Şikayet kültürü içinde debeleniyoruz!

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 16/12/2015, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Şikayet kültürü içinde debeleniyoruz!
I-
Günlük konuşmalarımızda başkalarının eleştiriye ne kadar tahammülsüz olduğu konusunda konuşmayı çok seviyoruz.
Kim o başkaları?
Bizim dışımızdaki HERKES!
Biz kimiz?
Aynı istikamete doğru yürüyenler.
İstikamet neresi?
İşte bütün mesele burada kör düğüm oluyor.
Çünkü yola çıkanlar ile yolda olanların istikameti başka başka yönlere çevrili. Herkes kendi baktığı yeri kıble kabul ediyor.

II-
Yaşlıdan gence, fakirden zengine, asttan üste, kadından erkeğe, hepimizi tek bir paydada toplamak icap etseydi sizin tercihiniz ne olurdu?
Bu satırların yazarının tercihi “şikayet kültürü”.
Şikayet kültürü tek bir kişiyi bile dışarıda bırakmayacak kadar kuşatıcıdır yaşadığımız topraklarda.
Bu coğrafyada yaşayanların tek ortak damarı şikayet kültürüdür.
Yazarlar siyasilerin eleştiri kültürü olmamasından şikayetçi, kadınlar erkeklerin eleştiriye hiç tahammülü olmadığından şikayetçi, ergen anneleri çocuklarına gözünün üzerinde kaşın var bile diyemediklerinden dertli.
Meselenin çözümü için şikayet etmeyi bırakıp eleştirel bir tutum sergilememiz gerekiyor.
Eleştirel bir tavır ortaya koymak için önce kişinin kavrayışının yerinde olması gerekir. Kavrayışını bir mesafe üzerinden objektif bir şekilde dile getirmesi gerekir.
Fakat ne yazık ki en tahsillisinden en ümmisine kadar; eleştiri ile şikayet, küfür ile eleştiri birbirine karıştırılıyor.
Önce şu konuda anlaşalım: Hiç kimse yerli yersiz şikayetlere maruz kalmaktan, yazılı ya da sözlü olarak küfre maruz kalmaktan, aşağılanmaktan, incitilmekten hoşlanmaz.
Diğer taraftan eleştirel iklimin gelişmediği toplumlarda birey ve toplum ilişkisi geçişgenliğini yitirir. Toplumsal hayat için eleştiri kültürü şarttır. İyinin iyisi vardır ve liyakat ehlini seçecek olan eleştirel bakıştır.
Eleştiri mesafe üzerinden inşa edilir. Nefretimizin ya da muhabbetimizin objesi haline gelmiş kişilere karşı eleştirel bir mesafemizin olamayacağını baştan kabul etmek zorundayız.
III-
Daha iyi bir gelecek için eleştiri iklimini inşa etmek, her birimizin hanesinde kayıtlı duran bir borç. Eleştiri iklimi için birinci şart tahammül sınırlarımızı geniş tutmak.
Diyorsunuz ki biz zaten millet olarak çok tahammüllüyüz. Fiziki şartlar konusunda hemfikirim sizinle. Evet tahammüllüyüz. Ama zihni/fikri esneklik konusunda pek tahammüllü olduğumuzu düşünmüyorum.
Tahammül /tahammülsüzlük noktamızı test edelim mi?
Sorunlarımızı bireysel değil siyasi düzlemde dile getirmeyi sevdiğimiz için, sorumu, siyaseti merkeze alarak soruyorum:

Sizi en çok rahatsız eden nedir?
a-Sizinle aynı dünya görüşünü paylaşan insanların sığ ve pespaye yorumları mı?
b-Sizinle aynı görüşü paylaşmayan insanların sığ ve pespaye yorumları mı?
c-Sizinle aynı görüşü paylaşan ve paylaşmayan insanların mesafeli ve analitik dili mi?
(Bendenizin cevabı: Aynı görüşte olduğum insanların sığ yorumlarına katlanamıyorum.)
İkinci soru: Siyasi baskılar mı gündelik hayatın eleştirel dilini imha ediyor, yoksa gündelik hayatta hiçbir zaman gelişememiş olan eleştirel dilimizin yokluğu mu siyasi dilin eleştiriye tahammülsüzlüğünü pekiştiriyor?

Özet olarak şunu söylüyorum. Eleştirel ortamın yokluğu sadece siyaset ile alakalı değil. Meselenin ahlaki ve psikolojik boyutu siyasi gerilimin çok üzerinde.
Çoğunluk siyasi ahlakın gündelik hayatı bozduğunu düşünüyor. Bendeniz ise gündelik hayatın içindeki şikayet kültürünün eleştirel iklimin önündeki en büyük engel olduğunu düşünüyorum.
Şikayet ediyoruz çünkü şikayet etmek kolay. Küçük çocuk mızmızlığı içinde debeleniyoruz ne sorumluluk almaya talibiz ne de olayları her cephesi ile kavrayabilmek için fikrimizi, zikrimizi yoracak birikime ve dirayete sahibiz.
Sanatçıların, düşünce insanlarının bile eleştiri adı altında yaptıkları çoğu zaman Türkiye'yi “gelişmiş ülkelere” şikayet etmek değil mi?
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026