
Hipotermi, vücut sisteminin 35°C'nin azalmasıyla ortaya çıkan tehlikeli bir durum ortaya çıkar. Soğuk hava, suya uzun süre maruz kalma, yetersiz kıyafet kullanımı gibi değişimler meydana gelir. Sanılanın aksine hipotermiya bir hastalık değildir. Genellikle yağmur, rüzgâr, kar veya soğuk suya maruz kalma gibi faktörler tarafından tetiklenir. Peki Hipotermi belirtileri nedir, nasıl tedavi edilir?

Hipotermi, vücut sıcaklığının normalin altına düşmesi durumudur. Normal vücut sıcaklığı yaklaşık 37°C iken, hipotermide bu sıcaklık 35°C'nin altına iner. Hipotermi, vücudun ısı üretme hızının, ısı kaybetme hızından daha düşük olduğu durumlarda ortaya çıkar.

Hipotermi Neden Olur?
Vücut ısısında olağan dışı düşüşe neden olan faktörlerden bazıları şöyle sıralanabilir:
Yetersiz giysi ya da düşük dış ortam sıcaklığı
Soğuk havalarda yetersiz hareket etme
Sıcak havalarda bile suda uzun sürelerle kalmak
Soğuk suya düşmek
Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda: ıslak veya nemli giysiler
Vücutta geniş çaplı yanıklar
Karlı havalarda kaza geçirmek

Soğuk suya batmak, vücudun ısıyı sudan 25 kat daha hızlı kaybetmesine neden olur.
Soğuk havalarda yeterli giysi giymemek, vücudun ısı kaybetmesine neden olur.
Diyabet, tiroid sorunları ve Parkinson hastalığı gibi bazı hastalıklar, hipotermi riskini artırabilir.

Hipotermi Belirtileri Nelerdir?
Hipoterminin belirtileri, vücut sıcaklığının ne kadar düştüğüne bağlı olarak değişir. Genel olarak, hipotermi belirtileri şunlardır:
Hipotermi belirtileri nelerdir?
Belirtiler hipoterminin derecesine göre değişkenlik gösterir.
Erken belirtileri:
El ve ayaklarda soğukluk
Cilt renginde solukluk
Titreme
Net olmayan, yavaşlamış konuşma
Seste kısıklık
Yorgunluk
Hafif zihin karışıklığı şeklinde sıralanabilir.
İleri hipotermi belirtileri
Vücut hareketlerinde ve koordinasyonunda yavaşlama
Sakarlık
Baş dönmesi
Uyuşukluk
Çevreye ilgisizlik
Kalp hızında yavaşlama
Solunumda yavaşlama
Bilinç bulanıklığı ya da bilinç kaybı
Göz bebeklerinde genişleme ve ışığa tepkisizlik
Solunum ve dolaşımın durması

Hipotermi Tedavisi
Hipotermi tedavisi, vücut sıcaklığının yavaşça yükseltilmesini içerir. Tedavi yöntemleri şunlardır:
Sıcak ve kuru bir yere taşımak
Islak giysileri çıkarmak
Sıcak battaniyelerle sarmak
Sıcak içecekler vermek (bilinci açıksa)
Sıcak su torbaları veya ısıtıcı pedler kullanmak (doğrudan cilde temas etmemesine dikkat edin)
Şiddetli hipotermi durumlarında, hastanede intravenöz sıvılar ve oksijen tedavisi gerekebilir.

Hipotermiye maruz kalanlara ne yapılmalı?
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Yücel Yüzbaşıoğlu, kişilerde vücut ısısının düşmesiyle görülen hipotermiye dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Hipotermiye maruz kalan kişiler, yatar pozisyonda, sarsmadan çıkarılmalı. Sert müdahaleler ölümcül kalp ritimlerini tetikleyebilir." dedi.
Soğuk havayla birlikte oluşabilecek en büyük risklerden birinin vücut ısısının düşmesiyle görülen "hipotermi" olduğuna dikkati çeken Yüzbaşıoğlu, vücudun ısı ortalamasının normalde 36-37 santigrat derece olduğunu, uyku esnasında ise bunun 35,8 santigrat dereceye kadar düşebildiğini anlattı. Vücut ısısının 35 santigrat derecenin altına düşmesinin "hipotermi" olarak tanımlandığını dile getiren Yüzbaşıoğlu, "Hipotermide vücut, ani ve kısa sürede aşırı değişen ısıya uyum sağlayamaz, kalıcı hasar ve hatta ölüm görülür." ifadesini kullandı.

Kaç tip hipotermi var?
Doç. Dr. Yüzbaşıoğlu, hipoterminin hafif, orta ve şiddetli olmak üzere üç dereceye ayrıldığını, hafif hipotermide vücut sıcaklığının 32 ila 35 santigrat derece arasında olduğunu, titremeler yaşandığını söyledi.
Orta derecede hipotermide 28-32 derece arasında vücut sıcaklığının görüldüğünü, kişilerde bilinç kaybı, kalp ritim bozukluğu, göz bebeklerinde büyüme gibi semptomların ortaya çıktığını ama titremelerin gözlemlenmediğini dile getiren Yüzbaşıoğlu, bu durumdaki kişileri sıcak tutmaya dönük önlemlerin yanında ısıtılmış serumların damar yolundan verilebildiğini kaydetti.
Yüzbaşıoğlu, "Şiddetli hipotermide ise vücut sıcaklığı 28 santigrat derecenin altındadır. Kişinin bilincinin tamamen kaybolduğu, kalp hızında azalma, ölümcül ritim bozuklukları ve reflekslerin azaldığı bir süreçtir. Bu sürecin devam etmesi durumunda vücut ısısının 24 santigrat derecenin altına indiği dönem ise ölümün gerçekleştiği dönemdir. Hasta ileri yaşam destekleriyle hayata döndürülebilir." diye konuştu. Vücut ısısını ölçen termometrelerin en düşük 34,4 santigrat dereceye kadar ölçüm yapabildiğine işaret eden Yüzbaşıoğlu, bu nedenle hastalardaki klinik gözlemin, durumun şiddetini gösterebileceğini vurguladı.






