Dijital dünyânın eşiğinde

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi ÖğünYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 06/08/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Dijital dünyânın eşiğinde

İnsanlık, şaşkınlık ve merak hissiyatlarının eşliğinde yoğunlaştırılmış tekno bir dünyâya doğru yol alıyor. Kimse bu gidişâtın neticelerinden emin değil. Meseleye çok müspet bakanlar kadar ondan dehşete düşenler de var. Basit tekniklerden görece daha karmaşık teknolojilere geçiş devirlerinde de benzer durumlar yaşanmıştır elbette. Meselâ makine devrimi gerçekleştiğinde basit tekniklerle çalışan insan grupları arasında isyan edenler, yeni âletleri şeytânî bulanlar da vardı. Ludistler denilen bir grup rast geldikleri makinelere saldırıyor ve onları parçalıyordu. Ludizm modern dünyâda kadim ikonaklastisizmin yerini almış gibiydi. Bu insancıklar âletlerin insanın yerini alacağından ve kendilerini işsiz ve aç bırakacağından endişe ediyorlardı. Evet temel mesele buydu.

Anti teknolojizm, modern târihin içinde çeşitli biçimlerde hep var olmuştur. Sanâyileşmenin en hararetli şekillerde yaşandığı 19. asırda romantizm bu hissiyatların taşıyıcısı oldu. Teknoloji ile medeniyeti eşlendiren ve bundan şu veyâ bu şekilde rahatsız olan kesimler her seferinde tabiata ve tabiî buldukları ilişkilere medhiyeler sıraladı. Bâzı filozoflar ise meseleyi yabancılaşma odağında tartıştı. Viktorya devrinin açlık, köksüzlük, hastalık ve kirlilikle anılan en karanlık günlerinde bu fikirlerin görece tesiri olmuştur. Ama bu devrin sonlarına doğru bilim ve fenlerde yaşanan buluşlarla bu meselelerin halledilmesine doğru mühim adımlar atılmaya başlayınca antiteknolojist hissiyatlar da gerilemişti. Meselâ mikropların keşfedilmesi ve birçok hastalık için aşıların geliştirilmesi, mühendislik başarılarla sanayileşmenin ve kentleşmenin doğurduğu bâzı temel meselelerin halledilmesi büyük başarılar olarak selâmlandı. Demek ki teknolojinin doğurduğu meselelerin panzehiri yine teknolojiden geliyordu. Bu dinamikler pozitivizmi; yâni medeniyet iddiasını büyük bir rızâ birliğine (consensus) mazhar kıldı. Buna göre, kendi hâline bırakılırsa felâketli neticeler vereceği muhakkak olan gelişmeler, yerinde müdahalelerle şerden hayra tebdil edilebilirdi. Pozitivistlere göre makinelerin insanın yerini almasını mutlak bir fenâlık olarak göreceğimize bunu bir avantaja çevirmeye bakmak gerekirdi. Bu fikir erbâbı, makineler sâyesinde insanın kol emeğinden arınacağını ve kendisini insan yapan zihnî ve rûhî şubelerini tam kapasite çalıştırabileceği; bonusu boş zaman olan yüksek bir medeniyete vâsıl olmanın pekâla mümkün olacağını iddia ediyordu... Anti teknolojizm ise yok olmadı; lâkin, bâzen pasifizm bâzen de anarşizm ile eşlenerek marjinalleşti.

Bugünkü evrede de benzer sendromlarla karşılaşıyoruz. Beat neslini, hippileri, bâzı 68’lileri, Green Peace hareketini ve hackerların bir kısmını günümüzün ludistleri olarak görüyorum. Ama arada farklılıklar da var. Görebildiklerimden biraz bahsedeyim. En mühim bulduğum farklılık, yeni teknolojizmin, anti teknolojizmin çok müracaat ettiği, eski teknolojinin ve refah toplumunun eleştirilerinin bâzı taraflarını yedeğine almış olmasıdır. Yeşil enerji, sıfır atık ve sıfır karbon izi vb temaları biliyoruz. Bu hâliyle anti teknolojizmin iddialarını geriletme kapasitesine sâhiptir.

Teknolojizm ikinci olarak, sanayî kapitalizminin boğucu yoğunluklarını ve yığılmalarını radikal bir şekilde eleştirmekte ve dağıtıklık vaad etmektedir. Bu da son derecede rahatlatıcı bir tesir doğurmaktadır. Meselâ bu devirde insan-insan ilişkilerinin dolaylılaşmasının, daha doğru bir ifâdeyle yabancılaşmanın zihnen alabildiğine bireyselleşmiş büyük kütleler nazarında herhangi bir şekilde mesele edileceğini hiç zannetmiyorum.

Ama kanaatimce en mühim olan husus, yeni teknolojizmin ürünlerini doğrudan ve çok yaygın bir şekilde bireysel sâhalara kazandırma kapasitesidir. Kolay taşınabilir laptoplar ve mobil telefonlar bunun en tipik misâli olsa gerekir. Gelinen aşamada büyük bir hicretin yaşandığı ve insanlığın kâhir ekseriyetinin zihnen ve rûhen arzdan ayağının kesildiğini ve bulutlara yerleştiğini; târihin, kelimenin tam mânâsıyla en havâî devrini idrak ettiğini rahatlıkla iddia edebiliriz.

Nihâyet yeni teknolojik dünyânın kabûl ettirilmesini sağlayan bir dinamik devrede. Bu örtük bir şantaj olarak görüyorum. Bugün refah toplumlarının en ileri krizli evresini teşkil eden tüketim ve onun narsisist ölçülerde ben merkezci kıldığı insanların meydana getirdiği son derecede şımartılmış, geçimsiz, hor görülü, saldırgan ve kavgalı bir tarihi idrak ediyoruz. Sanâyi toplumuna has kurumların işlevsizleşmesi, siyaset sınıflarının çürümesi, mafyalaşmalar, kan dâvalarına dönüşen kültür/kimlik çatışmaları ve nihâyet yoğunlaşan savaşlar güvenlik meselesini ağırlaştırmaktadır. Yeni teknoloji işte tam da bunun yegâne çözümü olarak devreye giriyor. İşbağ noktasına doğru hızla sürükleniyoruz. Bu noktaya ulaşıldığında, Hobbesvârî bir tercihle insanlığın özgürlüklerinden kolaylıkla vazgeçeceklerine dâir endişeler de artıyor.

Dijitalliğin hükmettiği ve çok boyutlu kontrolün kesintisiz sağlandığı, kuzulaşmış bir insanlık ufukta görünüyor. Bunu kapitalizmin, devletlerin, bürokrasilerin, ulusların, toplumların sonu olarak değerlendiren ve hayra yoranlar var. Bu kanaatte olmadığımı ifâde etmeliyim. Allahtan, Fukuyama gibilerin sömürdüğü, târihin sonu gibi iddialı tezlerden bahseden yok. Târih devâm ediyor. Bu da onun birikimlerinin asla kaybolmayacağını düşündürüyor. O birikim olsa olsa yeni baskın unsurların içinde terbiye edilecek ve yeniden üretilecektir. İstikbâlde devletler ve bürokrasiler varolmaya devâm edecektir; tekno devletler ve tekno bürokrasiler olarak. Uluslar, toplumlar ve bireyler de öyle. Ve elbette yeni dünyâda bir yerlerde şimdilik fenâ hâlde bastırılmış olan isyân etme duygusu da devreye girecektir. İnsan zihnini ve rûhunu mutlak kontrol etmek mümkün değildir. Târihte mutlak işlemez çünkü…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026