Yazarlar Kebanı bağlasanız aydınlanmaz

Keban’ı bağlasanız aydınlanmaz

Hüseyin Likoğlu
Hüseyin Likoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Dünya, Rusya-Ukrayna savaşının derin endişesini yaşıyor. Bir yandan nükleer korku, bir yandan 3. Dünya Savaşı endişesi; bir yandan enerji krizi, bir yandan gıda güvenliği arzı tehdidi. Savaşın seyrinin nasıl ilerleyeceği, ateşkes ve barışın olup olmayacağı kaygıları her geçen gün artan bir dönem yaşıyoruz.

ABD, İngiltere ve Kanada,savaşın bitmemesi için provokatif tahriklerini sürdürürken, Avrupa çaresiz bekleyiş içinde. Dünyanın yaşadığı bu büyük belirsizliğin tam ortasında bütün gözler Türkiye’de.

NATO üyesi Türkiye, ateşkes ve barışı konuşturan tek ülke konumunda. Antalya ve İstanbul’da kurulan diyalog masası Buça’dan gelen vahşet görüntülerinin gölgesinde kalmasına rağmen, hâlâ ateşkes ve barış umudunu diri tutan tek ülke Türkiye.

Türkiye bir yandan dünya barışına büyük katkı sunarken, diğer yandan kendi iç barışına karşı 40 yıldır saldıran terör örgütü ile mücadele ediyor. Son olarak, Pençe-Kilit operasyonu ile PKK’nın kalbi durumundaki Zap’a büyük operasyon başlattı.

Uzmanların değerlendirmelerine göre, Pençe-Kilit operasyonu diğer operasyonlar gibi başarıyla neticelenirse, PKK sınırlarımızdan tamamen izole olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle terör örgütü can çekişiyor.

‘ELEKTRİK KESME’ PRODÜKSİYONU

Pençe-Kilit, sınırlarımızın ötesinde yapılan bir operasyon olduğu için, hem HDP ile kurduğu ilişkiden dolayı hem de sınır ötesi tezkereye ‘Hayır’ dediği için CHP’nin nasıl tavır alacağı merak konusu oldu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, operasyonun üzerinden 20 saat geçtikten sonra sosyal medya üzerinden “Mehmetçiğin ayağına taş değmesin” mesajı paylaştı.

Kılıçdaroğlu’na cevap, yarım saat sonra HDP sözcüsü Ebru Günay’dan geldi. Günay, Kılıçdaroğlu’nun “Mehmetçiğin ayağına taş değmesin” temennisine “Muhalefet liderinin verdiği tepkiye bakar mısınız?” ifadesiyle karşı çıktı.

Bu tartışmalar yaşanırken, terör örgütü elebaşlarının, “Şehirlerde eylem yapın!” çağrıları üzerine Bursa’da gerçekleştirilen bombalı saldırıda bir ceza infaz koruma görevlimiz şehit oldu. Bir gün sonra da İstanbul’da TÜGVA’nın şubesine yine bombalı saldırı düzenlendi.

Bütün bunlar yaşanırken sessizliğini bozan Kemal Kılıçdaroğlu, kameralar karşısına geçerek, eşi Selvi Hanım’ın kendini aradığını ve elektriğinin kesildiğini bildirdiğini söyledi. Ardından CHP’nin resmi hesabı üzerinden bir elektrik kesme filmi yayınlandı.

Yeşilçam’ı geçtim… Hollywood yönetmenlerine taş çıkartır bir kurgu ile elektrik kesim anı kameraya alınmış. Elektriği kesmeye gelen ekip binaya girerken, sayaç başında çalışırken, büyük bir ustalık ve profesyonellikle çekilmiş. İtina ile izleyicinin beğenisine sunulmuş.

Ardından hava kararınca bir film de Kılıçdaroğlu çevirmiş evinde. Ben çocukluğumun bir kısmını gaz lambası ile geçirdim. Bir de ispirtolu lüküsümüz vardı, çok nadir yakıyorduk. Kemal Bey, elektrikleri kesildiği için ispirtolu değil, tüp lüküsü yakarak geçti kameraların karşısına.

HEM HER TÜRLÜ SANTRALE KARŞI ÇIK HEM DE UCUZ ELEKTRİK İSTE!

Sonra ne mi oldu… Yukarıda bahsettiğim gündem gitti, Kılıçdaroğlu ve CHP’nin lüküsü gündem oldu. Benim de bu yazıda yaptığım gibi birçok kişi CHP’nin lüküs tiyatrosunun peşine takılıp gitti, gidiyor.

Kemal Bey’in elektriği niye kesilmiş… Elektrik zamlarını protesto edeceğim diye faturasını üç aydır ödemediği için dağıtım şirketi EnerjiSa yasa gereği Kılıçdaroğlu’nun elektriğini kesmiş. Tesadüf mü, denk mi geldi bilmiyoruz. Tam böyle bir gündemde bu kesinti kameralar eşliğinde gerçekleşti.

Peki, elektriği pahalı bulanlar, Türkiye’deki elektrik yatırımları karşısında ne yaptılar.

Güneş enerjisi için milyar dolarlık yatırım yapanlara ‘çete’ diyorlar, çift eğrilikli beton kemer kategorisinde dünyanın en yüksek üçüncü, genel kategoride dünyanın en yüksek yedinci barajı Yusufeli Barajı’nı yapan yatırımcıya ‘çete’ diyorlar. HES’lere karşı çıkıyor, termik santrallere ‘Hayır’ diyor, nükleer elektrik santraline karşı çıkıyor, zeytinlik bahanesiyle rüzgâr türbinlerine itiraz ediyorlar. Ama ucuz elektrik istiyorlar.

Bu karanlık zihniyete Keban Barajı’nın elektriğini bağlasanız aydınlatamazsınız. Dolayısıyla gerçek gündemimizle meşgul olup aydınlık yarınlar için çalışmaya devam etmeliyiz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.