Türkiye’nin istiklal ve istikbali tehlikeye düşerse… (1)

04:003/05/2026, Pazar
G: 3/05/2026, Pazar
Yusuf Kaplan

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Yunanistan üzerinden Türkiye’yi tehdit etmeye kalkıştı. Türkiye’de Adalar Denizi’nde (Ege Denizi değil Adalar Denizi) muazzam bir tatbikatla cevap verdi. Bu Macron, tıpkı Fransa’nın kendisi gibi, kifâyetsiz muhteris: Afrika’daki, Doğu Akdeniz’deki bütün kolonileri üzerindeki hegemonyasını teker teker kaybetti. Afrika’da -meselâ Nijer’de- Fransa’ya karşı darbe yapıldı. Nijer’in lideri ateş püskürüyor Fransa’ya! Bunlar ilk defa oluyor yakın tarihte, postkolonyal süreçte.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Yunanistan üzerinden Türkiye’yi tehdit etmeye kalkıştı. Türkiye’de Adalar Denizi’nde (Ege Denizi değil Adalar Denizi) muazzam bir tatbikatla cevap verdi.

Bu Macron, tıpkı Fransa’nın kendisi gibi, kifâyetsiz muhteris: Afrika’daki, Doğu Akdeniz’deki bütün kolonileri üzerindeki hegemonyasını teker teker kaybetti. Afrika’da -meselâ Nijer’de- Fransa’ya karşı darbe yapıldı. Nijer’in lideri ateş püskürüyor Fransa’ya! Bunlar ilk defa oluyor yakın tarihte, postkolonyal süreçte.

FRANSA’DAN YUNANİSTAN KIŞKIRTMASI VE LAİKLİK UYARISI

Macron, bildiğiniz gibi önceki yıl, “ortada fol yok yumurta yokken”, pattadanak, “Türkiye laiklikten İslâmî bir yöne doğru kayıyor. Bundan endişe duyuyoruz,” şeklinde sürreel, absürd bir açıklama yapmıştı. Macron, durup dururken, küresel kaos AB ülkelerini de vururken, Trump, Fransa ve Almanya gibi önde gelen AB ülkelerine de ekonomik tehditler savururken, Fransız devlet başkanı niçin böyle bir açıklama yaptı?

Kim adına, ne adına, niçin konuşuyor Macron?

İyi de, Macron, kim?

AB’nin patronu Almanya mı konuşturuyor Macron’u; yoksa küresel sistemin patronu, Macron’un destekçisi ABD’deki küresel Yahudi gücü mü?

Türkiye’nin seküler/ laik kesimleri, Macron’un bu konuşması hakkında ne düşünüyorlar acaba? Macron’un Türkiye’yi düşündüğünü mü düşünüyor yoksa bu insanlar?

Yok canım, bu kadar fransızlaşmış olamazlar!

Böyle konuşan ilk Batılı lider Macron değil, elbette. Son Batılı lider de olmayacak.

Neredeyse bir asırdır ama özellikle de son 40 yıldan bu yana artan bir şekilde, belli başlı Batılı liderlerin büyük çoğunluğu, “Türkiye’nin laiklikten sapmaması” konusunda Türkiye’yi “uyarıp duruyorlar”!

Macron’un bu absürt açıklamalarından sonra şimdi de Yunanistan’la Türkiye’yi karşı karşıya getirmeye çalışması, ne kadar komik bir durum! Fransa, ne yapmak istiyor?

Fransa kim? Amiyane tabirle, “kim takar” Fransa’yı?

Batılı liderler, her fırsatta, Türkiye’yi hizaya getirme cesaretini nereden alıyorlar?

Türkiye, Batılıların sömürgesi mi, kölesi mi?

TÜRKİYE, İSLÂM’I YİTİRİRSE, İSTİKLÂL VE İSTİKBALİNİ DE KAYBEDER…

Türkiye, çok yönlü, kapsamlı ve zorlu bir istiklal ve istikbal mücadelesi veriyor...

Bu mücadelenin ne olduğunun tam olarak anlaşıldığını da, tam olarak anlatıldığını da sanmıyorum toplumda.

İstiklal ve istikbal mücadelesi, Türkiye'nin yönünü ve yörüngesini bulma, yeniden tarihin akışını değiştirecek uzun soluklu bir medeniyet yürüyüşüne soyunma mücadelesidir.

Bu iş, hamasetle, sloganla filan olacak bir iş değildir.

Bu iş, öncelikli olarak, Türkiye’nin başına ne geldiğini, Osmanlı’yla birlikte Türkiye’nin niçin ve nasıl durdurulduğunu, dolayısıyla tarih yapan bir aktörden, tarihte tatil yapan bir figürana nasıl dönüştürüldüğünü, kısacası Türkiye’nin yönünü, yörüngesini nasıl yitirdiğini, yönünün, yörüngesinin yegâne kaynağı medeniyet iddialarını nasıl terkettiğini ya da terketmeye zorlandığını ve Batılıların güdümüne nasıl girdirildiğini derinlemesine idrak edebilmeyi, bütün görünür görünmez boyutlarıyla görebilmeyi gerektirir.

Uzun bir cümle oldu ama bu cümle, bu cümlede özetleye çalıştığım mesele önemli.

Bu cümleyi biraz açayım…

Bu toplumun varlık nedeni İslâm’dır. Bu toplum müslüman olduktan sonradır ki, sadece İslâm tarihini değil, dünya tarihini yapmaya başladı.

Bunun sağlamasını yapmak hiç de zor değil…

Kabaca iki bin yıllık insanlık tarihi boyunca, Asya’nın içlerinden Avrupa’nın içlerine kadar iki büyük yolculuk gerçekleştirdik.

Müslüman olmadan önce gerçekleştirdiğimiz ilk yolculukta, pagan ve barbar Batılılardan farklı bir şey yapmadık: Yaktık, yıktık ve sonunda biz de yok olduk: Köken olarak esas itibariyle Türk olan Bulgarlara ve Macarlara bakmanız kâfî nasıl yok olduğumuzu görebilmeniz için. Ne Türklükleri kaldı, ne de Müslümanlıkları.

Türklerin Türklüklerini, Kürtlerin Kürtlüklerini, Arapların Araplıklarını koruyabilmelerinin de yegâne şartı İslâm’dır.

Bu toplumun yegâne varlık sebebi de, tarihte, üstelik de insanlık tarihinin akışını değiştirecek kadar varlık gösterebilmesinin yegâne sebebi de İslâm’dır.

İslâm’ı kaybedersek, bu ülkenin istiklal ve istikbal mücadelesi tehlikeye düşer, ülke kurda kuşa yem olur -Allah muhafaza!

O yüzden İslâm’ın önünün açıldığı bir zaman diliminde, dünyanın her bakımdan Türkiye’ye gebe olduğu bir yok oluş mevsiminde, bizim yeniden Müslümanlaşmamız lazım şart!

Vesselâm.

#Fransa
#Emmanuel Macron
#Türkiye