Ben gelince o çıkar

Yaşar Süngü
Yaşar SüngüYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/09/2018, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Ben gelince o çıkar

1892 yılında Osmanlı Devleti’nin bütçe tahsilatı 17.1 milyon Osmanlı Lirası, devletin harcaması 18 milyon Osmanlı Lirası’ydı.

1800’lü yıllarda yapılan saraylara bakalım;



Dolmabahçe Sarayı (1856): Padişah I. Abdülmecid tarafından yaptırılan Dolmabahçe Sarayı’nın mimarları Garabet Balyan ve Nigogos Balyan.

Avrupa mimarisinden etkilenilerek barok tarzıyla yapılmış.

Adile Sultan Sarayı (1856): Günümüzde varlığını devam ettiren Osmanlı saraylarından biri olan Adile Sultan Sarayı, padişah Abdülmecit döneminde yapılmış.

Eserin mimarı Sarkis Balyan, bu eserini Sultan Abdülmecit’in kız kardeşi Adile Sultan için yapmış.

1916’dan itibaren Kandilli Kız Lisesi olarak kullanılan saray 1986 yılında çıkan bir yangın nedeniyle harap olmuş, restore edilerek 2007 yılında tekrar kullanılmaya başlanmış.

Beylerbeyi Sarayı (1865): Sultan Abdülaziz döneminde yapılan bu sarayın da mimarı Sarkis Balyan.

Sultan II. Abdülhamit Balkan Savaşlarından sonra bu sarayda yaşamaya başlamış.

İstanbul’da yer alan ve günümüzde müze olarak ziyaretçileri ağırlayan Beylerbeyi Sarayı 1909 yılında restore edilmiş.

Çırağan Sarayı (1867): Sarayın yapımına Sultan Abdülmecit döneminde başlanmış, ancak sultanın ömrü sarayın tamamlandığını görmeye yetmemiş.

Sarayın yapımı Sultan Abdülaziz döneminde tamamlanmış.

Batı’dan ve Galata bankerlerinden altına endeksli borç parayla yaptırılan saraylar bunlar.

Yani devletin ekonomide “Ayaklarını yorgana göre uzat” prensibini unuttuğu ya da önemsemediği yıllar.

Yani ayakların yorgandan çıktığı yıllar.

Yani dünyanın bugün yaşanan borçlandırarak yaşamanın ilk adımlarının atıldığı yıllar.

**

“Tasarruf açığımız var onu kapatmalıyız” cümlesi son dönemde ekonomi uzmanlarından çok duyduğunuz bir cümle. Ancak bu çok beylik ve boş, karşılığı olmayan bir laf.

Tasarruf açığını kapatamayız

Nedeni çok basit; Yorgan herkese kısa geliyor.

Hiç kimse tek tek insanlar, aileler, şirketler ve devletler sahip oldukları yorganı beğenmiyor.

Herkes hak etsin etmesin krallar gibi yaşamak istiyor.

Yani insanlara harcama yaptıran yer, cüzdanın kapasitesi, gelirin miktarı değil, nefis dediğimiz yer.

**

Hani şu anlatılan hikayedeki gibi;

İnsanoğlu çamurdan yaratılırken, organlar tek tek yerleştiriliyormuş.

Kenardan seyreden şeytan akla sormuş “senin yerin neresi”

Akıl; Kalp demiş.

Biraz sonra nefis gelmiş.

Ona da “senin yerin neresi” diye sormuş.

Nefis, “kalp” deyince, şeytan şaşırmış ve sormuş;

“Az önce akla sordum o da yerim kalp dedi, sen de kalp diyorsun, ikiniz oraya nasıl sığacaksınız” deyince nefis cevaplamış; Ben gelince o çıkar.

İşte o nefis tasarruf açığının, borçlanma iştahının, bugünkü ekonomik krizin baş sebebi.

Egolar tavan yaptırılmış.

Herkes her şeyin en iyisi en pahalısını en güzelini hak ettiğine inandırılmış.

Kredi kartları, Truva atı gibi herkesin ellerine tutuşturulmuş.

Ondan sonra ver coşkuyu; Erik dalı gevrektir, giden bizim çeyrektir.

**

Etrafınızda borçlu olmayan vatandaş, borçlu olmayan şirket kaldı mı?

Devletlerin en büyük borçlu ABD olmak üzere hepsinin de borç krizinde olduğunu açıklanan verilerden biliyoruz.

Büyük şirketlerin bankalarla tekrar oturup borç yapılandırmalarına girdiğini de basından takip ediyoruz.

Bugünkü ekonomik sistem nasıl çalışıyor?

Krediyle.

Kredi nedir?

Borç paradır.

Borç nedir?

Senin olmayan daha sonra ödeyeceğini söyleyerek aldığın, ödeyemediğinde fazladan faiz ödediğin paradır.

**

Ekonomide ne zaman borçla yani krediyle büyüyenlerin akıllı, öz sermayesiyle büyümeye çalışanların aptal olduğuna yönelik algı arttıysa, bilin ki, kriz kapınıza dayanmıştır.

Bugün hem vatandaş hem şirketler hem de devletler adına kredi denen borçlanmayla gemisini yürütmeye çalışıyor.

Doların uçuşa geçmesi ile borçlanmaların maliyetinin ödenemeyecek kadar yüksek olduğu yakında anlaşılacak.

Ve gönüllü sıkmadığımız kemerler bundan sonra çok daha fazla ve zorunlu olarak sıkılacak.

Şimdiden tüketim harcamalarını yeniden gözden geçirmekte fayda var.

Egonuza tavan yaptıran gereksiz harcamalarınıza son verme zamanı.

Asgari temel ihtiyaçlarınızla geçinmeye çalışanlar bireysel olarak borç batağında boğulmaktan kurtulabilir.

Yoksa hazin hikayelerin baş aktörü olabilirler.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026