Ahlâk mı dediniz Kemal Bey!

04:0324/06/2023, Cumartesi
G: 24/06/2023, Cumartesi
Hüseyin Likoğlu

Fetullahçı polisler, savcılar, hâkimler, bilişimciler, hâsılı devletin kılcal damarlarına sızmış tüm örgüt mensupları, 2008 yılında CHP’de genel başkan değişimi için seferber edilmiş. Fetullahçı polis şefleri, Deniz Baykal’ın yakınında olanların telefonlarını dinlemek için sahte isimli fezlekeler hazırlıyor. FETÖ’nün savcıları izin veriyor, mahkemeleri onaylıyor, TİB kayda geçiriyor. İki yılın sonunda elde edilen bilgiler neticesinde, Baykal’ın ne zaman nereye gittiği, kiminle buluştuğu… her şey

Fetullahçı polisler, savcılar, hâkimler, bilişimciler, hâsılı devletin kılcal damarlarına sızmış tüm örgüt mensupları, 2008 yılında CHP’de genel başkan değişimi için seferber edilmiş. Fetullahçı polis şefleri, Deniz Baykal’ın yakınında olanların telefonlarını dinlemek için sahte isimli fezlekeler hazırlıyor. FETÖ’nün savcıları izin veriyor, mahkemeleri onaylıyor, TİB kayda geçiriyor.

İki yılın sonunda elde edilen bilgiler neticesinde, Baykal’ın ne zaman nereye gittiği, kiminle buluştuğu… her şey tespit ediliyor. Ardından FETÖ’nün bilişimcileri harekete geçiyor. Kameralar yerleştiriliyor, teknik takipler, dinlemeler yapılıyor.

Elde edilen veriler montajlanıyor, kurgulanıyor ve Fetullahçı gazetecilere teslim ediliyor. Başını Cevheri Güven adlı FETÖ’cü gazetecinin çektiği ekip tarafından, söz konusu görüntülerin servis edilmesi için ilgili mecralar aranıyor. İlk teklif ettikleri bir internet medyası yayınlamayı kabul etmeyince kullanışlı bir başka gazeteciye teklif ediyorlar ve Baykal’ın genel başkanlıktan indirilmesi için düğmeye basıyorlar.

Deniz Baykal’ın istifasıyla FETÖ amacına ulaşıyor. Sıra yerine kimin geçeceği konusuna geliyor. Kimse böyle bir durumdan sonra CHP Genel Başkanlığı görevine talip olmak istemiyordu. Deniz Baykal’ı evinde ziyaret edenler “Zinhar aday değiliz” diyordu. Ancak aralarından bir şahıs, 24 saat geçmeden adaylığını ilan etti ve kongrede genel başkan seçildi.

FETÖ, CHP’deki başarılı dizayn çalışmasının ardından, asıl hedefine doğru hızla ilerleme kararı aldı. Önce 7 Şubat MİT krizi, ardından sol görünümlü Gezi kalkışması ve nihayet FETÖ’nün yüzünün göründüğü 17-25 Aralık kumpası... Bütün bu olaylarda Yeni CHP, FETÖ’nün tam destekçisi oldu. Fetullahçı Terör Örgütü’nün şantaj-montaj kasetleri CHP’nin grup toplantı salonlarında sinema filmi gibi izlettiriliyordu.

FETÖ İLE ‘YENİ CHP’ ARASINDA AL GÜLÜM, VER GÜLÜM DEVAM EDİYOR

FETÖ böylesine büyük bir siyasi desteğe rağmen amacına ulaşamadı. Tek çıkış yolu kalmıştı. Yıllardır en mahrem şekilde sızdığı TSK’daki varlıklarını harekete geçirmek durumunda kaldılar. Ve 15 Temmuz’da darbe ve ihanet girişimine kalkıştılar. Millet darbeyi bastırınca durumu kurtarmak yine ‘Yeni CHP’ye kamıştı. “Kontrollü darbe” denilerek, FETÖ’yü kurtarma çalışması başladı.

