Yazarlar Tek silahımız sosyal mesafe

Tek silahımız sosyal mesafe…

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“Koronavirüs salgını”nın ilk adresi Çin’in 11 milyonluk “Wuhan” şehriydi. Çin Hükümeti salgını önce kabul etmek istemedi ve sonrasında ise çok sert tedbirler almak durumunda kaldı. Şimdi Çin’de salgın kontrol altına alındı. Karantina altına alınmadan evvel Wuhan’dan ayrılan 5 milyon civarında insanın çeşitli ülkelere dağıldıklarıysa bir gerçek. Uzmanlara göre “Wuhan karantinası” sadece üç hafta önce uygulamaya konulsaydı vâkâ sayısı yüzde 95 oranında azalacak ve böylece hastalığın coğrafi yayılımı da önemli ölçüde sınırlanmış olacaktı.

Çin hükümeti Aralık ayında Wuhan’da salgın uyarısı yapan Doktor Li Wenliang’a çok kötü davrandı ve onu yanlış söylentiler yaymakla itham etti. Ve daha başka doktorlar da aynı muameleye maruz kaldılar. Kendisi de enfekte olan Dr. Li 6 Şubat’ta hayatını kaybetti. Çin yetkilileri Dr. Li’nin ailesinden özür dilemiş olsa da salgın diğer ülkelere yayılarak küreselleşti. ABD Başkanı Trump ise ilkin salgının sıradan bir grip salgını olduğunu ve havalar ısınmaya başladığında dağılıp son bulacağını savundu. Şimdi ABD’de durum çok tehlikeli bir eşikte. “Dünya Sağlık Örgütü” ABD’nin salgının yeni merkez üssü haline geldiği uyarısı bile yaptı.

Yeni tür koronavirüs hakkındaki bilgilerimiz henüz yeterli değil. Bütün dünya zamanla yarışıyor. “Karantina”, “sıkı temizlik” ve yanı sıra fiziksel teması sınırlayan “Sosyal Mesafe” salgından korunmak için elimizdeki tek araç. “Sosyal mesafe” bir tedavi değil, salgın grafiği eğrisini düzleştirmenin şu an için bilinen tek yolu. Sosyal mesafede en fazla sorumluluk ise hiç kuşkusuz “gençlere” düşüyor. Daha yaşlı insanlara göre daha avantajlı olsalar bile gençler de bu virüsün tehdidi altındalar. Daha büyük tehlikeyse gençlerin “taşıyıcı” olmaları. Bu yüzden gençler “sosyal mesafe” kurallarına herkesten çok daha fazla uyarak evlerinde kalmalılar.

Dünyanın her yerinde halk sağlığı uzmanları salgının yavaşlatılması için en iyi şansımızın “sosyal mesafe” kurallarına sıkı sıkıya riayet etmek olduğunu vurguluyorlar. Bu savaşı kazanmanın yolu salgının yavaşlatılarak kontrol altına alınmasından geçiyor. Bugünkü koşullarda başka bir seçeneğimiz de, maalesef yok. ‘Doğru zaman’ gelmeden “sosyal mesafe” kurallarını gevşetmek, salgının hızla geri dönmesine bile sebebiyet verebilir. Bu, daha fazla ölüme yol açabilir. Diğer bir yandan “Sosyal mesafe”nin salgınla mücadelede “yeterli zaman” ve “kaynak” sağlamak bakımından da son derece önem arzettiğini bilhassa belirtmeliyiz.

Vâkâ sayılarını yönetebilir bir seviyeye indirdikten sonra sosyal mesafeyi güvenli şekilde gevşetmek mümkün olacaktır. Sosyal mesafe kurallarına sıkı sıkıya uymak suretiyle “daha sürdürülebilir bir gevşetme stratejisi”ne geçilebilir. Belirtilerin hafif olduğu veya iç ortaya çıkmadığı durumlar sözkonusu olduğundan virüsün nerelerde gizlendiğini bulmak, hastayı tespit etmek ve ardından gözetime almak çok önemli Daha da önemlisi dakikalar içinde sonuç veren testlere ve halk sağlığı konusunda yetişmiş daha fazla elemana ihtiyaç var.

Daha önceki salgınlarda alınan önlemlerle yeni salgınlara karşı alınan önlemler arasında yapılan karşılaştırmalar “sosyal mesafe” kurallarına riayet etmenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. ABD’de ekonomistler Sergio Correia, Stephan Luck ve Emil Verner 1918’deki “İspanyol Gribi” salgınının en fazla etkilediği bölgeleri etraflıca incelemişler. Buna göre sosyal mesafe kurallarına titizlikle riayet eden şehirler hem daha erken sürede salgını atlatmışlar ve hem de ekonomileri daha hızlı şekilde düzelmiş. Nitekim şimdi de benzer önlemlere sıkıca riayet eden ülkeler salgını yönetilebilir seviyede tutmayı başarmış gözüküyorlar. Tarihsel tecrübe önemli. Günümüzün genç kuşakları da tecrübelerini istikbale taşıyacaklardır.

İnsanlık olarak yaşadığımız salgın bir ilk değil. Bu savaşta fedâkârlıkların boşa gitmeyeceğinin bilinciyle hareket edelim. Gevşemeyelim, üzülmeyelim, çözülmeyelim, sabredelim. Bilimin ve tarihin tecrübelerine güvenelim. Savunma hattımızı sıkı tutalım, güçlü olalım, evde kalalım.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.