Topyekûn ‘dekolonizasyon’

04:009/05/2026, ہفتہ
G: 9/05/2026, ہفتہ
Ali Saydam

Dünya çatırdıyor… Mesele sadece savaşlar, çatışmalar ya da ekonomik ambargolar da değil. Bunların ötesinde, daha sinsi, geriye döndürülmesi daha zor olan ‘zihinlere’ vurulan prangalar, bilgiyi ‘tek merkezden’ dağıtan Batı’nın kültürel hegemonyası… Çok kültürlülüğün, medeniyetlerin beşiği İstanbul, bu gidişatı değiştirme amacı taşıyan bir buluşmaya, Dünya Dekolonizasyon Forumu 2026 ’ya (World Decolonization Forum) ev sahipliği yapacak. Enstitü Sosyal tarafından 11-12 Mayıs’ta Atatürk Kültür Merkezi

Dünya çatırdıyor… Mesele sadece savaşlar, çatışmalar ya da ekonomik ambargolar da değil. Bunların ötesinde, daha sinsi, geriye döndürülmesi daha zor olan ‘zihinlere’ vurulan prangalar, bilgiyi ‘tek merkezden’ dağıtan Batı’nın kültürel hegemonyası…

Çok kültürlülüğün, medeniyetlerin beşiği İstanbul, bu gidişatı değiştirme amacı taşıyan bir buluşmaya,
Dünya Dekolonizasyon Forumu 2026
’ya (World Decolonization Forum) ev sahipliği yapacak.
Enstitü Sosyal
tarafından 11-12 Mayıs’ta
Atatürk Kültür Merkezi
’nde düzenlenecek Forum’un teması; “Bilgi Üretimi ve Dolaşımının Dekolonizasyonu”…

Yıllardır Batı merkezli anlatıların “evrensel gerçek” diye servis ettiği o ‘tek yönlü’ akış artık sökmüyor, birileri o trafiği tıkamak için, alternatif olmanın ötesinde çeşitli ve zenginlik katan yolları ortaya çıkarıyor. Doğu ile Batı’nın, geçmiş ile geleceğin köprüsü olduğu kadar, adaletsizliğe karşı yükselen sesin de yankılandığı yer olan İstanbul’un Forum’a ev sahipliği yapması bu nedenle son derece anlamlı...

Bu ‘iş’ yalnızca bizim değil, Batı odaklı düşünmenin sızdığı tüm toplumlar için
zihinsel kurtuluş savaşının
önemli işaretlerinden biri olabilir.

Zaten etkinliğin paydaşlarına bakınca, bu işin çapının ne denli geniş olabileceği de anlaşılıyor: Al Jazeera Çalışma Merkezi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi, Fudan Üniversitesi, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi, Leeds Üniversitesi IQBAL Eleştirel Müslümanlık Çalışmaları Merkezi, Malezya İslami Düşünce Enstitüsü, Bilgi Dolaşımı Araştırma Merkezi, Shanghai Üniversitesi, Güney-Güney Kalkınma Tarihi Araştırmaları Değişim Programı, Latin Amerika Sosyal Bilimler Konseyi, Endonezya Uluslararası İslam Üniversitesi, Küresel Güney Enstitüsü.

