Chelsea'den 5 yedik UEFA'yı aldık
00:00, 08/11/2014, CumartesiG: Güncelleme: 00:17, 08/11/2014, Cumartesi
Yeni Şafak
Chelsea'den 5 yedik UEFA'yı aldık
'G.Saray top oynamıyor. Takımda hırs yok. Futbolcular saldırmıyor. Dortmund, yüzde 50'siyle 4 gol attı''Aslında tamamen futbolculara yüklenmek yanlış olur. Bence ilk kabahat yönetimin. Sebepsiz, bilinçsiz transferler var''Şirkete 235 milyon, kulübe 110 milyon TL gerekiyor. Ben malesef başka bir çıkış yolu görmüyorum'
Kuruluş mottosu, Ali Sami Yen'in dediği gibi 'Hedefimiz Türk olmayan takımları yenmek' olan Galatasaray, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde üst üste 3 maçında 4 gollü yenilgiler alırken yine 4 gollü bir mağlubiyetin dönüşünde eski başkanlardan Faruk Süren'le sarı-kırmızılı kulüpteki gidişatı konuştuk.
İlki 1984'te olmak üzere Galatasaray'da 6 dönem yöneticilik yapan, 1996, 1998 ve 2000'deki genel kurullarda başkanlığa seçilen Süren, takımın durumunu '4 gol yiyoruz fakat hiçbir şey yapmıyoruz' diyerek özetledi. 1999-2000 sezonuna giderek sözlerine başlayan Faruk Süren, 20 Ekim 1999 tarihindeki maçı hatırlattı ve 'Biz zamanında Chelsea'den 5 gol yediğimiz sene, UEFA şampiyonu olduk. Fakat Galatasaray, top oynamıyor. Takımda hırs yok. Saldırmıyoruz, futbolcular oyuna girmiyor. Borussia Dortmund bize kapasitesinin yüzde 50'siyle 4 gol attı' dedi. Kulübün mali yapısından, yönetimsel yanlışlara da değinen Faruk Süren, yolculuk süresince bize Galatasaray'ın adeta röntgenini çekti; her sorumuza içtenlikle cevap verdi.
2013 HAZİRAN'DAN SONRA YANLIŞLAR ÇOK
'Takımda ahenk bozukluğu, uyum eksikliği olduğu çok açık. Yerli ve yabancı futbolculara ayrı muamele yapılmış olabilir. Tırnak içinde söylüyorum, yabancı futbolcular şımartılmış olabilir. Benim gördüğüm kesin bir şey var, futbol takımında hırs kalmamış. 'Maç bitsin evimize gidelim' gibi bir görüntü var takımda. Gol yedikten sonra hemen çözülüyorlar. Savunma dörtlüsü sürekli müthiş hatalar yapıyor. Şimdi bu takım kurulmuş, bir takım vaadler verilmiş. Yeni gelen yönetimdeki arkadaşların görevleri çok zor. Bu gidişat mutlaka düzelir'
'Aslında gelinen tabloda yüzde yüz futbolculara yüklenmek yanlış olur. Muhakkak onların da kabahatleri var ama bence ilk kabahat yönetimindir. (Bir önceki başkan Ünal Aysal'ı kast ederek) Özellikle 2013 Haziran kongresi sonrası son derece yanlış hareketler yapılmıştır. Sebepsiz, bilinçsiz, neye göre yapıldığı belli olmayan transferler var. 'Antrenör istedi' diye geçiştirecek transferler değil. 'Teknik adam istedi, ben de aldım' demek mazeret olamaz. Takımdaki kopukluklarda yönetim zafiyetlerinin etkisi kesinlikle vardır.'
FAZLA EGO KULÜBE ZARAR VERİYOR
'Duygun Yarsuvat başkanlığındaki arkadaşlar durum tespiti yaptıktan sonra çıkış yolu hep birlikte araştırılmalı. Sportif performansın yanında, yönetim ve idari performans da çok düştü. Son 3 yılda kalite ve nitelik bakımından yönetsel performans da çok düştü.'
