
Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, katıldığı canlı yayında Türkiye'nin enerji jeopolitiğindeki yükselen rolüne ve Türk Devletleri ile kurulacak ekonomik bağların stratejik önemine dair kritik açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin sadece bir geçiş güzergahı değil, aynı zamanda enerjinin fiyatının belirlendiği küresel bir ticaret merkezi olma yolunda ilerlediğini belirten Yarar, bu sürecin bölgedeki Türk Cumhuriyetleri için de devasa bir kalkınma hamlesi anlamına geldiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Türk Yüzyılı" vizyonuyla uyumlu olarak, doğudaki kaynakların batı pazarına taşınmasında enerji ve lojistiğin iç içe geçtiği otonom bir koridor oluşturulmak istendiğini ifade eden Yarar, bu yapının doğrudan Turan Ekonomik Bölgesi'ni ihya edeceğini dile getirdi. Özellikle deniz erişimi kısıtlı olan kara ülkelerinin, kaynaklarını daha yüksek değerle küresel pazara ulaştırabilmesi için Türkiye'nin boru hattı ve liman kapasitesinin anahtar rol oynadığını, Azerbaycan örneğinde bu başarının somut şekilde görüldüğünü hatırlattı.
Dünyadaki tüm kıymetli maden ve metallerin bir arada bulunduğu tek ülke olan Kazakistan'ın mevcut ekonomik potansiyelinin ancak onda birini kullanabildiğine dikkat çeken Yarar, kurulacak enerji köprüleri sayesinde bu potansiyelin on katına çıkabileceğini belirtti. Türkiye'nin Rusya, İran, Irak ve gelecekte Suriye'den gelecek hatlarla birlikte enerjinin toplandığı ve fiyatlandırıldığı bir üs haline gelmesinin, ülkeye çok yönlü bir ekonomik refah ve stratejik üstünlük kazandıracağını ifade ederek konuşmasını tamamladı.







