Eskiden böyle soruları orta yere usulca ve usturupluca bırakanlara rastladığımız zaman, söylediklerine inanırdık.
Kendilerine güvenleri tamdı.
Konuştuğu alanda otorite gibi görünürlerdi.
Öyle söylüyorsa doğrudur derdik.
Bu kişi, tok sesle, “açlıktan kim ölmüş” diyorsa, demek ki bir bildiği var diye düşünürdük.
O sözün gerisine “Dünyada aç mezarı yok” diye bir hüküm yapıştırılırdı ki…
Gözümüzün önüne bildiğimiz mezarlıklar gelir, evvelce gördüğümüz mezar taşlarını hatırlardık.
Hiçbirinde “Burada yatan filanca açlıktan öldü” yazısına rastlamadığımızı fark ederdik.
*
Sonra sonra vaziyet değişti.
Öyle konuşanlar düpedüz üfürüyormuş.
Dünyada açlıktan ölenler varmış meğer.
Hem de çok fazla sayıda.
İçecek su bulamayanlar varmış.
Bir dilim ekmek, iki kaşık yemek bulanın sevindiği yerler az değilmiş.
Bir deri bir kemik kalmış, yürümeye mecali olmayan çocuklar, cildi kurak toprak gibi çatlamış yaşlılar hiç de az değilmiş.
Yüzüne gözüne konan, dudağında burnunda dolaşan sinekleri kovmayı bile bırakmışlar.
Ve biz o görüntüleri ekranlarda seyrettik.
Yolumuz düştü, aşırı fakir bilinen ülkelere gittiğimizde bizzat gördük.
*
Öte yandaysa bambaşka manzara hâkimdi.
Zenginlik, bolluk, refah…
Bunlardan kaynaklanan sınırsız şımarıklık…
Ve tabii bir türlü bitmeyen ihtiyaçlar…
Sonu gelmeyen israf…
O çirkinliği de gördük maalesef.
*
Plağın B yüzündekilerin israf ettiği, çöpe attığı ne varsa toplanıp değerlen-dirilebilse, A yüzündeki bütün açların doyacağı gibi basit bir gerçek, dünyanın saygın kuruluşları tarafından sayılarla apaçık ortaya konulduğunda, “Adaletin bu mu dünya?” ifadesi bir şarkı sözü olmaktan çıkmaktadır.
*
Devamlı feryat eden, dünyanın iyi niyetli kuruluşları kimlerin açlıktan öldüğünü isim listesi hâlinde veremese de yaklaşık olarak sayısını bildirebilir.
Vaziyet böyleyken, karşımıza çıkan biri “Açlıktan kim ölmüş” derse, arkasından “Dünyada aç mezarı yok” derse, he deyip geçemeyiz, sözüne inanamayız.
Ne yapmamız gerekir?
Seçenekleri sunalım.
A) Yanlış bildiğini anlatmak
B) Dünyayı gezip dolaşmasını, haberleri takip etmesini tavsiye etmek
C) Derhal ilişkiyi kesmek, bir an önce yanından uzaklaşmak
Ç) Küreğin tersiyle ağzına vurmak
*
Gönlümüzün istediği şekilde davranabiliriz.
Sadece birini seçmek zorunda da değiliz üstelik.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.