Ledeen Doktrini ve Neoconlar..

04:0026/05/2026, Salı
G: 26/05/2026, Salı
Abdullah Muradoğlu

ABD Başkanı Trump’ın İran ile bir anlaşmaya ‘çok yakın’ olduğunu duyurması Neoconlar’ı delirtiyor. Kaşarlanmış Neoconlar’dan John Bolton Pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmayla ilgili olarak ABD medyasına yansıyan plânın ayrıntılarının İran’ın lehine gibi göründüğünü savunuyordu. Bolton, “İran’la yapılacak anlaşmaya dair haberler doğruysa, Ayetullahlar önemli bir zafer kazanmış olacaklar” diyordu. Trump’ın ilk döneminde bir ara Ulusal Güvenlik Danışmanlığı yapan Bolton yine

ABD Başkanı Trump’ın İran ile bir anlaşmaya ‘çok yakın’ olduğunu duyurması Neoconlar’ı delirtiyor. Kaşarlanmış Neoconlar’dan John Bolton Pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmayla ilgili olarak ABD medyasına yansıyan plânın ayrıntılarının İran’ın lehine gibi göründüğünü savunuyordu. Bolton, “İran’la yapılacak anlaşmaya dair haberler doğruysa, Ayetullahlar önemli bir zafer kazanmış olacaklar” diyordu.

Trump’ın ilk döneminde bir ara Ulusal Güvenlik Danışmanlığı yapan Bolton yine Trump tarafından Beyaz Saray’dan kovulmuştu. Trump daha sonra yaptığı bir açıklamada Bolton için “Onu dinleseydim şu anda 5. veya 6. Dünya Savaşı’ndaydık” ifadelerini bile kullanmıştı.

“Barış için anlaşma” Neoconların kitabında yok. Neoconlar sadece kaba güce inanırlar. Buna göre ABD dikte eder, muhatabıysa boyun eğer. 2500 yıl önce emperyalist Atina, kendisi için herhangi bir tehdit içermemesine rağmen küçük Melos adası halkını ortadan kaldırmıştı.

Meloslular’ın koşulsuz boyun eğmesini isteyen Atinalılar, “Güçlüler güçlerinin gerektirdiğini yaparlar, güçsüzler de çekmesi gerekeni çekerler” mealinde bir cümle kullanmışlardı. Atina ve Melos arasındaki sözde müzakere modern kaynaklara “Melian Diyaloğu” olarak geçti.

Antik Atinalı general Thukydides’in kitabında yer aalan bu diyalog Amerikan Neoconlar’ın kutsal metinlerinden biridir. Neoconlar’ın vaftiz babası olarak bilinen Irving Kristol 2003 yılındaki bir makalesinde Thukydides’in tarihini “en sevilen Neocon metin” olarak nitelemişti. Makalenin ABD’nin Irak’ı işgalinden birkaç ay sonra yayınladığını hatırlatalım.

Neoconlar’ın en karanlık adamı Yahudi Amerikalı Michael Ledeen 1990’ların başlarında yaptığı bir konuşmada “Yaklaşık on yılda bir, Amerika Birleşik Devletleri, dünyaya ciddi olduğumuzu göstermek için küçük, önemsiz bir ülkeyi seçip onu duvara çarpması gerekir” demişti. Neocon yazar Jonah Goldberg 2002’de Irak’a saldırılması gerektiğini savunurken Ledeen’in görüşlerini “Ledeen doktrini” olarak özetlemişti. Afganistan, Irak, Venezuela başta gelmek üzere ABD’nin müdahaleleri bu uğursuz doktrinin uygulaması olarak görülüyor.

“Soğuk Savaş” döneminde birçok entrikanın göbeğinde yer alan Ledeen’e göre önemli olan tek şey, verilen zayiatlar değil, savaşı kaybetmektir. Şimdiki Neoconlar da anlaşma değil savaşın devam etmesini istiyorlar. Cumhuriyetçi şahinler de Trump’ın anlaşma plânından rahatsızlar. Trump’ın İsrail’le el ele vererek İran’a savaş açmasında rol oynayan bu şahinler şimdi de İran rejimi ortadan kaldırılmadan yapılacak bir anlaşmaya şiddetle itiraz ediyorlar.

60 günlük ateşkesin bir felaket olacağını savunan Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Roger Wicker sosyal medya hesabından” Epic Fury Operasyonu’nun elde ettiği tüm kazanımlar boşa gidecektir” diyordu. Senatör Lindsey Graham ise anlaşma plânının gerçekleşmesinin bölgedeki güç dengesini İran lehinde, İsrail’in ise aleyhinde değiştireceğini savunuyor. Graham “Eğer bu algılar doğruysa, savaşın neden başladığı da merak konusu oluyor” diyordu. Siyonist yayınlara göre Senatör Graham İsrail’in endişelerini yansıtıyor.

Pazar günü yaptığı açıklamadaysa Trump’ın plânına övgüler yağdıran Graham, bölgedeki Arap devletlerinin İsrail’le “Abraham Anlaşmaları”nı imzalamaları gerektiğine vurgu yapıyordu. Graham bunu yapılmamasının “büyük bir hesap atası” olacağı uyarısında bulunuyordu. Senatör Ted Cruz da anlaşmaya ilişkin haberlerden derin endişe duyduğunu belirtiyordu.

Trump’ın ilk döneminde Savunma Bakanı olarak görev yapan Mike Pompeo ise İran plânı için “Önce Amerika ilkesiyle uzaktan yakından alakası yok. Durum gayet açık: O lanet boğazı açın. İran’ın paraya erişimini engelleyin. İran’ın, bölgedeki müttefiklerimizi tehdit edemeyecek kadar yeteneklerini ortadan kaldırın. Bu çoktan yapılmalıydı. Haydi başlayalım” diyordu. Pompeo Trump’ın plânının Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmanın mimarlarının oyun kitabından çıkmış gibi göründüğünü de söylüyordu.

Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung ise 24 Mayıs’ta yaptığı paylaşımında “Mike Pompeo neyden bahsettiğini hiç bilmiyor. O aptal çenesini kapatıp asıl işi profesyonellere bırakmalı. Olan bitenin iç yüzünü hiç anlamamış, nasıl bilebilir ki?” dedi. Trump da yaptığı açıklamada anlaşma plânı aleyhinde ileri geri konuşanlara kulak verilmemesini istiyordu.

Savaşsız yapamayan Neoconlar’ı yatıştırmak için bir başka ülke mi hedefte olacak? Uzun zamandır ABD ablukası altında yaşayan Küba bir süredir de Trump’ın merceğinde. İran’ın Venezuela olmadığı anlaşıldığına göre acaba duvara çarpılacak yeni ülke Küba mı olacak?

#ABD
#Trump
#Politika
#Abdullah Muradoğlu