Türkiye halkı, dış politika, iç politika net… Bunu, önümüzde duran AREDA Survey ’in 27 Şubat-3 Mart 2026 tarihleri arasında 3.063 kişiyle yaptığı saha araştırmasından alıyoruz; “Sosyometre Şubat 2026”… Çalışmaya göre; seçmen nezdinde kartlar yeniden karılmış, ancak ‘varış noktası’ çok değişmemiş görünüyor. AK Parti yüzde 33,3 ile liderliğini korurken, CHP yüzde 29,7 ile takibi sürdürüyormuş. Aslında aradaki 3,6 ’lık fark, CHP Genel Başkanı’nın hâl-i pürmelali dikkate alınırsa, hayli az. SONAR Araştırma
Türkiye halkı, dış politika, iç politika net… Bunu, önümüzde duran
’in 27 Şubat-3 Mart 2026 tarihleri arasında 3.063 kişiyle yaptığı saha araştırmasından alıyoruz; “Sosyometre Şubat 2026”…
Çalışmaya göre; seçmen nezdinde kartlar yeniden karılmış, ancak ‘varış noktası’ çok değişmemiş görünüyor.
yüzde
ile liderliğini korurken,
yüzde
ile takibi sürdürüyormuş. Aslında aradaki
’lık fark, CHP Genel Başkanı’nın hâl-i pürmelali dikkate alınırsa, hayli az.
’nın kurucusu
da Şubat 2026’da yaptıkları ankette, CHP’nin AK Parti’nin
önünde göründüğünü belirtmiş. Bayram sonrası anketi tekrarlayacaklarını söyleyen Bayrakçı, “
nasıl bir etki yapmış, bir değişim olmuş mu hepsini göreceğiz” demiş.
AREDA’nın araştırmasından daha derin sonuçlar, dersler de çıkarılabilir… Örneğin: CHP’li vekillerin Meclis kürsüsünü işgal ederek
’in yeminini engelleme girişimine vatandaş olumlu yanıt vermemiş.
bu eylem için "Doğru bulmuyorum" demiş. Yani sokakta karşılığı olmayan
, itibar konusunda ters tepmiş.
Aynı sağduyunun
tartışmalarında da hâkim olduğu anlaşılıyor. Toplumun
’si bu tartışmayı "gereksiz ve anlamsız" bulurken, yüzde
’si “Türkiye’de laikliğin tehlikede olmadığını” düşünüyormuş. Yani suni gündemlerle toplumun sinir uçlarına dokunma devri, en azından halk nezdinde kapanmış durumda…
Dış politikada ise
bir duruştan söz edilebilir.
ve
’in
’a yönelik hamleleri, Türk halkı tarafından “akıl tutulması” olarak görülüyormuş. Saldırıyı yanlış bulanların oranı
haklı bir gerekçesi olmadığını düşünenlerin yüzdesi ise
. Daha da çarpıcısı;
’lik devasa bir çoğunluk, "ABD ile müzakereye asla güvenilmez" diyormuş.
Bir de bizi yakından ilgilendiren
var... Vatandaşın
’sı "İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye olabilir" görüşünü paylaşmış. Bu endişeyi, bir dış politika tahmininin ötesinde
toplumun savunma refleksi
olarak okumakta fayda olabilir. ABD’nin İsrail Büyükelçisi
’nin "Nil’den Fırat’a kadar olan topraklar İsrail’in hakkıdır" açıklamasını
yüzde 96,7’lik kesim de işte bu endişenin tepkiye dönüşmüş hâlidir…
Ekonomiye dair
ise verilerle yani hakikatle aynı çizgide değil. Sosyometre sonuçlarını yorumlayan
Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu
’nun tespit ettiği gibi, “İstatistiklere göre, işsizlik oranı son dönemlerin en düşük seviyelerine gerilemiş durumda. Ancak araştırmaya katılanların yüzde 52,4’ü işsizliğin düşüşünü çevresinde hissetmediğini söylüyor.”
, enflasyondaki yükselişin nedeninin özel sektör olduğunu düşünüyormuş.
da Cumhurbaşkanlığını sorumlu tutmuş. Hükûmetin enflasyonla mücadelesinde kullandığı "fahiş fiyat" ve "stokçuluk" vurguları halk nezdinde ciddi bir karşılık bulmuş. Sorumluluğun neredeyse yarı yarıya paylaşılması, siyasi iktidar kadar piyasa aktörlerinin de iletişimlerine titizlikle eğilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Siyasi aktörlerin araştırma sonuçlarının “stratejik okuması"nı doğru yapması ve kamuoyunun sağduyusunu dikkate alması pek çok yaklaşımı yeniden şekillendirebilir ki bu da halkın algılamasını kadar ülkenin geleceğine de olumlu etki eder…
Üreten, sorgulayan ve daha önemlisi hâlâ okuyanlar için iş dünyası ve ekonomi yayıncılığına yeni bir bakış açısı katmak üzere yola çıkan yeni bir dergi;
.
Adı,
Business/Corporate/Communication
kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. Bu üç kavram, üç ayrı bölüm olarak dergide yer alıyor. Dergi ve yayın platformunun en tepesinde
kardeşimiz ve yayın yönetmeni koltuğunda
Hanım var. Özkan, derginin yakın bir gelecekte dijital ortama da taşınacağını söylüyor. Uzun yıllardır bizim de yazılarımızla destek verdiğimiz
dergimizin kulvarında yayına giren, birbirinden değerli yazar kadrosuyla ekonomi dünyasında bir
olmayı amaçlayan ve yakından izleyeceğimiz BCCmag hoş gelmiş. Uzun soluklu ve bol okuyuculu bir yayın hayatı diliyoruz.
Dişlere iyi bakalım, 3C’ye de…
Nüfusumuzun
’sı dişlerini sadece sosyalleşeceği zaman fırçalıyormuş.
ile araştırma şirketi
’nin birlikte hazırladığı “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası”na göre; toplumumuzun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyormuş.
(DSÖ) fırçalama süresini 2 dakika olarak belirlemiş ama bizde buna uyanların oranı sadece
imiş. Geri kalanlar fırçayı şöyle bir gezdirip bırakıyormuş.
Peki bu araştırma sadece ‘iş’i için mi?.. İletişim çalışmaları, iş hedeflerine (business objectives) hizmet eden en önemli unsurlardandır. Sensodyne de
çerçevesinde başvurduğu
aracı için araştırmayı tercih etmiş.
ve toplumsal sorumluluk alanına katma değer getiren bu konu yönetimi aksiyonunun arzulanan sonuca ulaşılabilmesi için 3C kuralı hayli kritiktir:
(Yaratıcılık),
(Tutarlılık),
(Devamlılık). Genellikle üçüncü
ihmal edilir. Aman dikkat!..