Dönemin müdürleri!

Yeni Şafak
Hamdi Koçoğlu
04:0028/02/2017, Salı
G: 28/02/2017, Salı
Yeni Şafak
Ramazan Er, Ahmet Pek
Ramazan Er, Ahmet Pek

28 Şubat döneminin emniyetçilerinin FETÖ ile olan bağlantıları dikkat çekiyor. O dönem İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü olan Ahmet Pek, Selam Tevhid soruşturmasından tutuklu. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Ramazan Er de Gülen'i aklayan rapor yazmış.

Türkiye siyasi tarihine “post modern darbe” olarak geçen 28 Şubat'ın emniyet ayağında ilginç detaylar ortaya çıktı. 28 Şubat darbesi sürecinde, emniyet birimlerinde görev yapan bazı müdürlerin şimdilerde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmalarında yer aldığı anlaşıldı. 28 Şubat sürecinde özellikle başı kapalı öğrencilere sert müdahalelerde bulunan ve hafızalara kazınan çevik kuvvet polislerinin başında olan isim dikkat çekti. O isim dönemin İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Ahmet Pek. 28 Şubat sürecinde çevikten sorumlu olan Pek, halen FETÖ'nün Selam Tevhid soruşturması kapsamında tutuklu bulunuyor.



GÜLEN'İ AKLAMIŞ


28 Şubat sürecinde İstanbul Emniyet Müdürü olan Ramazan Er'in FETÖ ile bağlantısı ise 2006 yılında yaşanıyor. Er, o yıl Fetullah Gülen hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü'nden istenen bilgiye “örgütü aklayan” bir yanıt verdi. Er, “Fethullah Gülen'in üyesi olduğu veya olmadığı halde kendisi ile ilişkilendirilen vakıf, dernek, eğitim kurumları ve sair kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerin cebir ve şiddet kullanarak terör yöntemlerine başvurmak suretiyle anayasal düzeni değiştirmek amacını gerçekleştirmek için bir araya geldiklerine dair delil olmadığını söyledi.



EMEKLİLİĞİNİ YAŞIYOR


28 Şubat döneminde Emniyet Genel Müdürü olan Alaaddin Yüksel, 28 Şubat sürecine destek verdiği iddiasıyla o dönem görevden alındı fakat makamından ayrılmayarak uzun süre direndi. Yüksel 2014'te emekli oldu.



Utanç odaları


Askerin dolaylı yoldan siyasete müdahale ettiği 28 Şubat süreci, kamuda başörtüsü yasağının zirveye çıktığı dönem oldu. 1997 yılında yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında “irtica” öncelikli tehdit olarak kabul edildi. İrticayla mücadelede yapılması gerekenler, 18 maddede toplandı ve aslında tavsiye niteliğinde olması gereken kararlar, hayata geçirildi. Listenin en etkin bir şekilde uygulanan maddesi başörtülülere karşı kamu kurumlarında yaptırımlar içeren madde oldu. O dönemde, başörtüsü yasağı, İstanbul Üniversitesi rektörünün başörtüsünü yasaklayan 23 Şubat 1998 tarihli genelgesiyle başladı. O tarihte üniversitelerde eğitim gören başörtülü öğrenciler okula geldiklerinde güvenlik ekipleriyle karşı karşıya kaldılar ve “ikna odalarında” başlarını açmaya zorlandılar. Açmayanlar hakkında davalar açıldı.








#28 Şubat
#FETÖ
#Milli Güvenlik Kurulu