Siyasete yabancılaşma ve nihilizm tehlikesi

Turgay Yerlikaya
Turgay YerlikayaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/10/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Siyasete yabancılaşma ve nihilizm tehlikesi

En yüksek değerlerin anlamını yitirmesi ve amacın kaybolması olarak tarif edilen nihilizm, insanın anlam arayışı açısından oldukça kritik bir kavşaktır. Anlamı yitiren ve herhangi bir şeyden bağımsız biçimde kendi anlam dünyalarını inşa eden modern insanlar, hakikatin de parçalandığı bir dünyaya neden oldular. İnsanın dünyayı anlamlandırdığı ve ilişkilerini değerler üzerinden kurduğu bir vasattan yoksun oluşu, onu hiçliğe sürüklemekte ve parçalı hakikatlerin dünyasında ortak değerden bahsedebilmek de söz konusu olmamaktadır. Halbuki ortak iyiye dair inanç ve uğraş, geniş toplulukların hiçliğe sürüklenmeden benzer idealler etrafında yaşamasını da mümkün kılmaktadır.

Değerlerin yitimi ve anlamın yokluğu olarak tezahür eden nihilizm politik sahada daha yıkıcı sonuçlar üretebilmektedir. Nitekim siyaset, geniş kitleler adına onların temsili üzerinden yapılan ve ortak iyiye dair beklentilerin diri tutulduğu bir yoğunlaşma alanıdır. Bu sebeple siyaset, salt gücü elde tutmak ve o güç üzerinden oluşan imkanları kullanmak olarak tarif edilmez. Siyaset, ortak iyinin söz konusu olabildiği ve kolektif çıkarları gözeten bir mutabakat zemininin de adıdır aynı zamanda. Bu nedenle insanlar, bireysel sorunların dışında toplumsal alana dair meseleler için siyaset kurumuna güç ve anlam atfeder ve birçok sorunu kendilerini temsil edenler üzerinden çözümlemek ister. Peki bugün hem dünya hem de Türkiye’deki siyaset normatif düzlemde bir karşılık üretebiliyor mu? Değerler dünyası üzerinden inşa edilen bir politik kültür mü söz konusu yoksa değerlerin çözüldüğü ve anlamın yitirildiği bir siyaset mi hakim?

Uluslararası sistemin işleyişi ve ortaya çıkan sorunlara bakıldığında, herkes için iyinin hedeflenmediği çok rahat biçimde gözlemlenmektedir. Gücün ve güçlünün hukuku üzerinden inşa edilen sistem, sorumluluk ve değerden ziyade ayrıcalıkları ön plana çıkarmakta ve sistem her daim güçlü lehine işlemektedir. Ortak iyiden ziyade birtakım aktörlerin çeperinde belirlenen makro politikalar, iyiyi onların perspektifi üzerinden bizlere aktartmakta ve “iyi” tanımı da güçlünün kontrol ettiği bir zeminde anlam kazanmaktadır. Geniş kitlelerin karşısından kendi “iyi” leri üzerinden dünyayı anlamlandıranlar ise toplumun çözülüşünü hızlandırmakta ve her türlü ortak değerin yadsındığı bir dünya söz konusu olmaktadır.

Mevcut sistemin işleyişine karşı aktif ya da pasif biçimde ortaya çıkan tepkilerin dışında genel bir umursamazlık havası nihilizmin belirgin biçimde hissedilmesine neden olmaktadır. Son yıllarda oy verme davranışlarındaki düşüşe bakıldığında genel bir kayıtsızlık hali görülmektedir. Bu kayıtsızlık kimi zaman seçimlere dahil olmamak gibi bir tercih üzerinden şekillenirken kimi zaman da radikal uçların desteklenmesi ile sorunların çözülebileceğine dair inancın yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Her iki eylem de siyaset kurumuna yönelik güveni aşındırdığı gibi siyaset dışı aktörlerin sürece hakim olmasını beraberinde getirmektedir.

Siyasete olan güvenin kaybı son dönemde Batı’da bu yönde tezahür etmiş ve siyaset kurumu, ya teveccüh kaybı ya da aşırı uçların görünürlüğü ile tartışılır olmuştur. Siyaset kurumunun sorunları çözebileceğine dair inancın kaybı olarak da yorum-lanabilecek bu tutum yabancılaşmanın en keskin biçimidir. Bu yönüyle siyaset, geniş kitlelerin kendisinden umudu kestiği bir mekanizmaya dönüşmekte ve salt iktidarı elde etmenin bir aracı olarak düşünülmektedir. OECD genelinde parlamento seçimlerine katılım ortalamasının yüzde 75’ten yüzde 65’e düştüğü, genç seçmenlerin daha az oy kullandığı ve parti üyeliğinin çok düşük seyrettiği gibi olgusal gerçekler siyasete yabancılaşmasının açık bir sonucudur. Batıda bazı ülkelerde seçimlere katılım oranının yüzde 50’nin altında olması ise siyaset kurumu ile ilgili tartışmalar açısından oldukça öğreticidir.

Türkiye’de siyasete yabancılaşma biçiminde tezahür eden durum ise geniş kitlelerin oy ve seçime rağmen iktidarda temsil edilememesiydi. Milli irade atfı ve söylemine rağmen 1950’ye kadar olan dönem, geniş kitlelerin merkezin dışında tutulması idi. 1960 ile inşa edilen vesayetçi parlamentarizm ise, milli irade olgusunun tecellisini engellemiş ve merkez siyaset her daim geniş toplulukların erişimine kapatılmıştır. Siyasetin geniş kitlelere açılma ihtimali olduğu anlarda ise siyasete egemen olan unsurlar farklı müdahale araçları ile geçici temsil alanlarını kapatmış ve iktidarlarını tahkim etmişlerdir.

Bu kısır döngünün aşıldığı ve politik yabancılaşmanın ortadan kaldırıldığı dönemler Türkiye’nin demokrasi karnesi açısından oldukça mühimdir. Menderes ile başlayan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile temsil edilen bu çizginin bugün bir meydan okuma ile karşı karşıya olduğunu söylememiz gerekiyor. Erdoğan’ın yıllara sari biçimde inşa ettiği halk destekli politik sistemin merkez lehine genişlediği eleştirileri bizatihi AK Partinin çözmesi gereken bir sorun. Bugün aynı zamanda, birtakım finansal mekanizmalar üzerinden manipülasyon yapmak suretiyle siyaset kurumuna olan güveni sorgulatan insanların cezalandırılması beklentisi çok yüksek. Siyaseti değerler üzerinden yapan normatif tutumun gereği olarak ortaya çıkan bu beklentinin karşılanmaması nihilist eğilimleri besleyeceği gibi yabancılaşmayı da artıracaktır. Halbuki hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de AK Parti, siyasete yabancılaşan kitlelerin merkeze taşınarak milli iradenin tecelli etmesini temin eden sessiz bir devrimi idi. Bugün bir meydan okuma ile karşıya kalan çeyrek asırlık sessiz devrimin devam edebilmesi, ancak ve ancak kendisini iktidara taşıyan geniş kitlelerin taleplerini karşılaması ile mümkündür. Aksi takdirde yabancılaşma ile ortaya çıkacak kayıtsızlık hali siyaset kurumunu hiç olmadığı kadar aşındıracak ve uzun yıllar telafisi mümkün olmayan sonuçlar üretecektir.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026