Unutma ey “kutlu çocuk”!

04:0026/06/2026, Cuma
G: 26/06/2026, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Yusuf Kaplan

Bir Berlin Lisesi… Binaya bakın, “Abdülhamid Koleji” gibi! Sıradan bir Berlin Gymnasium’u. Lütfen ezberlerinizi çöpe atarak okuyun… bu yazıyı… Sıradan bir lise, ama mimari yapısı, Alman kültürünün bütün veçhelerini yansıtıyor. Asalet var. Özgüven var. Derinlik var. ABDÜLHAMİD KOLEJİ GİBİ Tıpkı Abdülhamid Koleji gibi! İyi de, Abdülhamid Koleji, ne ki? Erzurum’da Konya’da Kayseri’de İzmir’de Çorum’da Elbette İstanbul’da her yerde… say say bitmiyor, bitmez… Abdülhamid’in yaptırdığı liselere bakın…

Bir Berlin Lisesi…

Binaya bakın, “Abdülhamid Koleji” gibi!

Sıradan bir Berlin Gymnasium’u.

Lütfen ezberlerinizi çöpe atarak okuyun…

bu yazıyı…

Sıradan bir lise, ama mimari yapısı, Alman kültürünün bütün veçhelerini yansıtıyor.

Asalet var.

Özgüven var.

Derinlik var.

ABDÜLHAMİD KOLEJİ GİBİ

Tıpkı Abdülhamid Koleji gibi!

İyi de, Abdülhamid Koleji, ne ki?

Erzurum’da

Konya’da

Kayseri’de

İzmir’de

Çorum’da

Elbette İstanbul’da her yerde…

say say bitmiyor, bitmez…

Abdülhamid’in yaptırdığı liselere bakın…

emperyal vizyonu,

ufku,

asaleti,

şahsiyeti,

özgüveni olan

liseler…

Bugünün gecekondu üniversiteleri gibi değil…

Berlin’deki lisenin mimarisi,

beslendiği kültürel değerleri, tarihî derinliği

nasıl da güzel ele veriyor, öyle…

Üstüne üstlük ücretsiz, diyor Kadir Kurtdemir kardeşim.

DÜNYAYA SÖYLEYECEK SÖZÜ OLSUN BENİM ÇOCUĞUMUN…

Elbette dışarıda da okusun, benim ülkemin çocuğu,

en iyi okullarda okusun hem de…

ama ülkesine,

inançlarına,

değerlerine,

insanlığa en güzel şekilde katkı sunacak,

dünyaya söyleyecek sözü olacak şekilde

okusun dışarıda.

Dışarının kulu kölesi olmasın!

Beslensin, beslemek için dönüp yeniden, bir kez daha, mutlaka!

gönüllü acente olmasın.

kendi olsun.

kendi medeniyetini

dünyanın düşünce, bilim, sanat ufuklarına taşısın…

yeniden…

yenilenerek…

Bir kez daha

olacak bu inşallah…

Onlar da yarın benden alsın, bizden alsın her şeyi

dün olduğu gibi…

Dün olduğu gibi…

Yarın da…

YARIN DA BİZDEN ÖĞRENECEKLER…

Hiç kuşkunuz olmasın…

Senden,

Benden,

Bizden alacaklar, bizden öğrenecekler her şeyi,

hakikati

dünyayı

İnsanca yaşamayı

Başkalarına saygı duymayı…

Convivencia’yı…

Convivencia, nedir, bildin mi sen, ey kutlu çocuk!

Endülüs’e gitmelisin bunun için…

Endülüs’ü keşfetmelisin.

Endülüs, sensin ey kutlu çocuk!

Sen,

Endülüs’sün!

Osmanlı’sın.

Selçuklu.

Türkiye’sin.

Nasıl Mekke’den

Medine’den süt emmiş

Görmelisin.

Endülüs de,

Selçuklu da,

Osmanlı da.

HAYATLARINDAKİ EN İYİ ŞEYLER MÜSLÜMANLARA AİT

Müslümanlara karşı nasıl aşağılık kompleksiyle dolu olduklarını görmelisin…

Endülüs’te yaşayan insanların,

İspanyolların.

Çünkü hayatlarındaki en iyi şeyler hep Müslümanlara ait…

En güzel şeyler…

Kitaplar

Kütüphaneler

Şehirler

Bahçeler

Ruh

Ruh

Ruh…

İSPANYOLLARDAKİ RUH NEREDEN GELİYOR?

O yüzden en çok İspanya sahip çıktı Gazze’ye.

Unutma bunu, ey kutlu çocuk!

Unutmadı, hatırladı.

ruhunu.

En çok İspanyollar konuşuyor…

Gazze için…

Ses veriyor…

Sanatçılarıyla…

Siyasetçileriyle…

Sıradan insanlarıyla…

GAZZE, MÜSLÜMANLARIN DÜNYANIN RUHU OLDUĞUNU İSPATLADI

Müslümanlar, dünyanın ruhudur.

Gazze, bunun ispatı oldu: İnsanlığın haysiyetini kurtardı Gazze.

Milat oldu aynı zamanda.

Bir vicdanı olduğunu hatırlattı sekiz milyar insanın her birine.

Ve insanlığın vicdanı oldu aynı zamanda.

İnsanlığın insanca yaşayacağı dünyayı biz kurduk o yüzden.

Herkese hayat hakkı tanıyan tek medeniyet tecrübesini biz armağan ettik insanlığa.

Batılılar gibi imha etmedik, tecavüz etmedik, yıkıp yakmadık, yağmalamadık başka medeniyetlere.

Biz imha eden değil ihya eden ve inşa eden bir medeniyetin çocukları olduğumuzu her zaman ispat ettik. Bunun son karesi Gazze oldu.

İnsanlık varlığını bize borçlu.

Kültürünü, inançlarını, değerlerini koruyabilmesini bize borçlu.

Biz olmasaydık, insanlık olmazdı.

Biz olmasaydık, insanlık varlığını, kişiliğini, karakterini, renklerini koruyamazdı.

Batılılar mesela bizim üzerimizden kendi kökleriyle tanıştılar.

Batılılar yüzyıllarca barbar kavimler göçleri boyunca birbirleriyle kıran kırana boğuşurken biz, Aristo okuyorduk, Eflatun okutuyorduk hem Müslümanlara hem de bütün dünyaya.

Türkiye’deyken yazmaya başladığım bu yazıyı Beytullah Yıldız kardeşimin özel ve güzel gayretleriyle planladığımız 5 günlük MTO Bosna Seyahatimiz için geldiğimiz Saraybosna’dan Poçitel’e ve Blagay Tekkesi’ne giderken tamamlıyorum.

Sözün özü: Dün, Batılılar, nasıl kendilerini bizden öğrendilerse,

Yarın da hakikati bizden öğrenecekler…

Unutma bunu evlat!

Pes etmek yok.

Biz geliyoruz.

Geleceğiz.

Biz gelemezsek, insanlık kendine gelemeyecek.

Gazze, ispat etmedi mi bunu?

Gazze biziz.

Biz Gazze’yiz.

Geleceğiz, gelecek…

Biz.

#Türkiye
#İslam
#Müslüman