Yazarlar Duygularınız için en iyi dublör hizmeti ya da zamanı kiralamak

Duygularınız için en iyi dublör hizmeti ya da zamanı kiralamak

Fatma Barbarosoğlu
Fatma Barbarosoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

19. ve 20. yüzyıl yazarları ve düşünürleri, hayatı doğu-batı, zaman-mekan sorunu etrafında gözlemleyip analiz ediyordu. 21. yüzyılın en önemli tasvir ve tahlil alanının işin maliyeti, zamanı ve amacı üzerinden olacağını söylemek mümkün. Ufuktaki “Metaverse Âlem” duyguların zamanı ile işin zamanı üzerine fikrimizi daha çok yormamızı şart kılıyor.

Çalışma hayatının insanların duygularını nasıl değiştirip dönüştürdüğünü gözlemleyebileceğimiz en iyi “yer” Japonya. Post modern dönem için Japonya adeta gezegenin laboratuvarı gibi. Nitekim hem Japon yazarlar ve yönetmenler Japon toplumunu distopik metinleri aratmayacak şekilde anlatıyor hem de Avrupalı, Amerikalı, İranlı, Türk yönetmenler “sanatsal veri” ve sosyolojik gözlem mekanı olarak Japonya’ya odaklanmış durumda.

Werner Herzog’un Familiy Romance LTD, Abbas Kiyarüstemi’nin Sevmek Gibi filmleri, Ensar Altay’ın Kodokushi belgeseli, Japonya üzerinden küçük insan hikayelerinin nereye doğru yol aldığını gösteriyor.

Japon iş hayatı, aile hayatını imha ediyor. Kariyer basamaklarını hızla tırmanmak için bütün yüklerinden arınıyor kişiler. Çünkü çalışma hayatı için her türlü akraba, eş dost yük. Aile yük. Eşler boşanıyor. Sonra zirveye yaklaşınca geleneksel aile değerlerine ne kadar bağlı olduğunun gösterileceği/sahneleneceği seramoniler çağı başlıyor. Mesela evlenirken... Düğüne, zirvede henüz tanışılan kişiler davet edilecek. Onlar yeni arkadaşlar, “dostluğun sürdürülebilme riski”ne hiç muhatap olmadılar. Fakat eski arkadaşlar ve akrabalar bahsi sıkıntılı. Kişi zirveye çıkmıştır, ama ailesi, akraba ve hısımları, eski arkadaşları, zirveye varan yolculukta ona eşlik etmemiştir. Zirve yolculuğu sadece tek başına yürünebilen bir yol. O halde onunla birlikte “yüksel(E)memişler”i temsil için “sanki” rolünü üstlenecek birileri, “zaruri ihtiyaç”lar listesinde yerini alacaktır.

“Kiralık aile ve kiralık arkadaşlar” tam da talep edenin talep ettiği akraba ve arkadaş gibi davranacaktır. Çünkü iş tanımları gereği bunu yapmakla yükümlüdürler. Vaat edilen hizmeti yerine getirmediklerinde ücretlerinden düşülecektir.

Japonların mutlu günleri için kendilerine akraba kiraladıkları, haberlere konu olalı neredeyse on yıl oldu. Ne var bunda diyeceksiniz, Yeşilçam filmlerinde ve dahi Türk dizilerinde de esas karakterin özel günlerinde akrabasıymış gibi desteğe koşanlar yok muydu? Evet vardı.

Yeşilçam filmlerinde sevdiği kızı istemeye gitmeyen ebeveynlerin yerine ikame edilen ya da kimsesiz genç mahzun olmasın diye anne-babasıymış gibi davranan komşu amcalar, teyzeler, hatır için çiy tavuk yenir hesabı yardımlaşmış oluyordu. Profesyonel bir temsil değildi yaşanan, olmayanın yerine “oldurulmuş”, boşluk doldurma dayanışması idi.

Oysa Japonya’da hizmet veren ajans, akışkan modern zamanların temsil sorununa çözüm sunuyor. Hayatın psikolojik yükünün giderek arttığı bir çağda, gerçeklerle başa çıkmak yerine, gerçeğin yerine ikame edilen dublörler yoluyla hayalleri gerçekleştirme imkanı tanıyor şirket.

Geleceğin meslekleri arasında duygu donanımı sunan dublörler de mi olacak?

Her dönem kendi iş anlayışını da beraberinde getiriyor. Kadim meslekler nevzuhur meslekler yan yana yol alıyor.

2019 ABD yapımı Werner Herzog’un yönetmenliğini yaptığı Aile Saadeti Limited/Family Romance LLD şirketi, insanların arzu ve isteklerini gerçekleştirmek üzere kurulmuş olan Aile Saadeti şirketini anlatıyor. Şirket kurgu değil, gerçek hayatta da aynı amaçla kurulmuş. Hatta şirketin kurucu sahibi, filmde bizzat kendisini “canlandırıyor.”

“Aile Saadeti Şirketi”nde çalışanlar, talep üzerine insanların hayatına dublör olarak karışıyor... Film genç ve varlıklı bir anne tarafından kızına baba olmak için kiralanmış “baba” ile genç kızın birlikte zaman geçirmeleri etrafında akarken, araya giren “diğer işler”le de insanların “neyse parası, öder alırım” duygularına tadımlık bir seyir sunuyor.

Kocası alkolik olduğundan, kocasının yerine kızının düğününe katılması için kiralanan baba, ki anne “düğün için baba” kiralarken kocasının epilepsi hastası olduğunu söyleyecektir; bir zamanlar çekilişten 20 milyon kazanan yaşlı kadının, bu kazanma heyecanını yeniden yaşamak için sanki yeniden kazanmış gibi bir kazanma anı kiralaması; işine geç kaldığı için amiri tarafından azarlanacak memurun kendi yerine azarlanması için dublör tutması vs.

Duygusal açlık ve kiralık akrabalar

Modern hayatın “aşırı başarı yüklü mesai” si, akrabalar ile yakınlık kurulmasına izin vermiyor, ama Japonya’da bu duygusal açlığınızı “kiralık akrabalar”ı yemeğe, doğum gününüze davet ederek gidermeye çalışıyorsunuz.

Kiralık akrabalar tam da sizin istediğiniz gibi sadece size hizmet etmek üzere, sizi mutlu etmek üzere belirlenmiş zaman diliminde emrinize amade. Siz sadece parasını ödüyorsunuz duygusal yükümlülüklere hiç girmeden.

Çatışma, tartışma, kırgınlık yok. Neyse parası veriyorsunuz ve davetli/ücretli akraba, kararlaştırılmış saat kadar emrinize/duygularınıza amade itaat ediyor. Satın alınan iteat “olumlama toplumu” nun en önemli özelliği.

Olumluma toplumunda negatif hiçbir şeye yer yok. “Her şey yolunda.” Her şey olması gerektiği gibi. AYNEN yani.

Sorun şu ki böyle bir dünya yok. Böyle bir dünya varmış gibi yapılabilen “kiralanmış bir kaç saat” var sadece. Zamanın duygusal olarak kiralandığı bir kaç saat...

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.