Yazarlar Hız bir safsatadır

Hız bir safsatadır!

Gökhan Özcan
Gökhan Özcan Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Oldum bittim bir şeyleri hızlı ya da acele şekilde yapmaktan hazzetmem. Hızlı yaptığım ve maalesef kendi normallerime çekemediğim tek şey yemek yemek (Bu Türkçe gerçekten eğlenceli bir dil!)... Bunun dışında başka örnek yok, her şeyin hızının arttırılmaya çalışıldığı bu zamanda ben kesinlikle harika bir yavaşlık içindeyim. Öyle ki, futbol oynasam, herhalde ağır gösterim edevatı işsiz kalırdı. Top kendisine vurmam için durup beni beklemek zorunda kalırdı. Asla ofsayta düşmezdim, çünkü hiçbir durumda kale çizgisine herkesten daha yakın olmazdım. Muhtemel ki sadece ikinci devreleri oynardım, çünkü ben sahaya çıkıncaya kadar ilk devreler geçerdi. Hakem olsaydım, yetişip de çalabildiğim tek düdük bitiş düdüğü olurdu. Futbol yorumcusu olsaydım, herkes o günün maçını yorumlarken ben bir gün önceki maçın yorumunu henüz bitirememiş olurdum. Basketçi olsaydım, ilk üçlüğümü attıktan sonra jübilemi yapmam gerekirdi. Beni bir de atletizmin 100 metresinde düşünün; herhalde araya maratoncu karışmış zannederlerdi. Güreşçi olsam, rakibim benim hamlemi beklerken uyuyakalırdı herhalde. Ya oto yarışları... Ben olsa olsa yük kamyonlarıyla ya da belediye otobüsleriyle aşık atardım!

Abarttım yine değil mi?

Hiç kimsenin bu kadar “ağır çekim” yaşamayacağını düşünenler varsa onlara benimle tanışmalarını öneririm. Tabii buluşmayı başarabilirsek!..

Bu lafları neden ediyorum? Çünkü insanoğlu yine bir lüzumsuzluk yapıp bir şeyleri hızlandırma konusunda yeni bir atak yaptı. Fransızlar!.. İki Fransız''ı konuşurken görseniz, onlardan herhangi bir şeyi hızlı yapmalarını beklemezsiniz! Ama oluyor, bir şeyleri en hızlı onlar yapıyor. Neyi? Trenleri!.. En hızlı trenleri... En son numaraları inanılmaz: Saatte 574.8 kilometre hızla giden bir tren...

Benim “ağır” sorum şu: Bunu neden yapıyorlar? Nereye yetişiyorlar? Çapı belli bir yerkürenin içindeyiz, bir yerden bir yere çok daha hızlı gitmekle ne yapmış oluyoruz?

Hem bakın bu kadar çok aksiyon dünyayı aşırı ısıtıyor. Çünkü bütün hareketlerin özünde sürtünme var. Gazete okumuyor musunuz, arılar bile arazi olmaya başladı. Çok yakında ağzınıza bir parmak bal çalınmasını bile çok bekleyeceksiniz!

Trenler ortalıkta manyaklar gibi vızır vızır dolaşınca ne olacak? Dengesi olan son şeylerin de dengesi bozulacak!

Mesela?!

Dünyanın başını en hızlı sağdan sola-soldan sağa çeviren öküzü bile böyle bir trene bakmayı asla başaramayacak!

Tek meşgalesi trenlere çakıl taşı atmak olan taşralı çocuklar habire ıskalamaktan aşağılık kompleksi bağlayacak!

Şairlerin içinden tren geçen şiirleri aşırı hız münasebetiyle fotoğraflarda hep flu çıkacak!

Peruk takan mahcup vatandaşlarımız asla trenle seyahat etmek istemeyecek!

Atı alan Üsküdar''ı geçene kadar hızlı trene binen dünyanın etrafında iki tur yapacak!

Yegâne marifetleri trenin üstünde yumruklaşmak olan aksiyon kişileri tünel girişlerindeki duvarlara hatıra pulu gibi yapışakalacak!

Japon turistler, en cafcaflı fotoğraf makineleriyle bile bir daha asla “trenin önünde gülümseyen bir sürü neşeli kişi” hatırası çektiremeyecekler!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.