İnsanlık incelik ister.
Bugün, kocaman bir köye dönen dünyada en çok kaybettiğimiz kıymetlerden biri de bu incelik. Her konuda büyük laflar ediyoruz, büyük adımlar atıyoruz ama bir yandan da küçük ölçüleri, insanlığın inceliklerini kaybediyoruz.
Koca koca binalar yapıyoruz, kocaman şehirler, büyük hatta mega projeler… Çok büyük iddialarımız var. Ama nüansları gözden kaçırarak, insanlığın, inceliğini, zarafetini, ruhunu da kaybediyoruz.
Oysa medeniyet dediğimiz şey, sadece büyük binalar yapmak değil; küçük ölçülere, ince çizgilere riayet edebilmektir.
Hayatın en zor imtihanları da tam burada başlar. İnsanlık bu imtihanı, küçük nüanslarda, bıçak sırtı çizgilerde kaybeder.
İNCECİK ÇİZGİLERDE MAHFUZ İNSANLIK
Özgüven ile kibir arasında incecik bir çizgi vardır mesela. Kendi değerini bilmek bunu hissetmek, hissettirmek özgüvendir. Kendi değerinden emin olmayan, küçücük insanlar, başkalarını küçümseyerek büyük olacaklarını zanneder. Bu ise kibirdir. İkisi arasındaki farkı da bir görüşte anlarsınız zaten.
Hırs ile azim arasında da incecik bir çizgi vardır. Hırs kural tanımaz, gözünü kör eder insanın, hele bir de aklın önüne geçmişse rezil eder insanı. Oysa azmin içinde gayret, adalet, emek, sabır vardır.
Tutumlu olmakla cimri olmak arasında da ip incecik bir çizgi durur.
Tutumlu insan, nasibe inanır, nimetin kıymetini bilir. Akarsu da bile abdest alsa israf etmez.
Cimri insan ise nimetin, maddenin esiri olur. Bölüşemez, bölüştükçe çoğalacağını, bereketleneceğini bilmez.
Cömert olmak ile müsrif olmak arasında da incecik bir çizgi vardır. Birinde paylaşmak, diğerinde ise ölçüsüzlük, gösteriş…
Cesaret ile pervasızlık…
Merhamet ile zaaf…
Sabır ile boş vermişlik…
Disiplin ile otoriterlik…
Aşk ile saplantı…
Hepsinin arasında görünmez ama insanı insan yapan ya da insanlıktan çıkaran hayati, incecik bir çizgi vardır. İnsanoğlu bir bakmış bir minicik adım ile diğer tarafa geçivermiş.
HAYAT ORTA YOLDUR
Aristoteles bundan yaklaşık iki bin dört yüz yıl önce erdemi, iki aşırılığın, ifrat ve tefritin ortasında duran denge (altın orta) olarak tarif etmişti.
İmam Gazâlî ise ahlâkı, insanın öfkesini, arzusunu ve davranışlarını ifrat ile tefrit arasında orta yolda tutabilme sanatı olarak anlatır.
Tasavvuf geleneğimiz ise buna itidal der.
Aslında Anadolu irfanının bize öğrettiği de budur.
Ne eksik… Ne fazla… Tam kararında.
Bugün ise dünya bize sürekli her şeyde aşırılığı, büyük büyük yaşamayı pazarlıyor ve hatta dayatıyor.
Çok tüket. Porsiyonlar büyük, gardıroplar tıklım tıkış…
Çok konuş. Bağıra çağıra konuş, kimseyi dinleme.
Çok öfkelen. Hatta hemen öfkelen, sabretme, tolerans gösterme, vaktini bekleme…
Çok eğlen. Çılgınlar gibi eğlen. Azıyla hiç yetinme… İçten bir tebessüm kâfi gelmesin…
Çok harca… Hatta ‘’harca harca kazan’’… Nasıl olacaksa?
Çok teşhir et. Her şeyi ortalığa dök. Sende saklı hiçbir şey kalmasın. Duygularını teşhir et, evinin mahremiyetini hatta bedenini…
Her şey daha fazla, daha fazla olsun…
Oysa insan, “daha fazla” ile değil, “kararında” kalabildiği ölçüde olgunlaşır, insan kalır.
Din de orta yoldur mesela… Bu yüzden Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de ümmeti “…sizi aşırılıklardan uzak bir ümmet yaptık.” diyerek tanımlar. (Bakara, 2/143). Yani dengeyi koruyan, aşırılıklara savrulmayan, ölçüyü kaybetmeyen mutedil bir toplum…
İnsan, müsrif değil cömert, cimri değil tutumlu olduğunda, yeri geldiğinde sustuğunda kavga edilecek yerde kaçmadığında… Özgüvenli ama bir o kadar da mütevazı olabildiğinde, disiplinli ama merhametli, sabırlı ama gayretli olabildiğinde ‘’insanı kâmil’’, ‘’eşrefi mahlukat’’ olur.
Medeniyet gökten inmez. Medeniyet önce insanın içinde, fert fert inşa olur. İç dünyasında ölçüsünü kaybeden bir toplumun, şehirlerde, binalarda, köprülerde ölçü araması da fayda vermez.
Çünkü hayat bizi çoğu zaman doğru ile yanlış arasında apaçık değil; o incecik çizgiler arasında sessizce imtihan eder. Ve imtihanı kaybetmek, sarkacın küçücük bir savrulmasına, o minicik adımı atmaya bakar…
Hasılı insanlık incelik ister… İnce iştir insan olmak.
Biz bu koca dünyada incelikleri kaybettikçe insanlığımızı da kaybeder olduk vesselam.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.