İslâm’da devlet ve siyaset var mıdır?

Hayreddin Karaman
Hayreddin KaramanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 25/01/2026, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
İslâm’da devlet ve siyaset var mıdır?

Siyaset kavramı bugün, bazı metinlerde şöyle açıklanıyor:

“Birden fazla kişiyi etkileyen kararlar almak ve uygulamak siyasetin temelidir. Hükümet etme sanatı olarak da tanımlanır; kamu otoritesinin, genel kurallar çerçevesinde (özellikle kamu hukuku ve toplumsal değerler doğrultusunda) yönetimi sağlama sürecidir. Siyaset, yalnızca devletle ilgili değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın her alanında görülebilir.”

Kişinin Müslümanlığı, inanmak, bilmek ve yapmakla gerçekleşir. İslam’a iman eden, dini doğruca öğrenen Müslümanların fert, aile, cemiyet ve bütün insanlığa yönelik ilâhî emirlere uygun yaşaması (yapmak) farzdır. Bu farz, imkanlar çerçevesinde yerine getirilir, Allah Teâlâ kulunu, gücünün yetmediği bir şey ile yükümlü kılmaz, imkanlar daraldığında hikmete riayet edilerek genişletilir.

Laik sistemlerin ilkesi dini, devlet ve siyasetten ayırmaktır.

Vahiy ve din, İslam’ı diğer sosyal kurumlardan (ilim, siyaset ve ekonomiden) ayırma ve dinin bunlara müdahalesini önleme hüküm ve talimatını getirmemiştir. Tam aksine temel kaynaklarda, ferdi ve cemiyeti ilgilendiren hemen her şey hakkında ya doğrudan ya dolaylı olarak emir, tavsiye, bilgilendirme, yol gösterme… vardır.

Kur’an-ı Kerim ve Sünnet kaynakları ile asırlar boyu sahabe, tâbiûn ve diğer nesillerin icmaı ile sabittir ki, İslam’a göre düşünce, duygu ve düzen sahalarında insan kendi kendine yeterli değildir, onun bir ışığa ve irşada ihtiyacı vardır; bu ışık vahiydir, vahiy sayesinde insan diğer yeteneklerini fıtrat ve amaca uygun olarak kullana-bilecektir, rotasını hedeften saptırma-yacaktır, içtihat ve icma da bu çerçeve içinde gerçek-leşecektir. Kitap ve Sünnet -ki birincisi yalnızca Kur’an-ı Kerim’dir, ikincisi ise Hz. Peygamberin, âdet olmayan, dini tamamlayan sözleri ve uygulamalarıdır- ilmin kesin verileri ile çatışmaz, çelişmez; böyle bir görüntü varsa ya nakil sahih değildir ya anlama yanlıştır yahut da ilmin verisi kesin ve doğru değildir. Çözüm dini; sosyal hayattan, siyaset ve ekonomiden ayırmak, dinin bu sahalara müdahalesini önlemek değildir, çözüm çatışma görüntüsünü yukarıdaki şıklarda arayarak gidermektir; dinin irşadını ahkâm ve talimatını, akıl ve bilim ile ortak olan, bunların da yetkili oldukları sahada, aklı ve ilmi kullanıp test etmektir; aklın ve ilmin ulaşamadığı sahalarda ise doğruyu, faydalıyı, iyi ve adili bulmada dini yegâne rehber olarak kullanmaktır.

Dinin toplum içindeki fonksiyonunu yalnızca ahlak, tezkiye ve denetlemeye hasretmek İslam’a göre değildir. Ayrıca böyle bir anlayış Batılı manada laikliğe de gerçek manada İslam’a da ters düştüğü için kimseyi memnun etmeyecek, taraftar bulamayacaktır.

İslam’ın diğer inanç mensuplarına din ve vicdan düşünce ve beyan hürriyeti verdiği, kendi aralarındaki ve daha ziyade hususi hukuk alanına giren ihtilafları kendi din ve inançlarına göre çözme imkânı bahşettiği bilinen bir gerçektir. Ancak bu, Batılı manada bir çoğulculuk olarak yorumlanamaz. İslam’ın –varsa- çoğulculuğu yukarıdaki satırlarda açıklandığı manadadır. İslam Devletinde ve toplumunda üstün topluluk (hayırlı ümmet) Müslümanlardır, hak din İslam’dır, hedef zorlamadan dinleyenlerin Müslüman olmalarını (hidayete ermelerini) sağlamaktır, toplum ve eğitim düzeni; Müslüman çocuklarının dinden uzaklaşmalarını, başka din ve inançlara girmelerini sağlayacak şekilde değil, Müslümanların dinî hayatlarını koruyup geliştirecek ve başkalarını da -zorlamadan- İslam’a kazandıracak şekilde kurulacaktır. Bu amaç da -dine, ahlaka, hukuka, ekonomiye, siyasete…ait- düzenlerin/düzenlemelerin birbirinden, su geçirmez kaplar gibi ayrılmasına engeldir. Müslümanların başka bir hukuk sistemi seçme hakkı da yoktur.

Hasılı İslam dini ilme, ekonomiye, yönetime yön verir, bunları yönlendirir, iyiden, doğrudan, faydalıdan ve adaletten sapmalarını engeller, ancak bu fonksiyonu yerine getirirken teokrasiye, baskıya, istismara sebebiyet vermez; usulüne göre meşruiyet tanıma, serbest (mubah) saha, ehliyet, emanet, adâlet, maslahat, zaruret, ilahi vekalet, içtihat, icmâ ilke ve usulleriyle dengeyi sağlar tıkanmayı önler.

Bu bilgileri, lüzum gördükçe tekrar etmekten geri durmayacağım.

Uygulamadaki önemli yanlışlara ve tehlikeli davranışlara da bir başka yazımda yer vereceğim, inşallah.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026