
Kafamızın içinde geleceğe dair onlarca beklenti var, her şeyin nasıl gideceğini önceden düşünüyor, nasıl düşünmüşsek öyle olmasını bekliyor, beklentilerimiz gerçekleşmeyince de hayal kırıklığına uğruyor, mutsuz oluyoruz. Mutsuzluğumuz, yaşadığımız dünyanın kafamızda kurduğumuz hayali dünyaya benzemiyor, uymuyor olmasından kaynaklanıyor çoğu defa.
Bu böyle olunca o beklentilere uymayan her şey de mutsuzluk sebebi oluyor. Menüde olmayan yemeklere acıkıp menüdekilerle bir türlü doyamamak gibi bir şey bu.
“Mutsuzluk üzerine atılmadı, üstüne çullanmadı; yavaşça sızdı, neredeyse tatlılıkla sokuldu. Büyük bir dikkatle yaşamına, hareketlerine, saatlerine, odana işledi, uzun süre gizli tutulmuş bir hakikat, reddedilmiş bir gerçeklik gibi; direşken ve sabırlı, incecik, zorlu mutsuzluk, tavandaki çatlakları, çatlak aynadaki yüzünün kırışıklarını, dizilmiş oyun kağıtlarını ele geçirip sahanlıktaki musluktan damlayan suyun içine girdi. Saint-Roch’un çanı her çeyrek saati vurduğunda onunla birlikte çınladı” diye yazmış Georges Perec, ‘Uyuyan Adam’ kitabında.
Hayal kırıklıkları mutsuzluğa yol açıyor, mutsuzluk da umutsuzluğu çağırıyor zamanla yanına. İnsanın, yaşamayı ‘bir gün erişebileceği bir şey’ olarak görüp sürekli ertelemesinden, içinde yaşıyor olduğu gerçekliği yitirmesinden olmuyor mu biraz da bu? Sürekli başka yere bakma ısrarımız, içinde olduğumuz hayatın derinliğine, ‘an’ı ve ‘an’ın içinde çağıldayıp durduğu sonsuz hakikate her gün biraz daha fazla körleştirmiyor mu bizi? Aşamadığımız mutsuzluğumuz biraz da bu ağır görme bozukluğumuzun, bu görüş kaybımızın eseri değil mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.