FETÖ ile ‘Yeni CHP’ arasında al gülüm, ver gülüm devam ederken, geldi Türkiye’nin en önemli seçim dönemi. 10 yıllık yıkımdan sonra bütün umutlarını bu seçime bağladı Fetullahçılar. Bütün güçleriyle seçime abandılar. 2010 yılında genel başkan yaptıkları şahsı cumhurbaşkanı yapmak için, bu kez engel gördükleri Muharrem İnce’yi hedef aldılar.

Aynen Baykal’a yaptıkları gibi bel altı saldırdılar İnce’ye... Aynı gazeteci Cevheri Güven eliyle servis ettirdikleri görüntüler üzerinden İnce’nin, seçime saatler kala çekilmesini sağladılar.

Evet, bu olayın kahramanı Kemal Kılıçdaroğlu, 5 gündür Yeni Şafak’a saldırıyor. Adeta seçimi Yeni Şafak yüzünden kaybettiğini söylüyor. Yeni Şafak sosyal medya platformlarına 3 milyonluk reklam vermiş ve bu yüzden seçimi kazanamamış.

Bu iddiayı önce partisinin grup toplantısında dile getirdi Kemal Bey. Anlayacağını umduğumuz bir dille cevap verdik. “3 değil 5 milyon harcadık” dedik. Maalesef Sayın Kılıçdaroğlu meseleyi anlamamış olmalı ki, önceki akşam Tele1 adlı TV kanalında aynı iddiaları tekrarladı. Üstelik ahlak dersi vermeye kalkışarak.

Kemal Bey!

Danışmanlarınızı kovduğunuz için ne dediğinizin farkında olmayabilirsiniz. Yeni danışacak kimseniz var mı bilmiyoruz. Ama Yeni Şafak’ın sosyal medya platformlarına verdiği reklamlarla ilgili meseleyi, bilen birine danışın lütfen. Birincisi seçimle ilgisi yok, ikincisi dijitalleşmeye verdiğimiz önemden dolayı bu konuda yaklaşık 10 yıldır reklamlar veriyoruz.

FETÖ’YLE CANLA BAŞLA MÜCADELE ETTİĞİMİZ DOĞRUDUR

Bir medya kuruluşu olarak, içeriklerimizin daha fazla kişi tarafından izlenmesi ve okunması için gereken her meşru işi yapıyoruz. Zira haberciliğin veya yayıncılığın temel esası reyting, tiraj, daha fazla okunmak ve daha fazla kişiye ulaşmaktır.

Madem basit bir yöntemle Facebook veya META’ya verdiğimiz reklamlara ulaştınız. Size zahmet bir göz atın; hangi içeriklerimizin daha fazla kişiye ulaşması için reklam vermişiz ve lütfen söyleyin o içeriklerimizin hangisi kara propaganda. Ayrıca içeriklerimizde hakaret, yalan, iftira varsa buyurun yargıya başvurun. İçeriklerimizin daha fazla kişiye ulaşmasına hangi anlayışla karşı çıkıyorsunuz?

Bu arada aramızda kalsın 3 milyon lira, bir gazetesi, bir televizyonu, bir yayınevi, çok güçlü dijital mecraları ve 10’dan fazla dergisi olan bir medya kuruluşu için çok büyük bir rakam değil. Hesap işlerinden anlayan bir danışmanınız varsa sorabilirsiniz.

Tamam zordasınız, yenilginin faturasını birilerine kesmek istiyorsunuz; sizi çok iyi anlıyoruz. Ama biraz daha duyarlı olmanızda fayda var. Seçimi kaybetmenizin sebebi biz miyiz bilmiyorum, ama sizin iktidar olmanız için canla başla mücadele eden FETÖ ile canla başla mücadele ettiğimizi hiç mütevazı davranmadan söyleyebilirim. FETÖ’nün hiçbir kumpasının ve projesinin amacına ulaşmaması için kararlı duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz.

#CHP
#Kemal Kılıçdaroğlu
#FETÖ
#Tele1