Ne üretiyoruz? /Namık Kemal/ Bağdat Caddesi...

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 20/04/2015, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Ne üretiyoruz? /Namık Kemal/ Bağdat Caddesi...
Dün Bağdat Caddesi'nde dolaşırken... Ki sosyetemiz sadece Cadde demeyi yeğler. Neden sadece Cadde derler? Batılı hayat tarzının, Avrupa/ Amerikan markalarının yan yana dizildiği, İngilizce ve Fransızca konuşan Avrupalılara rastlamanın son derece olağan olduğu bu mekana Bağdat Caddesi değil de sadece Cadde demek, aidiyetsizliği imlemek açısından önemlidir şüphesiz.
Evet dün “Cadde”de dolaşırken, gördüğüm her yabancı marka Namık Kemal' i çekip getirdi.
Londra seyahatinden sonra şöyle yazmıştı: “Londra sokaklarında dikkatli gözlerle dolaşmak, oradaki inanılmaz şeylere hayran olmaya yeter. Londra'yı dünyaya yeni bir örnek diye nitelemek abartı olmaz.”
Namık Kemal 1872'de yayınladığı bu makalesinde (İstanbulin s.461-462) İngiltere'ye duyduğu hayranlığı dile getiriyordu:
“Osmanlılar gibi olağanüstü bir idrak süratine sahip bir milletin giydiği elbiselere kadar her şeyi yurt dışından ithal etmek zorunda kalması acınacak bir durum değil midir” diye soruyordu.
1872'den bu yana ne değişmiş?
“Cadde”de dolaşırken, yabancı markaların sıralanışına baktım. Bir iki dükkanın önünde oturdum. Bir simit bir su alıp beklemeye başladım. Kim gelir kim gider, kim bakar kim alır, bir saat içinde öylesine bir gözlem.
Ne gördüğümü yazmayacağım. Bağışıklık sistemimizin uçan kuşun kanadından bile gribe yakalandığı şu günlerde bir tartışma rüzgarı estirmemek için yazmayacağım.
Gördüklerimi yazsam ne olacak?
Estetik ve kalite açısından benim nezdimde hiçbir karşılığı olmayan bazı nesneleri eline alınca, kendisini “olmuşluk” payesinde bulan, “olmuşluğunu” herkese yukardan bakarak ilan eden; ne ki bunun kibir olduğunu unutanlar, o güzel ve ölesiye boş kafalarını dünyanın derin mevzuları ile doldurmuyor.
Bendenizi okuyanların gününü zehir etmek istemediğim için yazmayacağım.
Ama şu soruyu hep beraber sormamız gerekiyor.
Biz ne üretiyoruz?
Yüzde yüz yerli marka diye bildiğimiz bir marka, çocukları modanın fasit tuzağına hapsederek sözüm ona ürün tanıtıyor. “Yürümeyi öğrenmeden modayı öğrenen çocuklar üretiyor”muşuz mesela.
Marka, emeklemeden modayı öğrenen çocuk imajını üretiyor, bu üretime haklı olarak tepki veriyoruz.
Lakin sormamız gereken asıl soruları sormadığımız zaman bir arpa boyu yol alamıyoruz.
Yürümeyi öğrenmeden modayı öğrenen çocukları “ürünleş”tiren marka için tepkilerimizi bir şekilde ortaya koyduk, tamam.
Ve fakat ne üretiyoruz?
Yurt dışında gerçekleştirdiğimiz “Türk Günleri”nde ne yapıyoruz?
Türk misafirperverliği tamam. Türkis kahve ve lokum ikramından istifade etmek için standlarımızın önünde uzun kuyruklar oluyor. Her sergiye hala tarihi mekanlarımızın maketlerini pek başarılı bir şekilde yerleştiriyoruz
Dünyanın gelişmiş ülkeleri yeni ürünlerini tanıyor. Biz ne tanıtıyoruz?
1893 Şikago sergisinde Türk köyü inşa etmiştik. Amerikalılar elektrik enerjisini pazarlıyordu o sergide.
2000'li yıllarda yine Dikilitaş ve Kapalıçarşı gibi tarihi mekanların maketini yapıyoruz.
1872'de Namık Kemal Batı taklitçiliğinden şikayet ediyor, her şeyi yurtdışından ithal ettiğimiz için halimize acıyordu.
2015 yılında Namık Kemal'in kurduğu cümleler hala geçerliliğini koruyorsa, bunda bir sorun yok mu ey okuyucu?
Ha diyeceksiniz ki yerli bir markanın reklamı var. Reklam afişine inanmayacak mıyız? Afişe inanınca dünyanın bütün erkekleri bizim yerli markayı kullanıyor. BİZ hariç.
Ne üretiyoruz sorusunu sadece maddi ürünler olarak düşünmeyelim.
İslami, muhafazakar artık adına ne diyeceksek... Manevi olarak ortaya koyduğumuz ne var?
Maddi olan ile manevi olan daima omuz omuza yükselir. Birinin olmadığı yerde öteki de olmuyor.
Meraklısı için not: Ayaklarım rahatsız, ancak ayakkabının içine kalıp koyarak giyebiliyorum. Fakat acıdır ki hiçbir yerli ayakkabı içine kalıbınızı koyacak derinlikte ve sıhhatte ayakkabı üretmiyor.
Londra ya da Milano'ya gidip ayakkabı alacak halim yok. Yerli ayakkabı firmalarının pek çoğu Çin'de üretilen ürünlerle rekabet edemeyerek piyasadan çekildi. Ortopedik, sağlıklı ve zarif ürünler sunan ayakkabı markamızın olmamasına bir kez daha kederlendim. Ve emin olun bendeniz gibi ayak rahatsızlığı çeken kişilerin en büyük dertlerinden birisi sağlıklı ve zarif ayakkabı bulmak.
Sadece düşmanlar değil lütfen dostlar da ayağa baksın.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026