Geçmişin sömürgecilik tarihinin bugün
algoritma
ve
veri sömürgeciliği
ile devam etmesi sonucu ortaya çıkan
eğitimde tek tipleşme
ve
kültür endüstrisindeki hegemonya
masaya yatırılacak konular arasındaymış…
“İnsani mirasın tek bir merkeze sığdırılamayacak kadar zengin olduğunu tüm dünyaya haykırmak” vizyonuyla yola çıkan Enstitü Sosyal, çok kıymetli uzmanları davet etmiş: Dekolonyal teorinin kurucusu
Walter Mignolo
, sömürge karşıtı mücadelenin sembolü
Frantz Fanon
’un kızı ve uluslararası hukuk uzmanı
Mireille Fanon
, eski Fransız futbolcu ve ırkçılıkla mücadele aktivisti
Lilian Thuram
, Çin’in küresel stratejileri alanında uzman
Guo Changgang
, psikiyatrist-yazar
Prof. Dr. Kemal Sayar
, fizik felsefecisi ve akademisyen
Prof. Dr. Enis Doko
, Orta Doğu siyaseti ve tarih uzmanı
Prof. Joseph Massad
, tarihçi
Prof. Dr. Halil Berktay
, küresel borç krizi uzmanı, ekonomi politik uzmanı
Ann Pettifor
ve daha birçok ünlü bilim insanı
zihinsel dönüşümün yol haritasını
çizmek üzere hazır bulunacaklarmış.
Forum’un akademik camia ile sınırlı kalmaması, asıl muhatabı olan geniş kitlelere ulaşması için de çeşitli aksiyonlar planlanmış. Bugün
AKM Sanat Galerisi
’nde açılan “İnsanlığın Yükü: Bugün Dekolonizasyon Sergisi” ve
Atlas Sineması
’nda düzenlenecek “Dekolonize Film Günleri” ile meselenin sanatın süzgecinden geçerek toplumsallaşması hedeflenmiş. Ünlü yönetmen
Majid Majidi
’nin katılımı ve
Emel Mathlouthi
konseri ise fikrî mücadelenin estetik boyutu…
“Bilgi üretimini sömürgeci yapılardan arındıracak politikalar oluşturmayı” hedefleyen Forum, üç aşamalı uzun vadeli bir planın ilk adımı imiş. 2028’de
kurumsal değişimin
tartışılması, 2030’da ise toplumsal hayata yönelik
somut önerilerin
ortaya konulması öngörülmüş.
Bu incelikle planlanmış stratejinin önemli adımlarından birini oluşturan
Dünya Dekolonizasyon Forumu 2026
ile İstanbul, küresel vicdanın ve irfanın yeni bağlamını oluşturmaya hazır. Zihinlerdeki sınırların kaldırılması en büyük temenni…

Saraydan sokaklara

Osmanlı’nın renkli dünyasını yansıtan, İstanbul’un kalabalık sokaklarında dolaşan bir şehzadenin yaşadıklarını konu alan animasyon film “Şehzade: Büyük Şenlik” vizyona girdi.

Bir çocuk masalı gibi ele alınsa da güncel sorunlara, aile kurumunu tehdit eden
yabancılaşmaya
ve
aidiyet krizine
eğilen animasyon,
TRT Sinema, Bilge Yapım
ve
Popüler Prodüksiyon
ortak yapımı imiş. Yapımcıları
Osman Subaşı
ve
Metin Tunçtürk
… Senaryo ve yönetmenlikte
Murat Karahüseyinoğlu
imzası var…
Çocuklarımıza ‘iyi şeyler’ sunmanın hayati olduğu şu günlerde hayırlı bir iş…
Kültür Bakanlığı
destekli film,
Millî Eğitim Bakanlığı
tarafından 22 bin okula tavsiye edilmiş…
Hikâyede, “ekranlara ve algoritmalara teslim olmuş terbiye” kavramı sorgulanırken, aldığı köklü terbiyeyi bir
pusula
gibi yanında taşıyarak dünyayı keşfeden çocuğun portresi çizilmiş...
Çocuklarımızın hâli, okullarda, sokakta yaşanan şiddet olayları hiç de hayra alamet değil… Öte yandan bunlarla mücadele etmek için “Oyunları yasaklayalım” gibi gerçekçi olmayan ve çözüme hizmet etmeyecek yaklaşımlar vakit kaybından ibaret… Olması gereken ise “Şehzade: Büyük Şenlik” filmi gibi,
biçim
ve
içerik
olarak günceli yakalayan yani çocukları cezbedecek,
fenomeni
ise kültür ve değerlerin sahiplenilmesine hizmet edecek yapımların sayısını artırmaktır…
Şu
yasaklama
fikrini ne kadar çabuk kafamızdan atsak, onun yerine gerçekten bir şeyler yaparak, üreterek, kaliteyi artırarak çocuklarımıza sağlıklı ortam sunan içeriklere yatırım yapsak, o kadar yerinde olacak!
#dekolonizasyon
#medeniyet
#kültür