MTO 2026 Akademik Yaz Kamplarımızı Çorum’la başlattık bu yıl. Kamplarımızın zirvesi oldu. Çıtayı çok yükseltti Çorum bu yılki kamplarımızda.
Hem sunulan makalelerin kalitesi, hem ortamın kardeşlik ve ruh dolu olması, her zaman olduğu gibi geleneksel vazgeçilmez özelliğiydi Çorum kamplarımızın bu yıl. Ne ki, bu yıl ki, kampa taptaze soluk getiren çocuklarımızın kampta kendilerini göstermelerine, geliştirmelerine verdiğimiz değer ve yer oldu.
MEB’in okullarının üç senede vermediği hatta varsa da yok ettiği özgüveni MTO üç günde verdi dedi bir öğretmen kardeşimiz.
Bugün kampımızı yine MTO’nun en parlak isimlerinden ve yönetim ekibimizden Selime Tetik hocamız yazdı. Ama ne yazı öyle! Lezzetle okuyacağınız nefis bir pazar yazısı.
Ne kadar içten, ne kadar lezzetli bir yazı oldu okuyunca hak vereceksiniz bana. İlk nefis oyunundan sonra koşa koşa yanıma gelip “özgüven patlaması yaşıyorum hocam” deyişi, haykırışı ile kampa damga vuran isimlerden 9 yaşındaki Ayşe Hümeyra’ya selam.
Sizi bu güzel yazıyla baş başa bırakıyorum…
***
Tarihe bir not da bendeniz düşeyim; “ MTO Çorum kampı 2026”
“Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi,
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu.
Kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde,
Bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin.
Tütmesi gereken ocak nerede?
Şairin bu arayış ve özlemine bir meydan okumadır MTO kampları.
Taşınacak su da belli, kırılacak odun da.
Ve yaşamak bir suç değil burda.
Büyük bir iddia gibi görünebilir kullandığım cümleler. Ama taş ve toprak, dağ ve oba, gece ve gündüz, yollar ve yıllar ve çocukların kalbi şahit ve hepsinin özü Allah şahit.
“Adem’le Havva’nın Cennette öncesiz sonrasızmışcasına mutlu bir hayat yaşadıkları zaman gibiydi hayatımız Batı’nın soluğu bize gelmeden önce.”
Obadaki geceler bu satırları döndürdü, dolaştırdı önüme getirdi. Tiyatro ve şiir dinletileri, çocukların büyüklerle cıvıl cıvıl oynamaları, tek ve biricik yaratılmış olduklarını fark edip tekrar tekrar sahnede rol almak istemeleri ve bu isteklerin Yusuf hocamız tarafından taltifle karşılık bulması çıtayı yükseltti.
Obada MTO kampı moderniteye bir meydan okumadır aynı zamanda. Mustafa Kutlu’nun ‘Bu böyledir.’ hikayesini hatırlayalım. Hikaye boyunca Lunaparka girip çıkamayan Süleyman’ı anlatır Kutlu. Hikayede şurada bir çay bahçesi olacaktı, çıkış oradaydı diye dolanıp durur Süleyman.Modern dünyada hepimiz Süleyman gibiyiz.Girdiğimiz alışveriş merkezleri, çocuklarımızı eğlensin diye götürdüğümüz parklardan evimize dödüğümüzde dayak yemiş gibi oluyoruz. Oysa Mto kamp tecrübesi bana başka bir imkan yolunu açtı. Heyecan yaşamak için dünya kupasını izlememize gerek yok.Toparlanın ligi biz kuruyoruz.
Çorum Mto kampı bir iç ve dış yolcuğuydu. Seminerlerde Bilginin islamileştrimesini, gıdaları, vesika fetişizmini, Malezya’yı, Singapur’u, Byung-Chul Han üzerinden modernite eleştirisi ve birçok şeyi konuştuk. Diğer taraftan şehri keşfettik. Burada özellikle belirtmeliyim ki, Çorum belediyesi ve halkı kendi kültürümüzü yaşatmak ve şehri Müslim bir şehir yapmak için muazzam bir gayret gösteriyorlar. Merkezinde camisi kenarlarında çarşısı, dünyanın en dar arastası, temizliği ve misafirperverlikleriyle hatırımızda kalacaklar.
Yolculuğumuzda İskilipli Atıf Hocanın mezarını da ziyaret ettik. Yusuf hocamız kabrin başına girerken güneşten korunmak için taktığı şapkasını çıkardı. Yüzüne çöken hüzün ve takındığı ciddiyet bizi de aynı renge bürüdü. Kabrin başında İskilip Atıf hocayı ve kara tarihimizi konuştuk. Kabrin başında iken zihnimden şöyle şeyler geçiyordu. Eğer İskilipli Atıf hoca fıkıh merkezli bir hayat sürseydi, sarık için hayatını kaybetmezdi. Nasılsa farz değil, çıkaralım, aslolan devletin bakiliği demedi. Çünkü mesele form ve norm idi. Formunu kaybeden normunu da kaybedecekti. Ve nitekim bugün geldiğimiz nokta, bize bunu gösterdi.
Yolculuğumuz Akşemsettin’in kendi eliyle çivisiz yaptığı cami, oğullarının kabir ziyareti ile devam etti. Şifalı suyumuzu ve İskilip dolmamızı da unutmayalım.
Mto Çorum kampında daha neler neler tecrübe ettik bir bilseniz. İnsan neden böyle güzellikleri kaçırır hiç anlamıyorum. Elimde olsaydı. Hiçbir kampı kaçırmaz. Hepsine koşa koşa katılırdım. Çünkü MTO kampları bir keşif yolculuğu. Yol güzel, yoldaş güzel neden ben de yolcu olmayayım ki?


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.