Türk tipi başkanlıktan Türk tipi laikliğe

Ergün Yıldırım
Ergün YıldırımYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 12/02/2017, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türk tipi başkanlıktan Türk tipi laikliğe

Laiklikle kuracağımız ilişki kendi sosyolojik, kültürel ve tarihi gerçekliğimize bakarak mümkün. Ne Fransız ne de Anglosakson deneyimine muhtacız. Ömer Lütfi Barkan hocanın “örfi ve şer'i hukuk” ayrımı ile ortaya koyduğu sınıflama bize yol gösteriyor. Halil İnalcık, İlber Ortaylı ve Ahmet Yaşar Ocak'ın kültürel ve dini tarih çalışmaları da bu konuda bize önemli bilgiler sunuyor. Yeter ki bu bilgilerle bugüne bakarak düşünmeyi göze alabilelim. Çünkü düşünme cesaret ister. Biz iki yüzyıldır bu cesareti gösteremiyoruz. Bunun yerine “taklit” ve “ret” içinde hareket ediyoruz. Batı'yı ve onun modernliğini taklit ediyoruz, kendimizi de ret ediyoruz. O nedenle Fransa'nın din ve devlet ilişkilerini taklit ettik ve ona göre bir laiklik kabul ettik. Son yirmi yıldır da bu laikliğin getirdiği sorunlardan kurtulmak için bu defa gözümüzü Anglo-Sakson laikliğine çeviriyoruz. Daha doğrusu gözümüzü çevirecek mecalimiz bile yok. Ona davet ediliyoruz, ona emrediliyoruz.



Bu defa gözümüzü kendimize çevirelim! Türklerin, Müslümanların kendi tarihlerinde dinle siyaset ilişkilerini nasıl kurduklarına bakalım. Bu konuda bahsettiğimiz tarihçilerimiz önümüze önemli olgular koyuyorlar. Bize düşen bu olgular üzerine düşünmek ve onu bu çağımızın idrakiyle yeniden yapılandırmak. Böylece geliştirilecek yeni din devlet ilişkilerinin sözleşmesi olarak laiklik çok farklı bir hal alacak. Devlet ve din üzerinde yürüyen kavgalar ciddi anlamda sona erecek. Çünkü siyaset ve din ilişkisini kendi varlığımızın tecrübelerine dayandırdığımızda hem taklitten hem de reddiyeden kurtulacağız. Bu milletle bütünleşen ve İslam'la barışan bir siyaset tarzı olacak. Bu gelenekte siyaset, devlettir. Devlet, sultandır. Sultan örfü temsil eder. Örf, çağın gerektirdiği devlet yönetme organizasyonudur. Bu devletin amacı ne dünyayı sömürmek, ne dünyaya demokrasi götürmek ne de dünyaya kapitalizmi egemen kılmak. Bu devletin amacı adaleti ( nizam-ı alemi) hakim kılmaktır. Mazlumların yanında yer almaktır. Fetih de sömürme, tahakküm etme, batı uygarlığını yayma değildir. Fetih, adaleti yayma ve mazlumu koruma siyasetidir.



Devlet örfi hukukla dinle belli bir mesafe içindedir. Şeriat(dini hukuk) toplumda geçerlidir. Din ve devletin çatışması, ayrışması ve karşıt pozisyonlar alması gibi batı laikliği yerine burada “din ü devlet” vardır. Devlet ve din beraberdir. Birbirini tamamlar, bir birine yardım eder. Devlet dini alana tahakküm etmediği gibi din de siyasetin alanına göz dikmez. Batı laikliği, dini tamamıyla iptale yönelir. Özellikle Fransız laikliği budur. İslam dünyasının çoğunda şeriat (ahkam/muamelat) vardır. Mısır'da bile. Bu ülkelerde batı tipi laiklik nasıl olacak? Tunus, bize bir örnek olamaz. On milyonluk ve merkezi bir iddiası olmayan bir konuma sahip. Gannuşi'nin çözümü bölgesel değil, lokaldir. Türkiye merkez bir millet ve devlettir. Bölgesine karşı sorumlukları ve iddiaları vardır. Bundan dolayı kendi tarihi gerçekliklerini çağdaş dünyada yorumlama cesaretini göstererek kendine bir yol çizmek zorunda. Karşı olsak ve yanlış bulsak da İran bu cesareti gösteriyor, kısmen Arabistan Vehhabilik ile gösteriyor. Asıl Türkiye'nin büyük vebali ve sorumlulukları var. Bunu da Batı laikliğinin getirdiği din ve devlet formülüyle yapması zor.



İslam dünyasında isyanlardan kurtulmanın yolu olarak bize batı laikliğini ihraç ederek sunanlar büyük bir yanılgı içerisindedirler. Çünkü Batılıların kendi toplumları için buldukları bu siyaset, bizim ne sosyolojimizden ne de tarihi varlığımızdan geliyor. Bu siyaset çoğunlukla batıcı elitlerin toplumlarımızı Batı'ya bağımlı kılan bir aracına dönüştü. Laiklik, kendimizi “dinsel asimilasyona” uğratmanın yöntemi olarak çalıştı. Bir self-kolonizasyon politikası olarak çalıştı. Siyaset ve din ilişkisi, bin yıllık tarihi tecrübemizde zaten belli bir mesafe içinde yürüdü. Din sorunlarımızı, kendi siyasetimizle çözdük. Bu kudreti tarihte, üstelik farklı dönemlerde ve devletlerle gösterdik ise bugün neden yeniden göstermeyelim?




Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026