbirinden bütünüyle koparılmaz. Varlığın tamamı Allah’ın yaratması ve emri altında bulunduğu için, dünya kendiliğinden ilâhî olanın karşısında bağımsız ve profan bir alan oluşturmaz. Bu sebeple İslam medeniyetinde sanatın vahiy ile ilişkisi, yalnızca dinî sayılan nesne ve yapılara mahsus da değildir.

Dolayısıyla kutlu sanat kavramı, İslam sanatını yalnızca cami, mushaf, mihrab veya dinî sembollerle sınırlayan dar bir anlamda kullanıldığında, onun medeniyet kurucu niteliğini açıklamakta yetersiz kalır. Burada asıl belirleyici olan, kutsal nesnelerle gündelik nesneler arasında kesin bir sınır çizmek değil, vahyin insanın nazarını ve varlıkla kurduğu ilişkiyi dönüştürmesidir. İslam sanatı önce insanın görme biçimini değiştirir; bu değişim daha sonra mimariye, hüsnühata, tezhibe, dokumaya, gündelik eşyalara ve şehir düzenine yansır.

Tradisyonist düşünürlerden biri olan Martin Lings’in özellikle Kur’an hattı ve tezhibi üzerine yaptığı tespitler bu bakımdan son derece önemlidir. Ona göre Kur’an’ın her harfinin eksiksiz biçimde korunması ve gelecek nesillere aktarılması zarureti, İslam yazısını sıradan bir kayıt vasıtası olmaktan çıkararak tarihin en büyük hat geleneklerinden birine dönüştürmüştür. Fakat burada meydana gelen değişim yalnız teknik bir ilerleme değildir. Esas dönüşüm, vahyî kelâmı yazıya geçirmek, yazıyı da manevî bir tecrübenin taşıyıcısı hâline getirmektir. Böylece yazı yalnızca okunan bir işaret olmaktan çıkar; işitilen vahyin göze hitap eden karşılığına dönüşür.

Arapların dile ve insan sesinin güzelliğine duydukları derin bağlılık ile başlangıçta kullanılan yazının kabalığı arasında büyük bir mesafe bulunuyordu. Lings, bu mesafenin hat sanatının doğuşunda belirleyici olduğunu düşünür. Kur’an’ın güzel bir sesle okunmasının kulakta meydana getirdiği tecrübeye denk bir tesirin, yazılı âyetler aracılığıyla gözde de doğması istenmiş gibidir. Böylece hüsnühat, ses ile görüntü, tilâvet ile temaşa arasında kurulan bir irtibat hâline gelir.

Lings, hat ve tezhip sanatlarının gelişmesini yalnızca figüratif sanatlara konulan sınırlarla açıklayan görüşleri yeterli bulmaz. Eğer mesele sadece resim ve heykel yasağı olsaydı, ortaya çıkan sanatın ulaştığı estetik ve metafizik derinliği açıklamak mümkün olmazdı. Asıl sorulması gereken, İslam vahyiyle birlikte hangi insanî istidadın harekete geçtiği, hangi gizli imkânın yeni bir yön kazandığıdır. Lings’e göre bunun cevabı, insan dehasının vahiy tarafından uyandırılması ve yönlendirilmesinde aranmalıdır.

İnsan dehasının kutlu sanattaki rolü inkâr edilemez; fakat bütün dehalar aynı mahiyette değildir. Dinle ilgili her sanat, tam anlamıyla kutlu sanat sayılamaz. Kutlu sanat, kendi aşkın aslının yahut Lings’in ifadesiyle ayn-ı sâbitesi’nin tesiri altında şekillenen bir dehadan doğar. Buna karşılık kaynağıyla irtibatı zayıflamış, kendi başına buyruk bir bireysel deha dinî konuları işlese bile aynı ontolojik mahiyete sahip olmayabilir. Bu sebeple dinî sanat ile kutlu sanat arasında bir ayırım yapmak gerekir.

Kutlu sanatın işlevi, insan ruhunda Aşkın Olan’a doğru bir yankı meydana getirmesidir. Bu yönüyle onun tesiri vahyin tesirine paralellik arz eder. Fakat kutlu sanat çoğu zaman dinin ilk ortaya çıktığı anda değil, daha sonra, sanat dili belirli bir olgunluğa ulaştığında kristalleşir. İlk nesiller için peygamberin varlığı ve vahyin canlı hitabı ne ifade ediyorsa, sonraki kuşaklar için kutlu sanat bir ölçüde o varoluşu ve huzuru devam ettirme işlevi görür.

Buradan devam edelim inşallah.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026