2026 birçok ekonomik göstergenin takip edileceği önemli bir yıl olacaktır. ENFLASYON VE FAİZ 2026 yılından en büyük beklenti, enflasyonun 2027 yılında tek haneye düşürüleceği öngörüsüyle enflasyondaki düşüş ivmesinin devam etmesidir. 2025 Eylül ayında açıklanan son OVP ile 2026 yılı enflasyon tahmini olan yüzde 16 hedefine ulaşılması öngörülmektedir. Enflasyondaki düşüş, programa olan güvenin de devam etmesini sağlayacaktır. Enflasyondaki düşüşe paralel olarak politika faiz oranında da düşüş öngörülmektedir.
2026 birçok ekonomik göstergenin takip edileceği önemli bir yıl olacaktır.
2026 yılından en büyük beklenti, enflasyonun 2027 yılında tek haneye düşürüleceği öngörüsüyle
enflasyondaki düşüş ivmesinin
devam etmesidir.
2025 Eylül ayında açıklanan
son OVP ile 2026 yılı enflasyon tahmini olan yüzde 16 hedefine
ulaşılması öngörülmektedir.
Enflasyondaki düşüş, programa olan güvenin de devam etmesini sağlayacaktır.
Enflasyondaki düşüşe paralel olarak politika faiz oranında da düşüş öngörülmektedir.
Faiz oranındaki düşüş beklentisi ile beraber ekonomide canlanmanın artacağı ve dolayısıyla faiz indirim döngüsünün ekonomiye tam anlamıyla yansıyacağı düşünülmektedir.
EKONOMİK BÜYÜME VE KİŞİ BAŞI GELİR
2026 yılında
Türkiye'de enflasyonla mücadelenin sonuçlarının daha net hissedileceği, dezenflasyon programının sonuçlarının görüleceği, ekonomik büyümenin kademeli olarak toparlanacağı
ve ekonomik büyümede yeniden yüzde 4 bandına dönüleceği öngörülmektedir.
OVP’ye göre de
2026 yılında ekonominin yüzde 3,8 oranında büyüyeceği
beklenmektedir.
Diğer yandan, Dünya Bankası tarafından belirlenen kişi başı eşik değerlere göre
Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna gireceği yıl olması açısından da 2026’nın önemli bir yıl olacağı açıktır.
Türkiye’nin uzun yıllardır beklediği orta gelirli grubundan yüksek gelirli ülkeler grubuna girmesiyle, uluslararası yatırımcıların algısında olumlu değişimler ve en önemlisi de ülke risk priminde önemli düşüşler olacağı açıktır.
CARİ AÇIK VE BÜTÇE DENGESİ
2026 yılının hem cari açıkta azalma hem de mali alanda yani bütçe açığında iyileşme yılı olacağı öngörülmektedir.
Bütçe açığının GSYH içindeki payının yüzde 3’ün altına indirilmesiyle
, diğer taraftan ticaret dengesinde olası iyileşme ile
cari açığın GSYH içindeki payının yüzde 1 seviyelerinde tutularak
sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması 2026 yılında öne çıkan önemli bir hedef olacaktır.
KREDİ DERECELENDİRME NOTU
Her ne kadar derecelendirme kuruluşları tarafından yatırım notu verilmemişse de düşen CDS ve yüksek gelirli ülkeler grubuna girmenin getirdiği fayda ile beraber
2026 yılında Türkiye’nin kredi derecelendirme kuruluşlarından yatırım yapılabilir notu
alacağı beklentisi yüksektir.