Futbolda bazen skordan çok, teknik direktörün verdiği mesajlar geleceğe dair daha büyük ipuçları taşır. Vincenzo Italiano’nun Hradec Kralove galibiyetinin ardından yaptığı açıklamalar da tam olarak bunu gösterdi. Deneyimli çalıştırıcı, 1-0’lık deplasman zaferini abartmak yerine eksiklere dikkat çekti. “Avrupa’da kolay maç yok” sözünü birkaç kez vurgulaması tesadüf değildi.
Asıl dikkat çeken nokta ise Italiano’nun oyun anlayışıydı. Takımı 10 kişi kaldığında refleksi savunmaya kapanmak olmadı. Tam tersine, ikinci bir forveti sahaya sürerek rakibi kendi sahasında düşünmeye zorladı. Bu, cesaret isteyen bir karardı. Futbolda risk almadan büyük başarı gelmeyeceğine inanan teknik adam, maç sonunda “Sadece savunsaydık daha fazla baskı yerdik” diyerek bu tercihini açıkça savundu. Semih Kılıçsoy’un galibiyet golü de bu cesur düşüncenin sahaya yansıyan ödülü oldu.
Italiano’nun üzerinde durduğu bir diğer konu ise takım içi rekabetti. Rashica’nın ardından Semih’in de oyuna sonradan girip maçı kazandırması, Beşiktaş’ta formanın garanti olmadığını gösteriyor. İtalyan teknik adam isimlerden çok performansa yatırım yapıyor. Gol atan oyuncudan duyduğu mutluluğu dile getirirken aslında bütün kadroya şu mesajı veriyor: “Hazır olan oynar, katkı veren kazanır.” Bu anlayış, uzun ve zorlu sezonda Beşiktaş’ın en büyük gücü olabilir.
Yine de bu galibiyet, kusursuz bir oyunun ürünü değildi. Italiano’nun bunu açıkça kabul etmesi de önemliydi. Gereksiz kırmızı kart, zaman zaman yaşanan konsantrasyon kayıpları ve rakibe verilen pozisyonlar, rövanş öncesi üzerinde çalışılması gereken başlıklar. Ancak Beşiktaş’ın yeni teknik direktörü, sonuçtan sarhoş olmak yerine eksiklerini konuşmayı tercih ediyor. Belki de siyah-beyazlıların uzun zamandır ihtiyaç duyduğu en önemli değişim tam da bu bakış açısıdır.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.