
İyilik nedir?
Nasılsınız diye sorulduğunda “iyiyim” deriz.
İyiyim dediğimizde, kendimizde var saydığımız şey nedir?
Potansiyel olarak iyilik yapma gücünü, coşkusunu, erdemini kendimizde mahfuz tuttuğumuz mu?
Sanmıyorum.
Çoğunlukla sahip olduğumuz sıhhati, dünya ile başa çıkma enerjimizin fena olmadığını söylemiş oluruz “iyiyim” derken.
“İyiyim” dediğimizde “iyiler”den olup olmadığımızı pek aklımıza getirmeyiz. Hakkında konuşurken “karıncayı bile incitmez” diye sitayişle bahsettiklerimiz vardır. Bu bahsedişin içine gizli bir soru olarak kendimizi dahil eder miyiz?
Ben dostumdan eminim. Onun dikkatinden, rikkatinden eminim; dostum da benim rikkatimden, dikkatimden, merhamet ve şefkatimden emin midir?
Sanmıyorum. Kendimize dair ahlaki sorularımız pek nadir. Kendimizle ilgili sorduğumuz soruların çoğu dünyevi. Mutlu muyum? Başarılı mıyım? Bu soruları kendime ziyadesiyle sormama sebep olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın geçen hafta vermiş olduğu “İyilik Ödülleri”.
İyilik ve ödül kelimesinin yan yana gelmesine itirazım olsa da, iyilerin bilinmesine vesile olduğu için DİB'in bu çalışmasını çok anlamlı buluyorum.
” arasında beni en çok çarpan hikayenin sahibi İsmail Ertem. Yaralı silah arkadaşının üzerine yatıp siper olan Jandarma Uzman Çavuş İsmail Ertem. Kendisine ödül verilmesini, yaptığının dile getirilmesini anlamsız bulurcasına, “Benim yerimde hangi Mehmetçik olsa aynı şekilde davranırdı” diyen İsmail Ertem.
“Olay günü Süleyman Ağabey'in yanında ben olduğum için ben siper oldum” diyen İsmail Ertem.
Kişiyi nasıl bilirsin? Kendin gibi.
İsmail Ertem bütün kalpleri kendi kalbi gibi biliyor.
İsmail Ertem, “Kendine bir iyilik yap” diyen popüler kültür sloganlarını hiç uğratmamış kalbine.
Kendine değil, kendinden gayrısına göster şefkatini diyen bir dinin mensubu olduğunu en zor anda bile unutmamış. Daha zor an var mı? Üstüne kurşun yağıyor ve kendi bedenini yaralı arkadaşına siper ediyorsun.
Kendimi böyle bir anın içinde hayal ettim ve İsmail Ertem gibi olamayacağımı düşündüm. Yaralı bir bedene kendimi siper edemeyeceğimi düşününce, kendi içimdeki iyiliği sorgulamaya başladım.
Günlük hayatta sorulan “Nasılsın?” sorusuna, “Allah bu günümüzü aratmasın, hamd olsun” diye cevap veririm genellikle.
Nasılsın? İyiyim.
İyiyim ile iyilerdenim arasındaki mesafeyi vermiyor güzel Türkçemiz. Gündelik hayatın “iyiyim”i, sağlık ve sıhhatim yerinde anlamına geliyor daha ziyade.
Her katliam haberinden sonra, sosyal medyada birkaç saniye içinde atılan tivitlere bakınca kişilerin kendi kimliğini “iyilerdenim”, “kötülerdenim” diye ortaya koyuşuna şahit oluyorum. Kötüler kötülerden olduklarını kötüyüm diye beyan etmiyor elbet. Ama kin ve nefret en şık kelimelerin arasından bile sızıp kendini aşikar kılıyor.
Çok güzel, çok şık, pek empatik cümleler kuranlar var bir de... Ne kadar hassas bir kalpleri olduğunu ortaya koyuyorlar görünüşte. Görünüşte lakin. Kelimelerin arasından sızan kibir, sahibinin kurduğu cümle üzerinden ortalığa dökülüyor.
İyiler dünyanın dört bir tarafında iyi. Kötüler dünyanın dört bir tarafında kötü.
Kötülüğe giden en kısa yol kibirdir. İki gündür kibrin videosu dolanıyor ekranlarda. Hollandalı taraftarların dilenci/göçmenlere yaptıkları...
İspanya'da Hollandalı taraftarların yaptıkları iyileri incitti, kötüleri eğlendirdi.
Kötüler yoksulların muhtaç halinden eğlence çıkarıyor, iyiler yoksulların incitilmesine itiraz ediyor.
Bir şeyin iyilik olması için kişinin kendisinden gayrısına olumlu bir eylemde bulunması, onun hayatını kolaylaştırıcı bir hizmet sunması gerekiyor.
İnsanı insan yapan şey, kendine değil, “öteki”ne gösterdiği dikkat ve rikkatte gizlidir. Bazen bu rikkat o kadar aşkındır ki Rachel Corrie gibi kendi bedenini Filistin'e siper etme noktasına varır.
Rachel Corrie. 16 Mart 2003'te dünyaya kendi canından vazgeçmek pahasına bir mesaj vermişti. Verdiği mesaj kaç İsraillinin kalbine uğradı?
Dünyayı sadece insanlar yönetseydi yani kalbi olanlar, yani kendinden gayrısına şefkat ve merhamet duyanlar yönetseydi, dünya başka bir yer olurdu.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.