Sonucun ne olduğuna bakmadan en son yazacağımızdan başlayalım; iki takım arasındaki en belirgin fark, hız ve çabukluk. Süper ligde oynanan maçlarda bu durum belirgin olarak ortaya çıkmıyor ama Avrupa maçları gerçeğe ayna tutuyor. Fenerbahçe''nin, Az Alkmaar karşısındaki en büyük açmazı son derece yavaş oynaması ve ağır oyunculardan kurulu bir savunmaya sahip olmasıydı. Zico''nun savunmanın ortasında görevlendirdiği ikili Deniz ve Edu, sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen Aurelio''nun desteğinden yoksun kalınca tel tel döküldü. Fenerbahçe''nin yediği ilk gol bir Avrupa Kupası maçında yenilecek türden değildi. Bu tür bir gol ancak halı sahada atılabilirdi. Böyle bir golü yiyen takımın UEFA''da büyük hedefler peşinde olması inanılır bir söylem olamazdı.
Aslında Fenerbahçe''nin bu sezonun en istekli maçını oynadığını söyleyebiliriz. Oyuna tempolu başlayan Fenerbahçe, yediği o komik golden sonra sezonun en yüksek temposuna ulaştı. Sağda Mehmet Yozgatlı ve Ümit Özat, solda Tuncay ve Uğur''un bindirmelerine orta alandan Tümer''le destek geldi ve üst düzey tempo Fenerbahçe''ye arzuladığı golü getirdi.
Sarı-lacivertli takımda Aurelio''nun yerine görev yapan Tümer, defansif anlamda iyi görüntü vermedi ama ofansif olarak görevini yerine getirdi. Tümer''in attığı iki gol de birbirinden güzel ve beceri doluydu. Fenerbahçe''nin riskleri alıp, tempoyu yükselttiği ilk yarıda ki bölümde yani 15 dakika oynadığı üst düzey futbol, beraberinde yorgunluk getirdi. Bu sırada devre arası imdada yetişti ama 60. dakikadan sonra yorgunluk belirtileri, orta alanla savunma arasındaki bağlantının azalması ve konuk Alkmaar''ın o bölgeye top taşıyıp, ara paslarla savunma arasına oyuncu sokmasını sağladı. Böylece maçın seyri AZ Alkmaar lehine döndü ve art arda iki gol geldi. Bu dakikalarda Uğur Boral''ın da ne denli savunma zaafiyeti içinde olduğu net bir şekilde ortaya çıktı. Zico''nun Uğur-Olcan değişikliği doğru bir karardı. İşin ilginç yanı kulübeye bakıldığında fazla seçeneği yoktu.
Fenerbahçe''nin iki farkla geri düştüğü bölümde ateşleyicisi ilk yarıda olduğu gibi Tuncay''dı. Ben izlerken yoruldum, o ne kadar koşmak, o ne yürek ve candan mücadele etmek öyle. Keşke 10''da biri kadar Alex de koşsa, mücadele etseydi. Ancak, yaptığı açıklamalarla koşmayı bir aldatmaca gibi gösteren Alex''in sözlerinin Fenerbahçeliler tarafından kabul görmediği, o ıslıklanıp, Tuncay alkışlanırken ortaya kondu.
Beraberlik mağlubiyetten iyidir ama kendi evinde bir araba gol yiyen takımın avantajını kaybettiğini söylemeye bilmem gerek var mı? Şimdi iş iki takımın oynatamadığı ve ikinci maçta oynayabilecek futbolcularda. Kiminki iyi, o zaman belli olacak.
Başlıklar :

