
Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi, zihnî / kültürel bağımsızlık mücadelesidir. Türkiye’nin İstiklal Savaşı’ndan sonra kazandığı bağımsızlık kültürel, zihnî ve siyasî bağımsızlık değildir; yalnızca “teritoryal” bağımsızlıktır; yani toprak bağımsızlığıdır.
“Teritoryal” bağımsızlığı Lozan’la kazandık. Lozan bizim bedenimizi kurtarmamız ama ruhumuzu yitirmemiz demekti.
Başka bir ifadeyle, Lozan, kültürel bağımsızlığımızı yitirdiğimizi, kültürel intiharın eşiğine sürüklendiğimizi resmen, cebren ve hile ile ilan etmemizdir. Bu Türkiye’nin epistemik köleleşme ve ontolojik yok oluş sürecinin eşiğine sürüklenmesidir. Lozan zihin dünyamızı yıktı, hayat-dünyamızı yerle bir etti; dünyasız, iddiasız, T. S. Eliott’ın muhteşem ifadesiyle, tastamam “çorak bir ülke” icat etti.
Savaşmadan bu ülkenin zihnî / kültürel bağımsızlığını kaybetmesi demekti’r bu!
Türkiye, fiilen sömürgeleştirilmedi ama zihnen sömürgeleştirildi: Türkiye’de devlet, devletin bütün kurumları İslâm’dan arındırıldı, laikliğe göre yeniden yapılandırıldı. Toplumun zengin kültürel hafızası sıfırlandı, derin tarihî ufku daraltıldı.
Toprak bizim ama tarlayı başkaları sürüyor iki asırdır…
Bu toprakları, yani bedenimizi koruduk ama bu toprakları bize vatan yapan ruhumuzu, zihin dünyamızı, gökkubemizi yitirme tehlikesiyle karşı karşıyayız.
Bu tehlike sürüyor hâlâ...
Bu toplumun ruhunun, zihin dünyasının, gökkubbesinin yegâne kaynağı İslâm, İslâmî duyarlıklar, anlam haritaları çok büyük darbe yedi iki asırlık modernleşme (yani köklerimizden, kendimizden kopuş, yok oluş) tarihimiz boyunca.
Sait Halim Paşa’nın dediği gibi geldiğimiz nokta şu: “Batılılar yapar, biz yıkarız.”
Cumhuriyet modernleşmesinin kurucu kadrosunun öncü isimlerinden Şevket Süreyya Aydemir’in de farklı dünya görüşlerine sahip olmalarına rağmen Said Halim Paşa’nın gözlemini doğrulaması şaşırtıcı değil. O da Cumhuriyet modernleşmesi sürecinde “sadece yıktık ama yerine yeni bir şey yapamadık” der İnkılap ve Kadro başlıklı son eserinde.
Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesi, yeniden medeniyet iddialarına sahip çıkması, eğitim, kültür, sanat alanlarının medeniyet dinamiklerimiz ve ruhköklerimiz çerçevesinde silbaştan yeniden inşa edilmesi mücahedesi ve mücadelesidir.
Bu mücadele henüz başlamadı.
Türkiye, ayaklarımız üzerinde sağlam durabilmemiz için öncelikli olarak siyasî ve ekonomik bağımsızlığını gerçekleştirme mücadelesi veriyor.
Ama zihnî (yani eğitim başta olmak üzere entelektüel hayatta, kültür ve sanat hayatında, medya dünyasında) bağımsızlığımızı kazanma mücadelesini ihmal ediyoruz.
Geç kalıyoruz...
Asıl istiklal ve istikbal mücadelesi, fikir, kültür, eğitim, sanat, medya ve şehircilikte verilmesi gereken mücadeledir.
Elbette güçlü olmamız, dışardan gelen, gelecek olan saldırıları göğüsleyebilmemiz için belli bir güce ulaşmamız, siyasî ve ekonomik bağımsızlığımızı tam olarak gerçekleştirmemiz çok önemli. Ama zihnî bağımsızlığımızı -şimdiye kadar olduğu gibi- gözardı etmemiz anlamına gelmez bu.
Elbette dengeli gitmek zorundayız. İkisini birlikte götürmek zorundayız.
Ne ki, şu yakıcı gerçeği aslâ unutmayalım, derim: Zihnî bağımsızlığımızı, kültürel bağımsızlığımızı kazanmamızı sağlayacak, eğitim, kültür, sanat, medya ve şehircilikte, dünyanın birikimini de çok iyi tanıyarak ve özümseyerek kendi medeniyet dinamiklerimiz ekseninde büyük bir devrime imza atacak atılımları gerçekleştiremezsek, ekonomik ve siyasî bağımsızlığımızı tam olarak gerçekleştirebilmeyi, varlığımızı koruyabilmemiz bile tehlikeye düşer.
Özetle; istiklal ve istikbal mücadelesi, bizim yönümüze, yörüngemize kavuşma, bunun için de, zihnî ve kültürel bağımsızlığımıza ulaşma mücadelesi vermemizle doğru orantılıdır. Ancak ondan sonradır ki, tarihin yapılmasında belirleyici roller oynamaya başlamamız imkân dâhiline girebilir.
Vesselâm.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.