Türkiye"de ihtilâl olabilir mi?

00:003/01/2010, الأحد
G: 3/09/2019, الثلاثاء
Cevdet Akçalı

1960''lı yıllarada yazılan bu yazı, günümüz tartışmalarının daha iyi anlaşılması için bir ışık olacaktır.1966 Türkiyesine kısa bir bakışTarih 1955-1966 yıllarını, "ihtilâller devri" olarak kaydedecektir. 1966 yılının insanı, her sabah radyosunu açarken, yeni bir ihtilâl haberiyle karşılaşmak korkusuyle titremektedir.27 Mayıs 1960 yılında bir ihtilâl geçirmiş olan Türkiye''de de bir çok insan, yıllardır bu korkuyle yataklarından kalkmışlardır. Gece yarısı, bir şeyler var mıdır diye radyolarının düğmelerini

1960''lı yıllarada yazılan bu yazı, günümüz tartışmalarının daha iyi anlaşılması için bir ışık olacaktır.

1966 Türkiyesine kısa bir bakış

Tarih 1955-1966 yıllarını, "ihtilâller devri" olarak kaydedecektir. 1966 yılının insanı, her sabah radyosunu açarken, yeni bir ihtilâl haberiyle karşılaşmak korkusuyle titremektedir.

27 Mayıs 1960 yılında bir ihtilâl geçirmiş olan Türkiye''de de bir çok insan, yıllardır bu korkuyle yataklarından kalkmışlardır. Gece yarısı, bir şeyler var mıdır diye radyolarının düğmelerini açmışlardır.

Bu gün dahi, tarlasında, bürosunda, kışlasında çalışanlar arasında bu meseleyi düşünenler vardır. Onlar kendi kendilerine sormaktadırlar:

Türkiye''de ihtilâl olacak mıdır?

Bazı okuyucularımızın hatırına şu sual gelebilir:

Türkiye''de, ihtilâl söylentilerinin azalmakta olduğu şu günlerde, bu mevzuu işlemek yani ihtilâl olacak mı diye yazı yazmak doğru mudur?

Fakat okuyucularımız bilmelidirler ki, ihtilâller ben geliyorum diyerek ortaya çıkmazlar. Zaten, ihtilâllerin olmasına müsait devre, vatandaşın ihtilâl olmaz, olamaz diye gafil olduğu devrelerdir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed buyuruyor ki: "Hiç ölmiyecekmiş gibi çalışacaksın. Yarın ölecekmiş gibi ibadet edeceksin..."

Bu hükme kıyasen diyeceğiz ki, bir milletin fertleri, hiç ihtilâl olmıyacakmış gibi huzur içinde çalışmalı, hemen ihtilâl olacakmış gibi tedbirli bulunmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi''nin her gün, ihtilâl olacak, mânasına gelen sözler ettiği... Aşırı sosyalistlerin, ihtilâl olacak diye basbas bağırdığı şu günlerde, bu mevzua temas etmek ve halkı uyarmak, bizim için bir vazifedir. Onun için bu yazı serisini yazmış bulunuyoruz.

Türkiye''de ihtilâl olabilir mi sualine cevap verebilmek için, şu meseleyi incelemek gerekir:

İhtilâl ne zaman ve hangi şartlarda olur?

27 Mayıs''tan önce İsmet İnönü şu meşhur vecizeyi söylemişti:

"Bir memlekette şartlar tamam olursa ihtilâl olur.."

Bu vecize, sosyal bir kanundur. Ve doğrudur. Hakikaten bir memlekette şartlar tamam olmuşsa, mutlaka ihtilâl olur. Fakat, şartlar kelimesinden, bizim kasdettiğimiz mâna başkadır... İsmet İnönü''nün kasdettiği mâna bambaşka...

İsmet İnönü, ihtilâlin şartları tamamdır derken, memlekette huzursuzluk vardır, açlık vardır, işsizlik vardır, rüşvet vardır, diktatoryaya gidiş vardır demek istemiştir, ve bu sözleriyle, milleti tahrik etmek istemiştir.

Fakat, bir memlekette kıtlığın olması, işsizliğin olması, huzursuzluk, mutlaka ihtilâl olmasını icabettirmez. Bu sebepler, ihtilâlin sadece başarılmasını sağlar. Fakat ihtilâlin şartları bunlar değildir.