'Her şirketin sermayeye ihtiyacı var. Fakat bizim şirketin sermayesi yok. Galatasaray, 'Biz bu sermayeyi nasıl buluruz?' onu araştırmalı. Çünkü kulübün Mayıs sonu itibariyle 235 milyon TL açığı var. En az o kadar sermaye girmesi lazım'
'Bu konuda kendi kafamda bazı şeyler var. Önemli olan ortak akılla egoları dizginleyerek bir sonuca varıp uygulayacak yeni arkadaşa destek vermek lazım. Başka bir çıkış yolu görmüyorum. Fazla ego zararlı oluyor. Şirkete 235, kulübe 110 milyon TL gerekiyor'
'Kulübün elinde paraya çevirebileceği varlıkları var, o varlıklar değerlendirilmeli. Değerlendirmek derken satmak, elden çıkarmak değil. İşletilebilir, GYO (Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı) yapılabilir. Gelire çevirmek lazım. Sportif A.Ş ise ait olduğu mali sektördeki araçları kullanarak sermaye temerküz edebilir.'
Aysal bıraktı gitti çok yakışıksız
'Başlangıçta 2-3 kurumsal yatırımcıyı bulmak lazım. Yabancı borsalara da açılabilir. Bu sıkıntıları 2000'lerde yaşadık. Ünal Aysal, G.Saray'ı çok zor durumda bıraktı ve gitti. Çok yakışıksız. 99'da büyük mücadelelerden sonra kurumsal yapıyı başlattık. 2002'den sonra gidişatı geri döndürdüler. Şu an tekrar sıfırdan başlıyoruz.'
'Sportif açısından küçülme katiyen olamaz. Ama israfa da son vermek lazım. 41 futbolcuyu da beslememek lazım. 25-28 kişilik nitelikli bir kadro kurmak gerek.'
'Bu kadar ruhsuz, bu kadar kötü oynayan bir takım lig ikincisi. Bu da Türk futbolunun durumunu gösteren bir çelişki. G.Saray tekrar iddialı duruma gelebilir ancak bu ruhsuz karaktersiz futbolla olmaz.'
Florya'da ahenk yakalanmalı
'Galatasaray için Florya çok önemli. Ahenk yakalanmalı. Bunu normalde teknik direktörler yapar ancak Prandelli'nin yapması zor. Çünkü lisan konuşamıyor. Takımda İtalyanca konuşan az adam var. Tercüman vasıtasıyla bu ilişki kurulamaz. Dolayısıyla Florya'da oluşturulması gereken aile havasını Abdurrahim Albayrak sağlayabilir. Tabi bir de Ali Dürüst…'
Adaylık kararı için daha erken
'Şuan Mayıs ayında başkanlığa adaylığımı koymak gibi düşüncem yok. Öyle bir düşüncem olsa açıklarım. Vaziyeti görüp değerlendireceğiz."
Diğerleri Sabri'den çok mu iyi?
"Prandelli geliyor, kamp kadrosunu açıklamak zorunda. Sabri'yi almıyor. Neye göre almıyor? Oynattı mı? İzledi mi? Kamp kadrosu geniş olur. Kampa götür, sonra beğenmiyorsan alma. Belli ki bu teknik bir karar değil. Bu fikirleri kim veriyor Ünal Aysal'a? Sabri'yi almıyor da diğer alınan futbolcular çok mu iyi?'
Prandelli ile çalışır mıydınız?
Yeni hoca bulmak zor
Faruk Süren'e "Başkanlığa gelseydiniz teknik direktör Cesare Prandelli'yle çalışır mıydınız?" sorusunu yönelttik. Süren'in cevabı ise yeni teknik adam tercihinin mantıklı olmayacağını anlatıyordu: 'Şimdi sezonun üçte biri geride kaldı. Bu durumda yeni teknik direktör bulmak zor. '6-7 ay sen gel, sezon sonuna kadar takımı yönet, başarılı olursan seni takımın başında tutarız' demek olmuyor. Ancak şu durumda yerli antrenörler bir seçenek olabilir.'
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.