Huzur içinde, müreffeh bir memlekette dahi ihtilâlin olduğu bir vakıadır. Ve hattâ 27 Mayıs öncesi idaresini, bir "huzur devri" telâkki eden kimseler, bu ihtilâlin yapılması sebebini anlayamamışlardır.

Tekrar ederek diyelim ki, bu memlekette kıtlık, işsizlik gibi huzur bozucu sebepler olsa bile, bunlar ihtilâli getirmez, gerektirmez. Sadece ihtilâlin kolayca başarılmasını sağlar.

Biz şimdi, ihtilâl hangi şartların tahakkuku halinde olur, onu inceliyeceğiz.

İhtilâlin şartları nedir?

Evvelâ ihtilâli tarif edelim: İhtilâl nedir?

İhtilâl, kafasında taşıdığı siyasî bir takım fikir ve kanaatları tatbik edebilmek için, iktidarın silâh kuvvetiyle ele geçirilmesidir. Umumiyetle, bu harekete bazan hükûmet darbesi, bazan ihtilâl denir. Hakikat halde bu iki kelime de aynı mânaya gelir. Fakat iktidarı zorla ele geçirenlerin adedi az ise buna hükûmet darbesi, hareket geniş bir kitleye yaygınsa buna ihtilâl denir. İkisinin de mahiyeti aynıdır.

Bu tarifi tahlil edersek görürüz ki, ihtilâlin yapılabilmesi için başlıca üç şartın tahakkuk etmesi gerekir:

Birinci şart, bir kitlede siyasî bir takım fikirlerin mevcut olması;

İkinci şart, bu fikirleri tatbik için o kitlenin, normal yollardan iktidara geçme ümidinin kaybolması,

Üçüncü şart, bu kitlenin, iktidarı zorla elegeçireceğine inanmış bulunulması.

Demek istiyoruz ki, ister bir şahıs olsun, ister bir teşekkül veya bir müessese, bir takım siyasî kanaatlara sahipse ve bu kanaatlarını tatbik için normal yollardan iktidara geçemiyorsa ve iktidarı zorla ele geçirebilecek bir kuvvete sahip olduğuna inanmışsa, o şahıs veya teşekkül mutlaka ihtilâl yapar.

İhtilâle teşebbüs eden zümre, kanaatında yanılmamışsa yani iktidarı zorla ele geçirmek gücüne sahipse, ihtilâl muvaffak olur. Ve bu hareket vatanperverlik olarak ilân edilir. İhtilâl muvaffak olmazsa bu hareket bir vatan ihanetidir. Ve adı da isyandır.

İhtilâlin, bu cephesini bilmiyenler, ihtilâl yapacak kitlenin vatanperverlik hislerine güvenerek, bu memlekette ihtilâl olmaz diye, düşünürler. Böyle düşünmek, sadece bir gafletten ibarettir.

Çünkü, ihtilâle teşebbüs edenler, daima en büyük vatanperverin kendileri olduklarını zannederler. Ve bu hislerinde de samimidirler.

Çünkü ihtilâl öyle bir harekettir ki, buna teşebbüs edenler, kelleyi koltuğa almış insanlardır. Dünyada vatanperverlikten başka hiçbir his, bir insana kelleyi koltuğa aldıracak kadar kuvvetli değildir.

İhtilâllerin asıl sebebinin kin, intikam hissi, iktidar arzusu gibi duygular olduğu zannedilir. Bu kabil hisler ihtilâli teşvik edenlerde belki bulunabilir. Fakat ihtilâli yapanlarda, "vatanperverlikten" başka hiçbir his mevcut değildir.

Burada bir noktaya dikkat etmek gerekir. Biz bu sözlerimizle, ihtilâli yapanlar vatanperverdir demiyoruz. Biz diyoruz ki, ihtilâli yapanlar, samimi olarak kendilerinin vatanperver olduklarını zannederler. Yaptıkları hareketin millet menfaatine olduğuna inanırlar.

Fakat unutmamak lâzımdır ki, vatanperverlik başka şeydir, kendini vatanperver zannetmek başka....

Şimdi ihtilâl yapanların vatanperverlik anlayışıyle, hakiki vatanperverlik arasında ne gibi farklar vardır, bunu izaha çalışalım.

DEVAM EDECEK
Haftaya: İhtilallerin fayda ve zararları